İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38598 GEÇ CEVAPLANDI · 199 GÜN

2013 yılında Artvin'de gerçekleşen zihinsel engelli bir çocuğun cinsel istismarı olayı hakkında yürütülen yargılama sürecine ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 26 Aralık 2025 tarihinde 7/38598 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 199 gün sonra, 13 Temmuz 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “2013 yılında Artvin'de gerçekleşen zihinsel engelli bir çocuğun cinsel istismarı olayı hakkında yürütülen yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38598, 26 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38598-2013-yilinda-artvin-de-gerceklesen-zihinsel-engelli-bir-cocugun-cinsel-istismari-olayi-hak (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/476ebbc7-0d1d-4e59-a3d8-019b6e676360

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 199 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Muş Mifetvekili

Artvin'de 2013 yılında, çocuk yaşta ve orta düzeyde zihinsel engelli olduğu Adli Tıp Kurumu raporlarıyla açık biçimde tespit edilen bir kız çocuğunun birden fazla erkek tarafından sistematik biçimde cinsel istismara uğramasıyla ilgili davada verilen mahkumiyet kararlarının, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından mağdurun yıllar sonra evlenmiş olması gerekçe gösterilerek bozulması; çocukların ve zihinsel engelli bireylerin cinsel dokunulmazlığının korunmasına ilişkin kamusal sorumluluklar bakımından son derece kaygı verici bir tablo ortaya çıkarmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu raporlarında, mağdurun orta düzeyde zihinsel engelli olduğu, fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak durumda bulunduğu ve bu durumun hekim olmayanlarca dahi fark edilebileceği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca mağdurun ruh sağlığının cinsel istismar nedeniyle bozulduğu da raporlarla sabittir. Buna rağmen mağdurun olaydan yıllar sonra evlenmiş olması, geriye dönük biçimde bir "rıza" göstergesi olarak değerlendirilmiş; bu değerlendirme üzerinden ağır bir cinsel şiddet suçu niteliği değiştirilerek failler lehine sonuç doğuracak bir yorum benimsenmiştir.

Bu yaklaşım, cinsel şiddeti failin eylemi üzerinden değil, mağdurun sonraki yaşamı üzerinden okumakta; çocuğun ve zihinsel engelli bireyin korunması gereken kırılgan konumunu görünmez kılmaktadır. Çocuklara ve zihinsel engelli bireylere yönelik cinsel şiddet suçlarında rızanın evlilikle yeniden yazıldığı bir yargı pratiği, adalet duygusunu zedelediği gibi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları bakımından da ağır sonuçlar doğurmaktadır. Evlilik kurumunun, geçmişte işlenen ağır cinsel suçları hafifleten ya da meşrulaştıran bir unsur gibi değerlendirilmesi; cezasızlık riskini büyütmekte, mağdurların adalete erişimini fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Anayasa'nın 4'inci maddesi uyarınca çocuğun korunmasından, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında çocukların ve engelli bireylerin her türlü istismar ve şiddete karşı korunmasından birincil derecede sorumludur. Bu sorumluluk yalnızca sosyal hizmet sunumuyla sınırlı olmayıp; çocukların üstün yararını zedeleyen, engelli bireylerin rızasını geçersiz kılan ve cinsel şiddeti normalleştiren yargısal yaklaşımlara karşı açık, ilkesel ve koruyucu bir tutum almayı da kapsamaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Çocuk yaşta ve zihinsel engelli olduğu raporlarla sabit olan bir cinsel istismar mağdurunun, olaydan yıllar sonra evlenmiş olmasının "rıza" göstergesi olarak değerlendirilmesi Bakanlığınızın çocukların üstün yararı ve engelli haklarına ilişkin koruyucu yaklaşımıyla bağdaşmakta mıdır?

  2. Çocuklara ve zihinsel engelli bireylere yönelik cinsel şiddet suçlarında, evlilik olgusunun cezayı hafifleten veya suçu dönüştüren bir unsur olarak kullanılmasının, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından ciddi bir geriye gidiş yarattığı değerlendirilmekte midir?

  3. Söz konusu kararın, çocuklara ve zihinsel engelli bireylere yönelik cinsel şiddet vakalarında failler açısından cezasızlık algısını güçlendireceği yönündeki kaygılar Bakanlığınızca paylaşılmakta mıdır?

  4. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuklara ve zihinsel engelli bireylere yönelik cinsel suç davalarında mağdurun sonraki yaşam tercihlerinin değil, fiilin işlendiği andaki koşulların esas alınması gerektiğine dair yargı mercilerine iletilmiş ilkesel bir görüş, politika belgesi veya kurumsal tutum geliştirmiş midir?

  5. Evlilik kurumunun, cinsel şiddeti görünmez kılan veya meşrulaştıran bir biçimde yargı kararlarına konu edilmesinin önlenmesi amacıyla Bakanlığınızca yürütülen ya da planlanan herhangi bir yasal, idari veya farkındalık çalışması bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :15.01.2026 tarihli ve 1778190 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/38598 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7738598 Cevap Metni (3 Sayfa)

Çocuk Gelişimcisi Telefon No:(312) 705 58 09 g

Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI'ya Ait 7/38598 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, taciz, şiddet vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir.

Bu çerçevede, Bakanlığımıza intikal eden çocuğun ihmali ve istismarı ile ilgili herhangi bir bilgi veya ihbarda anında harekete geçilerek çocuklar ve aileleri hakkında gerekli sosyal inceleme yapılmakta ve uygun sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmaktadır. Çocukları istismar eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmakta ve Bakanlığımızca olay yakından takip edilerek davalara müdahil olunmaktadır.

Bununla birlikte, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde devam etmektedir.

2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin iradenin en üst düzeyde ortaya konduğunun göstergelerinden biri olarak mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin 2025 yılı sonunda sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir. V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddeti çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.

Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup; Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım alanları dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya alanları yatay eksenlerinden oluşturmaktadır.

Şiddet mağdurlarının korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 6284 sayılı Kanunun etkin olarak uygulanması için gerekli kurumsal mekanizmalar tesis edilmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla kurulan ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler kesintisiz bir şekilde herhangi bir ayrım gözetilmeksizin sürdürülmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Şiddet uygulayanlara yönelik olarak da şiddet davranışını değiştirmeye yönelik programlara katılıma, sağlık muayenesi ve tedavisine ve meslek edindirmeye yönlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla 440 Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuş olup ŞÖNİM ile koordinasyon içerisinde hizmet sunmaktadır.

Öte yandan, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "İhtisaslaşmış Kadın Konukevleri Hizmet Modelinin Geliştirilmesi" ve "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikalarıyla detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Öte yandan, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un "Harçlar ve masraflardan, vergilerden muafiyet ve davaya katılma" başlıklı 20. maddesinin 2. fıkrasında; "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezat, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmüne istinaden Bakanlığımız açılmış olan davalara katılmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliğinde Bakanlığımızca; iddianame düzenlenmiş ve kamu davası açılmış se davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin kamu davası Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz kararı üzerine dosya Yargıtay 9. Ceza Dairesince incelenmiş olup anılan Dairesince verilen karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. Genel Kurul'un ilamıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararı bazı sanıklar yönünden bozulmasına karar verilmesi nedeniyle dosya Artvin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilerek 2025/610 esasına kaydedilmiştir. Mahkeme süreci Bakanlığımız avukatlarınca takip edilmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer Bakanlıkların görev ve yetki alanına girdiğinden Bakanlığımızca değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir