Hakkari'de yaşanan hava kirliliği sorununa ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 13 Ocak 2026 tarihinde 7/38991 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 157 gün sonra, 19 Haziran 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de yaşanan hava kirliliği sorununa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38991, 13 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38991-hakkari-de-yasanan-hava-kirliligi-sorununa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a83964d8-0c3a-43c4-8a4f-019bbb90295b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 157 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. g | |
Öznur Bartin
Türkiye?de hava kirliliğinin ulaştığı boyutun artık bölgesel ya da dönemsel bir sorun olmaktan çıkıp ülke genelinde süreklilik arz eden, yapısal ve çok boyutlu bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Rapora göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye?de hiçbir il, Dünya
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) PM2.5 için belirlediği yıllık ortalama 5 ug/m? temiz hava kılavuz değerini karşılayamamıştır. Bu durum, Anayasa'nın 56'ncı maddesinde güvence altına alınan İ sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının fiilen ihlal edildiğini göstermektedir.
Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) yayımladığı Kara Rapor 2024 ve Kara Rapor 2025,
Kara Rapor 2025 verilerine göre, PM2,5 kirliliği 2024 yılında 62 bin 644 erken ölümle ilişkilendirilmiştir. Bu sayı, 30 yaş üzeri tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 13'üne karşılık gelmektedir. Bilimsel modellemeler, PM2,5 düzeylerinin DSÖ kılavuz değerlerine çekilmesi halinde yılda 60 binin üzerinde ölümün önlenebileceğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, hava kirliliğinin kaçınılmaz değil; önlenebilir, dolayısıyla kamusal sorumluluk alanında yer alan bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir.
Kara Rapor 2024'te, PM2,5 düzeylerinin en yüksek olduğu ve hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin en ağır hissedildiği iller arasında Hakkâri ilk sırada yer almıştır. Bu sıralama, ölüm sayısının mutlak büyüklüğünden ziyade, hava kirliliğine bağlı oransal sağlık | etkileri ve risk yoğunluğu temelinde yapılmıştır. Nitekim rapora göre Hakkari'de 2024 yılında hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle 230 kişi yaşamını yitirmiş, PM2,5 düzeylerinin DSÖ i sınırının altına düşürülebilmesi halinde bu ölümlerin yaklaşık yüzde 41'inin önlenebileceği hesaplanmıştır.
Hakkari'nin bu riskli konumu; sanayileşme ve nüfus yoğunluğu ile açıklanamayacak ölçüde, enerji politikaları, yakıt tercihleri, çevresel denetim eksiklikleri ve bölgesel altyapı eşitsizlikleriyle doğrudan ilişkilidir. Dağları, yüksek rakımı ve doğa varlıklarıyla bilinen Hakkâri; uzun ve sert kış koşulları nedeniyle aylarca süren kömür kullanımı, yüksek kükürtlü ve düşük kaliteli yakıtların yaygınlığı, ilçe düzeyinde doğal gaz altyapısının yetersizliği, madencilik, petrol arama ve taş ocağı faaliyetleri ile doğal alan tahribatı, hava kirliliğini kronik hale getirmektedir. Kent merkezinde doğal gaz kullanımının başlaması ve Yüksekova'da sınırlı altyapının devreye alınması, hava kirliliğini kısmen azaltma potansiyeli taşımakla birlikte; ilçelerin büyük bölümünde kömür kullanımının sürmesi nedeniyle hava kirliliğine bağlı hastalık yükünün önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülmektedir. Nitekim Hakkari'de akciğer kanseri, KOAH, solunum yetmezliği ve kalp-damar hastalıklarının yaygınlığına ilişkin sağlık meslek örgütlerinin tespitleri bu durumu doğrulamaktadır.
PMZ2,5; çapı 2,5 mikrometreden küçük, solunum yoluyla akciğerlerin derin dokularına ve kan dolaşımına kadar ulaşabilen partikül maddeleri ifade etmekte olup; kömür ve odun yakımı, egzoz gazları, sanayi faaliyetleri, termik santraller ve orman yangınları başlıca kaynaklar arasında yer almaktadır. Uzun süreli PM2,5 maruziyetinin; KOAH, iskemik kalp hastalığı, inme, akciğer kanseri ve diyabetin yanı sıra demans riskini artırdığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.
Öte yandan hava kirliliğinin ekonomik maliyeti de son derece yüksektir. THHP'nin hesaplamalarına göre hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık faturası yaklaşık 138 milyar dolar olup, bu tutar 2024 yılı GSYH'sinin yaklaşık yüzde 10'una karşılık gelmektedir. Bu durum, hava kirliliğinin yalnızca çevresel ve sağlıkla ilgili değil; aynı zamanda kalkınma, sosyal refah ve kamu maliyesiyle doğrudan ilişkili yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, devlete çevresel riskleri önleme, halk sağlığını koruma ve bölgesel eşitsizlikleri giderme yükümlülüğü yüklemektedir. Buna karşın, Hakkâri başta olmak üzere yüksek riskli illerde hava kalitesi izleme, temiz enerjiye erişim ve önleyici sağlık politikalarının yetersizliği, bu yükümlülüklerin etkin biçimde yerine getirilmediğini ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Temiz Hava Hakkı Platformu'nun Kara Rapor 2024 ve 2025 verilerinde, 2024 yılı itibarıyla Hakkâri'nin PM2,5 düzeyi bakımından Türkiye'nin en kirli ili olarak tespit edilmesine rağmen, Bakanlığınız tarafından bu il özelinde neden acil eylem planı hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Bunun gerekçesi nedir?
Hakkâri'de bulunan hava kalitesi izleme istasyonlarının sayısı, konumu ve veri sürekliliği hangi bilimsel kriterlere göre belirlenmiştir? Ölçüm verilerinde eksiklik ya da düzensizlik bulunmakta mıdır?
PM2,5 için Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği 5 pg/m? sınırına rağmen, Türkiye'de hâlen bağlayıcı bir ulusal limit tanımlanmamasının hukuki ve idari gerekçesi nedir?
Hakkâri'de yaygın kömür kullanımı, maden ve petrol arama faaliyetleri ile orman tahribatının hava kirliliğine etkisine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış kümülatif çevresel etki değerlendirmesi mevcut mudur?
Kentte kullanılan kömürlerin kükürt ve partikül madde içerikleri düzenli olarak denetlenmekte midir? Standartlara aykırı kömür kullanımı nedeniyle son beş yılda kaç idari yaptırım uygulanmıştır?
Hakkâri'de hava kirliliğine yol açtığı tespit edilen sanayi, maden ve enerji faaliyetleri için faaliyet durdurma, sınırlandırma veya rehabilitasyon yönünde alınmış kararlar var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
Milletvekillerimiz tarafından şahsıma yöneltilen ve ilişik listede; TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.
Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.
-Dosya (1 Takım)
Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat: Şube Müdürü-Haydar DEMİRER Tel: 410 14 57
SAYIN ÖZNUR BARTİN'İN 7 TBMM 7/38991 ESAS SAYILI (88394 G k£9 YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
1. Temiz Hava Hakkı Platformu'nun Kara Rapor 2024 ve 2025 verilerinde, 2024 yılı itibarıyla Hakkâri'nin PM2,5 düzeyi bakımından Türkiye'nin en kirli ili olarak tespit edilmesine rağmen, Bakanlığınız tarafından bu il özelinde neden acil eylem planı hazırlanmadığı anlaşılmaktadır. Bunun gerekçesi nedir?
2. Hakkâri'de bulunan hava kalitesi izleme istasyonlarının sayısı, konumu ve veri sürekliliği hangi bilimsel kriterlere göre belirlenmiştir? Ölçüm verilerinde eksiklik ya da düzensizlik bulunmakta mıdır?
3. PM2.5 için Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği 5 (ug/m" sınırına rağmen, Türkiye'de hâlen bağlayıcı bir ulusal limit tanımlanmamasının hukuki ve idari gerekçesi nedir?
4. Hakkâri'de yaygın kömür kullanımı, maden ve petrol arama faaliyetleri ile orman tahribatının hava kirliliğine etkisine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış kümülatif çevresel etki değerlendirmesi mevcut mudur?
5. Kentte kullanılan kömürlerin kükürt ve partikül madde içerikleri düzenli olarak denetlenmekte midir? Standartlara aykırı kömür kullanımı nedeniyle son beş yılda kaç idari yaptırım uygulanmıştır?
6. Hakkâri'de hava kirliliğine yol açtığı tespit edilen sanayi, maden ve enerji faaliyetleri için faaliyet durdurma, sınırlandırma veya rehabilitasyon yönünde alınmış kararlar var mıdır?
CEVAPLAR
1. Hakkari İli'nde bulunan hava kalitesi izleme istasyonu ile, ilin hava kalitesi 7/24 saat online olarak izlenmekte olup, alınan hava kalitesi verileri www.sim.csb.gov.tr adresinde halka açık olarak online yayınlanmaktadır.
Bakanlığımız tarafından hava kalitesinin korunması ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar 2872 sayılı Çevre Kanunu, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Türkiye genelinde hava kirliliği ile mücadele kapsamında Temiz Hava Eylem Planları hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Bu planlar; sanayi, ulaşım, konutlarda ısınma ve enerji üretimi gibi başlıca emisyon kaynaklarına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli tedbirleri içermektedir. Hakkâri İli için de Hakkari Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında;
-Isınma kaynaklı emisyonların azaltılması,
-Katı yakıt kullanımının standartlara uygunluğunun sağlanması, -Doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması,
-Hava kalitesi izleme ve raporlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi, gibi tedbirler uygulanmaktadır.
2. Ülkemizde hava kalitesi izleme çalışmalarına dair iş ve işlemler, 2008 yılında AB uyum sürecinde hazırlanan ve 96/62/EC, 99/30/EC, 2000/69/EC, 2002/3/EC, 2004/107/EC direktiflerinin ulusal mevzuata aktarılması sonucu hazırlanan, 06.06.2008 tarih ve 26798 sayılı Resmi Gazete? de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (HKDYY) kapsamında yürütülmektedir.
İstasyonların kurulacağı alan ve istasyonlarda ölçülecek parametreler ise, ilgili Yönetmelik kapsamında yürütülen hava kalitesi ön değerlendirme çalışmalarının ardından belirlenmektedir. Söz konusu istasyonlardan elde edilen ölçüm verileri 5 yıllık periyotlarda incelenerek, istasyon sayıları ve ölçülecek parametrelerin değerlendirilmesine devam edilmektedir.
Bakanlığımız, Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı ile halkın çevresel veriye erişim hakkını gözetmekte ve karar vericiler ile yetkili otoritelere en doğru, güvenilir ve temsiliyeti yüksek hava kalitesi verisini sunma amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu görev bilinciyle Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı'nın hem işletimi ve yönetiminde iyileştirmeler yaparak hem de ağın ihtiyaca uygun olarak genişlemesini sağlayarak sürekli geliştirmeye devam etmektedir.
3. Dünya Sağlık Örgütü tarafından PM2.5 için belirlenen 5 ug/m? yıllık ortalama değeri tavsiye niteliğinde bir kılavuz değer olup; bağlayıcı bir uluslararası sınır değer değildir. Türkiye'de hava kalitesine ilişkin sınır değerler Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında belirlenmiş olup; Avrupa Birliği mevzuatı ile uyumlu şekilde uygulanmaktadır. Bakanlığımız, uluslararası gelişmeler doğrultusunda hava kalitesi standartlarının iyileştirilmesine o yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.
4. Isınma kaynaklı hava kirliliğinin azaltılması amacıyla katı yakıtların kükürt oranı, kül oranı ve alt ısıl değerleri Bakanlığımız tarafından belirlenmekte ve bu yakıtların satışına ilişkin uygunluk belgeleri düzenlenmektedir. Hakkari Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz tarafından düzenli olarak denetimler yapılmaktadır. Madencilik, taş ocağı ve benzeri faaliyetler Çevresel Etki
Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmekte olup çevresel etkilerin azaltılması amacıyla Hava modelleme çalışmaları ile etki alanları tespit edilmekte buna yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır.
5. Ülkemizde ısınmadan kaynaklanan katı yakıt denetimleri 13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Hava Kirliliğinin Kontrolü ve Önlenmesi Genelgesi hükümleri, bu çerçevede alınan Mahalli Çevre Kurulu Kararları doğrultusunda yapılmaktadır. Bakanlığımız tarafından yayınlanan mevzuatta Ülkemizde kullanılabilecek katı yakıtlara ait özellikler belirlenmiş olup, bu özellikler arasında kömürler için; toplam kükürt, alt ısıl değer, uçucu madde, toplam nem, kül ve boyut kriterleri kontrol edilmektedir. Yapılan analizlerde mevzuatta belirlenen özelliklere uymayan kömürler için 2872 sayılı Çevre Kanunu 20. Madde'si (d) Bendi uyarınca idari yaptırım uygulanmaktadır. Bu bağlamda, Hakkâri İli'nde son beş yıllık dönemde 7853,98 ton katı yakıt denetlenmiştir.
6) 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevreyi kirlettiği tespit edilen tesisler hakkında idari para cezası uygulanması, faaliyetlerin geçici olarak durdurulması veya emisyon azaltıcı tedbirlerin uygulanmasının zorunlu tutulması gibi yaptırımlar (o uygulanabilmektedir. . Bakanlığımız, vatandaşlarımızın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunması amacıyla hava kalitesinin € izlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.