İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38498 GEÇ CEVAPLANDI · 165 GÜN

Sanayi, madencilik ve enerji üretimi kaynaklı su kullanımına ilişkin

Kaynak göster

Perihan Koca Doğan (DEM Parti), 5 Ocak 2026 tarihinde 7/38498 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 165 gün sonra, 19 Haziran 2026).

Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “Sanayi, madencilik ve enerji üretimi kaynaklı su kullanımına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38498, 5 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38498-sanayi-madencilik-ve-enerji-uretimi-kaynakli-su-kullanimina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6d317156-c527-4fa2-ae35-019b984ef15c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 165 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü" nün 96'ncı maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Perihan KOCA Mersin Milletvekili

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2024 yılı Su ve Atıksu İstatistikleri, Türkiye'de sanayi, madencilik ve enerji üretimi kaynaklı su kullanımının ve atıksu deşarjlarının ciddi biçimde arttığını ortaya koymaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Verilere göre; belediyeler, imalat sanayi işyerleri, termik santraller, organize sanayi bölgeleri (OSB), maden işletmeleri ve köyler tarafından su kaynaklarından çekilen toplam su miktarı 2022 yılında 19,2 milyar metreküp iken, 2024 yılında 20,3 milyar metreküpe yükselmiştir. Bu artış, sanayi ve madenler tarafından kullanılan su miktarının iki yıl içinde yaklaşık yüzde 5 oranında arttığını göstermektedir.

Aynı istatistiklerde, 2024 yılında doğrudan alıcı ortamlara deşarj edilen toplam atıksu miktarının 17,2 milyar metreküp olduğu, bu miktarın yüzde 50,2'sinin (yaklaşık 8,5 milyar metreküp) termik santraller tarafından deşarj edildiği belirtilmektedir. Bu durum, özellikle su havzaları, tarım alanları ve ekosistemler açısından ciddi bir ekolojik tehdit oluşturmaktadır. Mersin'de kişi başına deşarj edilen su miktarının, çekilen su miktarından fazla olması dikkat çekici ve açıklanması gereken bir çelişki olarak ortadadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2022-2024 yılları arasında sanayi, maden işletmeleri ve termik santraller tarafından çekilen su miktarındaki artışın gerekçeleri nelerdir? Bu artışı sınırlamaya yönelik bakanlığınızca alınmış veya planlanan önlemler var mıdır?

  2. 2024 yılında termik santraller tarafından alıcı ortamlara deşarj edilen yaklaşık 8,5 milyar metreküp atık suyun ne kadarı arıtılmıştır? Bu santrallerin kaçı biyolojik veya kimyasal arıtma sistemlerine sahiptir?

  3. Termik santrallerin atıksu deşarjlarının su havzaları, tarım alanları ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bakanlığınız tarafindan yapılmış bilimsel etki analizleri veya raporlar mevcut mudur? Mevcut ise kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  4. Mersin ilinde kişi başına deşarj edilen su miktarının, çekilen su miktarından fazla olmasının nedenleri nelerdir? Bu durumun sanayi, OSB veya enerji tesisleri kaynaklı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır?

  5. Mersin ilinde sanayi ve enerji üretimi kaynaklı aşırı su kullanımı devam ederken, iklim krizi ve kuraklık gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bakanlığınızın kamu yararını esas alan su koruma ve yönetim planı bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI

SORULAR

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2024 yılı Su ve Atıksu İstatistikleri, Türkiye'de sanayi, madencilik ve enerji üretimi kaynaklı su kullanımının ve atıksu deşarjlarının ciddi biçimde arttığını ortaya koymaktadır.

Verilere göre; belediyeler, imalat sanayi işyerleri, termik santraller, organize sanayi bölgeleri (OSB), maden işletmeleri ve köyler tarafından su kaynaklarından çekilen toplam su miktarı 2022 yılında 19,2 milyar metreküp iken, 2024 yılında 20,3 milyar metreküpe yükselmiştir. Bu artış, sanayi ve madenler tarafından kullanılan su miktarının iki yıl içinde yaklaşık yüzde 5 oranında arttığını göstermektedir.

Aynı istatistiklerde, 2024 yılında doğrudan alıcı ortamlara deşarj edilen toplam atıksu miktarının 17,2 milyar metreküp olduğu, bu miktarın yüzde 50,2'sinin (yaklaşık 8,5 milyar metreküp) termik santraller tarafından deşarj edildiği belirtilmektedir. Bu durum, özellikle su havzaları, tarım alanları ve ekosistemler açısından ciddi bir ekolojik tehdit oluşturmaktadır. Mersin'de kişi başına deşarj edilen su miktarının, çekilen su miktarından fazla olması dikkat çekici ve açıklanması gereken bir çelişki olarak ortadadır. Bu bağlamda;

1) 2022-2024 yılları arasında sanayi, maden işletmeleri ve termik santraller tarafından çekilen su miktarındaki artışın gerekçeleri nelerdir? Bu artışı sınırlamaya yönelik bakanlığınızca alınmış veya planlanan önlemler var mıdır?

2) 2024 yılında termik santraller tarafından alıcı ortamlara deşarj edilen yaklaşık 8,5 milyar metreküp atık suyun ne kadarı arıtılmıştır? Bu santrallerin kaçı biyolojik veya kimyasal arıtma sistemlerine sahiptir?

3) Termik santrallerin atıksu deşarjlarının su havzaları, tarım alanları ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bakanlığınız tarafından yapılmış bilimsel etki analizleri veya raporlar mevcut mudur? Mevcut ise kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

4) Mersin ilinde kişi başına deşarj edilen su miktarının, çekilen su miktarından fazla olmasının nedenleri nelerdir? Bu durumun sanayi, OSB veya enerji tesisleri kaynaklı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır?

5) Mersin ilinde sanayi ve enerji üretimi kaynaklı aşırı su kullanımı devam ederken, iklim krizi ve kuraklık gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bakanlığınızın kamu yararını esas alan su koruma ve yönetim planı bulunmakta mıdır?

CEVAPLAR

1. Enerji sektörü, özellikle termik santrallerdeki soğutma sistemleri nedeniyle yüksek su tüketen sektörlerden biridir. Benzer şekilde madencilik faaliyetlerinde cevher zenginleştirme, flotasyon, liç, susuzlandırma ve toz bastırma gibi süreçler önemli miktarda proses suyu gerektirir. Son yıllarda sanayi üretimi ve enerji talebindeki artış, endüstriyel su kullanımını artırırken; iklim değişikliğine bağlı olarak su kaynaklarının azalması sürdürülebilir su yönetimini zorunlu kılmaktadır.

Bu çerçevede, Bakanlığımızın atıksu yönetimindeki temel politikası; atıksu oluşumunu azaltan, su tasarrufu sağlayan ve oluşan atıksuyun geri kazanılarak yeniden kullanımını teşvik eden temiz üretim yaklaşımının benimsenmesi ve arıtılmış atıksuların döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda alternatif su kaynağı olarak değerlendirilmesidir.

2022 yılında yapılan düzenleme ile Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde, kentsel atıksu arıtma tesislerinde arıtılan toplam atıksuyun en az "o10'unun yeniden kullanılması zorunlu hale getirilmiş; büyükşehir belediyelerine 2 yıl, diğer belediyelere ise 3 yıl uyum süresi tanınmıştır. Aynı dönemde Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği güncellenerek arıtılmış atıksuların tarımsal, endüstriyel ve çevresel alanlarda kullanımına ilişkin teknik esaslar belirlenmiştir.

Ayrıca, 1 Aralık 2025'te yürürlüğe giren Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği ile tesislere En İyi Mevcut Teknikleri uygulama yükümlülüğü getirilmiş; proses suyu tüketiminin azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve kapalı devre soğutma sistemlerinin kurulması teşvik edilmiştir.

2. Termik santrallerde oluşan atıksular; soğutma suyu, kazan blöf suyu, kül taşıma suyu ve evsel nitelikli atıksular gibi farklı kategorilerden oluşmaktadır. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği uyarınca, alıcı ortama atıksu deşarj eden termik santrallerin tamamı çevre iznine tabi olup, Yönetmelik çerçevesinde belirlenen deşarj kriterlerine uygun olarak alıcı ortama deşarj etmekle yükümlüdürler. Söz konusu deşarj kriterlerini sağlamaları için genel olarak, proses atıksuları için kimyasal ve/veya fiziksel arıtma sistemleri, evsel nitelikli atıksular için biyolojik arıtma tesisleri tesis edilmektedir. Sıcaklık kontrolü gerektiren soğutma suları ise mevzuatta belirlenen termal deşarj kriterlerine uygun olarak alıcı ortama verilmektedir. Tesisler sürekli izleme sistemleri ve periyodik analizlerle denetlenmektedir.

Atıksu ile alakalı olarak resmi veri yayımlayıcısı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) olup Termik Santrallerle ilgili veriler TÜİK tarafından temin edilmektedir.

3,4,5) Bakanlık olarak, endüstriyel faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmak, suyun verimli kullanımını sağlamak ve alıcı ortamları korumak amacıyla su kaynaklarının iyileştirilmesine yönelik bütüncül ve sektörel bir yaklaşım benimsenmektedir.

Bu kapsamda; sanayi sektörleri ve Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksuların miktar ve özelliklerinin belirlenmesi, sektöre özgü kirletici profillerinin ortaya konulması, çevresel koşullara uygun deşarj kriterlerinin geliştirilmesi ile atıksuların arıtılabilirlik ve yeniden kullanım potansiyelinin değerlendirilmesi temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Bakanlığımız tarafından yürütülen projelerle; sanayi sektörlerinin su kullanımı ve atıksu üretimlerinin analiz edilmesi, sektöre özgü standartların geliştirilmesi, OSB'lerde arıtılmış atıksuların yeniden kullanım ve su simbiyozu olanaklarının araştırılması, su kıtlığı riski bulunan bölgelerde pilot uygulamalar ve fizibilite çalışmalarının yapılması ile sürdürülebilir atıksu yönetim modellerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu çalışmalarla su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması, arıtılmış atıksuların güvenli ve verimli şekilde yeniden kullanılması ve sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Atıksuların alternatif bir su kaynağı olduğu yaklaşımı ile 2002 yılında gündemde olmayan 2018 yılında yalnızca 91,2 olan arıtılmış atıksuların yeniden kullanım oranı halihazırda ?06,94'e ulaşmıştır.

Arıtılmış atıksuların farklı alanlarda tekrar kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla 12. Kalkınma Planında ve Bakanlığımız Stratejik Planında 2028 yılı için "ol1, 2030 yılı için ise 015 olarak belirlenmiş ve Bakanlığımızca çalışmalar bu çerçevede yürütülmektedir.

Bakanlığımızca atıksu arıtma tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin 9050'si 2011 yılından beri karşılanmış olup, 2025 yılında 1,565 Milyar TL olmak üzere bu kapsamda 2011 yılından günümüze güncel değerlerle 15 Milyar TL ödeme işlemi yapılmıştır.

Ayrıca arıtılmış atıksuyun yeniden kullanım oranının artırılması amacıyla arıtılmış atıksuyun yeniden kullanım oranına göre enerji teşviki "o 100'e kadar artırımlı olarak ödenebilecektir.

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (SKKY) Geçici 10'uncu madde kapsamında belediyelere, arıtılmış atıksuyun yeniden kullanımına yönelik fizibilite raporları hazırlama yükümlülüğü getirmiştir. Söz konusu raporlar yalnızca teorik potansiyeli değil; teknik uygunluk (arıtma kalitesi, ileri arıtma ihtiyacı), ekonomik fizibilite (iletim ve altyapı maliyetleri), mevsimsel sulama talebi, çevresel etkiler ve sağlık riskleri gibi parametreleri de içermekte olup, yeniden kullanımın uygulanabilirliğinin değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır. Mersin Büyükşehir Belediyesince ilk olarak 2024 yılı Ocak ayında hazırlanan fizibilite etüdü Bakanlığımızca yeterli olgunlukta görülmediğinden eksikliklerin tamamlanması ilgili idareden üç kez talep edilmiş ancak soru önergesinin cevap tarihi itibariyle eksiklikler tamamlanıp iletilmemiştir.

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir