İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39238 GEÇ CEVAPLANDI · 115 GÜN

Elazığ ilinde kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 115 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'nci ve İçtüzüğün 99'ncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Ayten KORDU Tunceli Milletvekili

Elazığ ilinde son iki yıl içinde yaşanan kadın cinayetleri ve ağır şiddet vakaları, bölgedeki kadınların maruz bırakıldığı sistematik riskleri, kolluk kuvvetlerinin ve koruyucu-önleyici mekanizmaların yetersizliğini ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetin ulaştığı korkunç boyutları bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, i yerel basın ve insan hakları örgütlerinin verileri incelendiğinde Elazığ'ın Türkiye genelindeki şiddet haritasında yüksek riskli illerden birisidir. za Bu tabloyu derinleştiren en çarpıcı örneklerden biri 25 yaşındaki Dilara Günana'nın Sedeftepe köyünde 4 Mayıs 202"te kaybolduktan 9 gün sonra toprağa gömülü halde bulunan cansız bedenidir. Dilara'nın ölümü, yalnızca bir cinayet değil; kadınların ölüm ve kaybolma riskinin nasıl sıradanlaştırıldığının açık göstergesidir. Sanık Volkan Kaplan'ın tutuklu, anne ve babasının tutuksuz yargılandığı davada dördüncü duruşmada da savcının yine mütalaa için süre istemesi, davanın aylarca sürüncemede bırakılması Elazığ?'daki kadın örgütlerinin ve ailenin büyük tepkisine neden olmuştur. En son 13 Ocak 2026 tarihinde görülen davada katilin anne, baba ve kardeşinin cinayete dahil olmasına dair birçok delilin söz konusu olmasına karşın beraat istemiyle dava 2 Mart 2026 "a ertelenmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ayrıca 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde, Kovancılar ilçesinde 34 yaşındaki 3 çocuk annesi Sümeyye Yıldız evli olduğu erkek tarafından 7 el ateş edilerek öldürülmüştür. Olayın kamuya yansıyan yönleri, cinayetin sıradan bir "aile içi tartışma" sonucu ortaya çıkmadığını; aksine üzerinde karanlık noktalar bulunan ve ayrıntılı biçimde incelenmesi gereken bir vaka olduğunu göstermektedir.

Bu cinayete dair ciddi anlamda şüphe uyandırıcı bulgular mevcuttur;

• Fail olduğu iddia edilen kocanın MS hastalığının son evresinde olması,

• Silahı kaldırıp tetiği çekebilecek fiziksel gücünün bulunmaması,

• Çocukların ve aile bireylerinin "o gece bir tartışma olmadığını" aktarması,

• Kardeşin ve avukatın tetiği çeken kişinin başka biri olabileceği yönündeki güçlü değerlendirmeleri,

Son dönemde aile içinde yoğun şiddet, baskı ve tehditlerin yaşandığı bilinen bir ortamda bu cinayetin yalnızca adli bir vaka değil, aynı zamanda soruşturma sürecinin objektifliğini ve bütünlüğünü ilgilendiren bir kadın cinayeti olduğunu göstermektedir.

Özellikle kadının daha önce boşanmak istediğini söylemesi, eşin sağlık durumu nedeniyle cinayeti işlemesinin güç olması, ailenin "gerçek fail farklı" iddiası, kadın cinayetlerinde görünmeyen faillerin, aile içi iş birliklerinin ve derin şiddet ağlarının varlığını düşündürmektedir.

Elazığ'da sadece bu iki ağır cinayet dahi kadına yönelik şiddetin münferit bir sorun değil, yapısal bir güvenlik ve insan hakları meselesi olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, kadına yönelik şiddetin neden önlenemediği, risk altındaki kadınlar için koruyucu mekanizmaların neden çalışmadığı, kadınların yaşam hakkının nasıl korunamadığı, yargı ve kolluk birimlerinin neden etkin soruşturma yürütmediği mutlaka araştırılmalıdır.

Ayrıca Elazığ'da kadınların şiddetten korunmak için başvurabileceği sığınma evlerinin yeterliliği, başvuran kadınların güvenlik protokollerinin uygulanma düzeyi, yerel emniyet birimlerinin kadın cinayetlerini önleyici programlara katılımı, kolluğun risk değerlendirmesi yapıp yapmadığı, fail profillerine ilişkin çalışma yürütülüp yürütülmediği gibi sorular acilen yanıtlanmalıdır.

Bu Kapsamda;

I- Elâzığ Sedeftepe'de bedeni toprağa gömülü bulunan Dilara Günana'nın öldürülmesine ilişkin davada, sanığın anne, baba ve kardeşinin suça iştirak ettiğine dair çok sayıda delil bulunmasına rağmen yargılamanın sürüncemede bırakılması, kadınların adalete erişimi ve korunması açısından ciddi kaygı yaratmaktadır. Bakanlığınız, kadın cinayetleri davalarına müdahil olma, mağdur ailelere hukuki ve psikososyal destek sağlama sorumluluğu kapsamında bu dosyayı takip etmekte midir; davanın etkin yürütülmesi ve benzer vakalarda cezasızlığın önlenmesi için hangi somut adımları atacaktır?

SORULAR

  1. Kadınların kaybolması ve öldürülmesi vakalarında delillerin etkin toplanması, faillerin ve suça iştirak edenlerin eksiksiz biçimde yargılanması için bakanlığınızın özel bir izleme ve denetim mekanizması var mıdır?

  2. Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde 25 Kasım'da öldürülen Sümeyye Yıldız cinayeti ile ilgili olarak, fail olduğu iddia edilen kişinin son evre MS hastası olması nedeniyle ortaya çıkan "gerçek fail başka olabilir" şüpheleri hakkında Bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

  3. Elazığ'da son 5 yıl içinde meydana gelen kadın cinayetlerinin sayısı, faillerin profilleri ve olayların gerçekleştiği mekânlara ilişkin veriler nelerdir?

  4. Flazığ'da kadın cinayetlerinde aile içi işbirliği, delil karartma, faili başka kişiye yıkma gibi durumlar tespit edilmiş midir? Bu durumlarla ilgili kaç soruşturma yürütülmüştür?

  5. Elazığ ilinde kadınların başvurabileceği sığınma evlerinin sayısı, kapasitesi ve doluluk oranı nedir? Kapasite artırımı için bir çalışma yapılmakta mıdır?

  6. Elazığ merkez ve ilçelerinde aile içi şiddet başvurularında kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi ve koruma tedbiri uygulamalarının uygun olmayan şekilde geciktirildiği iddiaları doğru mudur?

  7. Şiddet başvurusu yapan kadınların yaşadığı mahallelerde ve ilçelerde kolluk tarafından önleyici devriye ve risk takibi düzenli şekilde yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa hangi periyotlarla?

  8. Elazığ'da kadına yönelik şiddetin yoğun olduğu bölgelerde Bakanlığınız tarafından özel bir eylem planı, kriz masası veya uzman ekip görevlendirilmiş midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi 27.01.2026 tarihli ve 1787827 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Tunceli Milletvekili Sayın Ayten KORDU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39238 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Tunceli Milletvekili Sayın Ayten KORDU'ya Ait 7/39238 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetle mücadelede "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:

2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.

2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup 2026-2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir.

V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddeti çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.

Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmaktadır.

"e Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, e Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim,

"e Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, e Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, e Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım alanları dikey eksenleri; " Bütüncül Politikalar,

" Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, e Afet ve Acil Durumlar,

" Bilimsel Bilgi Ekosistemi,

" Kültür-Sanar, Spor ve Medya alanları yatay eksenleri oluşturmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. IV. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanması amacıyla İl Eylem Planlarının yürürlüğe konması için çalışmalar devam etmektedir.

Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin arttırılması üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak ar-ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır.

Elazığ ilinde Bakanlığımıza bağlı 1 kadın konukevinde 20 kapasite ile hizmet sunulmakta olup 2025 yılı doluluk oranı 9048'dir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 439 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası, ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi bulunmaktadır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar ve standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri belirlenmiş olup öz değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir.

Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.

Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye 'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon (GÜVEN) Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir.

Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri

Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir.

Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık ve duyarlılığın artırılması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,9 milyon kişiye ulaşılmıştır.

Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet ve cinsel istismar dosyalarında açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.

Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen Elazığ Sedeftepe'de bedeni toprağa gömülü bulunan D.G.'nin öldürülmesine ilişkin olarak Flazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır. Söz konusu davaya Bakanlığımız tarafından müdahil olunmuş olup dava yakından takip edilmektedir.

Elazığ Kovancılar ilçesinde öldürülen S.Y. cinayetine ilişkin olarak Kovancılar

Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemleri yürütülmektedir. Her iki hukuki süreç de, Bakanlığımız tarafından takip edilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir