Kocaeli'de sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan bir hemşireye ilişkin
Kaynak göster
Heval Bozdağ (DEM Parti), 27 Ocak 2026 tarihinde 7/39641 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Kocaeli'de sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan bir hemşireye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39641, 27 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39641-kocaeli-de-sosyal-medyada-yaptigi-paylasim-nedeniyle-hakkinda-sorusturma-baslatilan-bir-he (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/feb6c172-7b51-48de-b384-019c03471156
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 261 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr. Heval BOZDAĞ Ağrı Milletvekili
Kocaeli'de bir kamu hastanesinde görev yapan hemşire İ.A. hakkında kişisel sosyal medya hesabından, şiddet içermeyen ve suç unsuru barındırmayan bir saç örme videosu paylaşması nedeniyle paylaşımın Devlet Memurları Kanunu ve Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri'ne aykırı bulunduğu belirtilerek Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hem idari hem adli soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Hemen ardından hemşire İ.A İstanbul'da yakınlarının evinde gözaltına alınarak, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İ.A.'nın saçını ördüğü bir video paylaşması nedeniyle hakkında hem adli hem idari soruşturma başlatılması ve ardından gözaltına alınarak adli kontrol tedbirlerine tabi tutulması; Anayasa'nın 26'ncı maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, açık ve ağır bir ihlali niteliğindedir. Ortada somut, yakın ve açık bir tehlike bulunmaksızın bir sağlık emekçisinin gözaltına alınması ölçülülük, gereklilik ve orantılılık ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu paylaşımın, herhangi bir şiddet çağrısı içermediği ve sağlık hizmetini aksatmadığı açıktır. Buna rağmen paylaşım, etik ihlal ve hatta suç isnadı kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu durum kamu gücünün kullanımı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarında vurguladığı üzere, kamu görevlilerinin de ifade özgürlüğü bulunmaktadır ve bu özgürlük ancak demokratik toplumda zorunlu, kanunla öngörülmüş ve meşru amaçla sınırlı hâllerde kısıtlanabilir. Söz konusu olayda ise paylaşımla isnat edilen fiiller arasında makul bir nedensellik bağı kurulamadığı gibi, Sğbul uygulanan yaptırımlar caydırıcı etki yaratarak tüm sağlık çalışanlarını hedef alan bir baskı aracına dönüşmektedir. Bir kamu görevlisinin sembolik bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezai süreçlere maruz bırakılması, hukuk devleti ilkesini zedelediği gibi, idarenin keyfi ve siyasi saiklerle hareket ettiği yönündeki kaygıları da güçlendirmektedir.
Bu bağlamda;
Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık emekçisi İ.A.'nın kişisel sosyal medya hesabından paylaştığı saç örme videosunun, hangi somut ve hukuki gerekçelerle Devlet Memurları Kanunu'na ve Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri'ne aykırı bulunduğu iddia edilmektedir? Bu değerlendirme hangi mevzuat maddelerine dayandırılmıştır? Bakanlığınız, söz konusu paylaşımda hangi suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğunu düşünmektedir? Bu unsurların oluştuğuna dair somut deliller nelerdir? Şiddet içermeyen ve doğrudan kamu hizmetini etkilemeyen bir paylaşım nedeniyle kamu personeli bir sağlık emekçisinin gözaltına alınmasını, Anayasa'nın 13'üncü maddesinde yer alan ölçülülük ilkesiyle nasıl bağdaştırmaktasınız?
Bakanlığınız, kamu personeli sağlık çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarının hangi durumlarda disiplin veya adli soruşturma konusu yapılabileceğine dair açık, yazılı ve bağlayıcı bir düzenlemeye sahip midir? Varsa bu düzenleme kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir paylaşımın, hangi ölçütlerle suç unsuru olarak nitelendirildiği belirlenmektedir? Bu değerlendirmelerde orantılılık ve ölçülülük ilkeleri nasıl gözetilmektedir?
Görevle doğrudan ilgisi bulunmayan ve herhangi bir kamu hizmeti aksamasına yol açmayan sosyal medya paylaşımları nedeniyle kamu personellerinin, sağlık çalışanlarının gözaltına alınması Bakanlığınızca olağan ya da kabul edilebilir bir uygulama olarak mı görülmektedir?
Sağlık çalışanlarının toplumsal olaylara ilişkin düşüncelerini açıklamalarının, meslekleriyle ilişkilendirilerek cezalandırıcı idari ve adli süreçlere konu edilmesi, Bakanlığınız açısından olağan bir yönetim pratiği midir?
Benzer nitelikte sosyal medya paylaşımları nedeniyle son beş yıl içinde kaç sağlık çalışanı hakkında idari veya adli işlem başlatılmıştır? Bu işlemlerin kaçı gözaltı veya adli kontrol tedbiriyle sonuçlanmıştır?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi ve AİHM'in kamu görevlilerinin ifade özgürlüğüne ilişkin yerleşik içtihatları dikkate alındığında, bu Dİl olayda uygulanan işlemlerin demokratik toplumda zorunlu bir sosyal ihtiyaca karşılık geldiği kanaatinde misiniz?
SORULAR
Bu olayın, sağlık çalışanları üzerinde sansür, oto-sansür ve korku iklimi yaratacağı açıkken, Bakanlığınızın bu uygulamaların temel hak ve özgürlükler üzerindeki caydırıcı etkisine ilişkin bir değerlendirmesi bulunmakta mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir