23 Kasım 2025'te Muş'un Malazgirt ilçesinde bir vatandaşın kolluk kuvvetleri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 14 Ocak 2026 tarihinde 7/39270 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “23 Kasım 2025'te Muş'un Malazgirt ilçesinde bir vatandaşın kolluk kuvvetleri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39270, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39270-23-kasim-2025-te-mus-un-malazgirt-ilcesinde-bir-vatandasin-kolluk-kuvvetleri-tarafindan-ko (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b7807b45-96cc-412b-a5b6-019bc70e0af8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 274 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)HALKLARIN EŞİTLİK 7 EMOKRASİ PARTİSİ GRUP BA ZKANLIĞI
Sayı 15951 yaraması Tari 1Sr0l12928 392710
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞV'NA
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ümdyye BOZ Muş Milletvekili
23 Kasım 2025 tarihinde Muş'un Malazgirt ilçesinde yaşanan olayda, Nurhat Yalçın isimli yurttaşın sokak ortasında bir grup polis tarafından darp edildiği, ölümle tehdit edildiği, şahsına yönelik ağır hakaretlere maruz bırakıldığı ve "karşında devlet var", "seni bu Malazgirt'te yaşatmam" şeklindeki ifadelerle açık biçimde tehdit edildiği yönündeki iddialar kamuoyuna yansımıştır.
Söz konusu olay, münferit bir kötü muamele vakası olarak ele alınamayacak niteliktedir. Yaşananlar; güvenlik güçlerinin kendisini yurttaş karşısında sınırsız, denetimsiz ve hesap vermez bir güç olarak konumlandırdığı, hukukun fiilen askıya alındığı güvenlikçi politikaların sahadaki somut yansımasıdır. Kolluğun, kamusal alanda yurttaşa "devleti temsil eden mutlak güç" olarak konuşması ve davranması, hukuk devleti ilkesinin yerini fiili bir güç rejiminin aldığını göstermektedir.
Olayın ardından Nurhat Yalçın ve ailesi tarafından resmi şikâyette bulunulduğu; ancak bu şikâyetten sonra, dosyanın kapatılması ve başvurunun geri çekilmesi yönünde baskıya maruz kaldıkları, dolaylı ve doğrudan tehditkâr tutumlarla karşı karşıya bırakıldıkları yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Şiddet iddiasının ardından şikâyet mekanizmalarının işletilmesi gerekirken, şikâyetçilerin baskı altına alınması; cezasızlığın yalnızca bir sonuç değil, bilinçli biçimde sürdürülen bir yönetim pratiği haline geldiğine işaret etmektedir.
Malazgirt Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen genel adli muayene raporunda, Nurhat Yalçın'ın darp ve cebir sonucu hastaneye getirildiği, vücudunun çeşitli bölgelerinde travmatik bulgular tespit edildiği ve halen hayati tehlikesi bulunmamakla birlikte yaşamını tehlikeye sokan bir durumun var olduğu açık biçimde tıbbi kayda geçirilmiştir. Darp raporuyla belgelendiği bu tablo, söz konusu fiillerin basit bir kolluk müdahalesi değil, yaşamı tehlikeye sokabilecek nitelikte işkence ve kötü muamele kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kolluk görevlilerinin sokak ortasında bir yurttaşı darp etmesi, ölüm tehdidinde bulunması ve sonrasında şikâyetin geri çekilmesi için baskı uygulanması; Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağının, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. ve 13. maddelerinin açık ihlalidir. Bu tablo, kolluk şiddetinin münferit sapmalarla değil, cezasızlıkla beslenen güvenlikçi bir anlayışla sürdürüldüğünü göstermektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
23 Kasım 2025 tarihinde Malazgirt ilçesinde Nurhat Yalçın'ın polisler tarafından darp edildiği ve ölümle tehdit edildiği iddialarıyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından idari ve adli bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa soruşturmanın kapsamı ve mevcut aşaması nedir?
Adli muayene raporunda "yaşamını tehlikeye sokan durumun var olduğu" tıbben kayıt altına alınmış olmasına rağmen, söz konusu olay neden işkence ve kötü muamele kapsamında değerlendirilmemiştir?
Olayın ardından yapılan resmi şikâyetin geri çekilmesi amacıyla Nurhat Yalçın ve ailesine baskı yapıldığı iddiaları hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu iddialar hakkında ayrıca bir soruşturma yürütülmekte midir?
Şikâyetçi konumundaki yurttaşların baskı, tehdit ve yıldırma yoluyla suskunluğa zorlanmasının, kolluk şiddetini görünmez kılan bir cezasızlık mekanizmasına dönüştüğü yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Olayda görev aldığı iddia edilen polis memurları hakkında açığa alma, görevden uzaklaştırma veya geçici görev değişikliği gibi herhangi bir idari tedbir uygulanmış mıdır?
Son beş yıl içerisinde Muş ili ve ilçelerinde polis şiddeti, işkence ve kötü muamele iddiasıyla yapılan başvuru sayısı kaçtır ve bu başvuruların kaçı etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmeden sonuçlandırılmıştır?
Kolluk görevlilerinin "karşında devlet var" söylemiyle yurttaşları tehdit etmesi, Bakanlığınızın hukuk devleti ve insan hakları anlayışıyla nasıl bağdaştırılmaktadır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir