20 Ocak 2026 tarihinde Mardin'de gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Zülküf Uçar (DEM Parti), 26 Ocak 2026 tarihinde 7/39616 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 255 gün sonra, 8 Ekim 2026).
Zülküf Uçar (DEM Parti, Van). “20 Ocak 2026 tarihinde Mardin'de gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39616, 26 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39616-20-ocak-2026-tarihinde-mardin-de-gozaltina-alinan-bir-kisinin-kotu-muameleye-maruz-kaldigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8b3e228e-f9dc-410b-a10a-019bfe69f597
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 255 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda sıralamış bulunduğum sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
Ele
Zülküf Uçar Van Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Geçtiğimiz hafta Nusaybin'de yurttaşların demokratik haklarını kullanarak Rojava'daki saldırılara karşı tepkilerini gösterdiği eylemlerde birçok işkence vakası yaşandı. İşkence gören yurttaşlardan biri olan Diyar Koç hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Yurttaşımıza işkence eden kolluk güçleri, görüntüleri kaydederek kamuoyuna servis etmiştir. İşkenceci şahıslar açıkça tespit edilebilecek haldedir. Bütün bu işkenceci şahısların bir an önce görevden uzaklaştırılması,
| yargılanması ve cezalandırılması gerekmektedir.
Diyar Koç'a saatlerce insanlık dışı bir şekilde işkence edilmiştir. Bu haldeyken tutuklanan yurttaşımız önce Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne, oradan da Diyarbakır Cezaevi'ne gönderilmiş ancak hayati tehlikesi devam ettiği için hastaneye sevk edilmiştir. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Diyar Koç'un burada tedavi altında olduğu ve hayati tehlikesi altında bulunduğu basında yer almıştır.
Diyar Koç'un tutuklanmasına dair hiçbir hukuki gerekçenin olmadığı açıkken; hayati riski bulunan yurttaşın tutuklanması, yargı eliyle işkence uygulamasının sürdürülmesidir. Bu uygulama, ayrımcı ve işkenceci ceza hukuku mantığının yargı ve infaz sistemine hakim olduğunu göstermektedir. Bir yurttaşın sağlık hakkına erişiminin engellenmesi ve hastaneden işkenceyle cezaevine gönderilmesi, "9 bib
" en başta yaşam hakkına saldırıdır. Bu olayda devletin koruma yükümlülü açıkça ihlal edilmekte ve yurttaşımız ölüme terk edilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyar Koç'a yönelik işkence suçunu işleyen kaç kolluk üyesi olduğu ve kimlikleri tespit edilmiş midir? Bu işkenceciler kimdir, hangi birimde çalışmaktadır?
İşkenceci kolluk güçlerinin tespit edilerek yargılanması için hangi çalışmalarınız olmuştur?
İşkence sırasında olay yerinde bulunan en üst rütbeli amir kimdir, işkenceyi durdurmak yerine izleyen amirler hakkında gerekli adli ve idari soruşturmalar başlatılacak mıdır?
İşkenceci şahısların tespit edilmesi için, olayın yaşandığı sınır hattında kullanılan termal kameralar ve bölgedeki zırhlı araçların kamera kayıtları incelenmiş midir? Bu kayıtların silinme ihtimaline karşı bir tedbir alınmış mıdır?
İşkenceyi gerçekleştiren personelin, daha önce benzer "orantısız güç kullanımı" veya "kötü muamele" şikayetlerine konu olup olmadığı araştırılmış mıdır?
Kamuoyuna servis edilen görüntülerden açıkça teşhis edilebilmelerine rağmen şimdiye kadar işkencecilere karşı neden herhangi bir girişiminiz olmamıştır?