İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39774 GEÇ CEVAPLANDI · 96 GÜN

Depremler sonrasında kaybolan çocukların akıbetine ve ABD'de görülmekte olan bir çocuk istismarı davasına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 4 Şubat 2026 tarihinde 7/39774 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 11 Mayıs 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Depremler sonrasında kaybolan çocukların akıbetine ve ABD'de görülmekte olan bir çocuk istismarı davasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39774, 4 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39774-depremler-sonrasinda-kaybolan-cocuklarin-akibetine-ve-abd-de-gorulmekte-olan-bir-cocuk-ist (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7379153d-f994-4021-88ea-019c2db061c0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 96 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 88 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Çocukların yaşam hakkı, kişi güvenliği ve insan onuruna uygun biçimde korunması; Anayasa'nın 17, 41 ve 90'ıncı maddeleri uyarınca devredilemez bir yükümlülüktür. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocuk Satışı, Çocuk İstismarı ve Çocuklara İlişkin İhtiyari Protokol, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi ve Lanzarote Sözleşmesi; devletlere yalnızca önleyici tedbir alma değil, makul şüphe doğuran iddialar karşısında etkili, bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütme yükümlülüğü de yüklemektedir.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Son yirmi beş yıl içerisinde Türkiye'de kaybolan çocuklara ilişkin verilerin bütünlüklü, standartlaştırılmış ve kamu denetimine açık biçimde tutulmadığı; kurumlar arasında kullanılan tanım, yöntem ve kayıt sistemlerindeki farklılıklar nedeniyle sağlıklı bir ulusal envanterin oluşturulamadığı görülmektedir. Bu durum, özellikle kriz ve afet dönemlerinde çocukların kimliklendirilmesi, refakatinin sağlanması, sevk ve bakım süreçlerinin izlenmesi bakımından ciddi yapısal riskler doğurmaktadır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında refakatsiz kalan ve kaybolduğu bildirilen çocuklara ilişkin kamuoyuna sunulan bilgilerin sınırlı kalması; süreçlerin bütüncül, karşılaştırılabilir ve bağımsız denetime açık biçimde raporlanmaması bu riskleri daha da derinleştirmiştir.

Bu genel tabloya ek olarak, çocuk ticareti ve cinsel istismarı suçlarından hüküm giymiş olan Jeffrey Epstein'a ait dava dosyalarının Ocak 2024 itibarıyla kamuoyuna açıklanması, uluslararası alanda olduğu kadar Türkiye'de de ciddi bir endişe yaratmıştır. Söz konusu dosyalarda yer alan bazı beyan, sorgu tutanağı ve yazışmalarda; reşit olmayan çocukların bazı ülkelerden, Türkiye dâhil olmak üzere, özel uçaklarla taşındığı ve bir suç ağı aracılığıyla istismar edildiği yönünde iddiaların bulunduğu kamuoyuna yansımıştır.

Basın organlarında yer alan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran haberlerde; Epstein dosyalarında geçen bazı yazışmalarda Türkiye'ye, Türkiye'deki kişi ve kurumlara ilişkin atıfların bulunduğu, kimi üst düzey kamu görevlileri ile özel sektör temsilcilerinin isimlerinin geçtiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir. Bu iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararı veya adli tespit niteliği taşımamakla birlikte; devletin çocukların korunmasına ilişkin pozitif yükümlülükleri, sınır güvenliği, sivil havacılık denetimleri ve uluslararası adli iş birliği mekanizmaları bakımından yasama denetimi yoluyla açıklığa kavuşturulmasını zorunlu kılacak ağırlıktadır.

Kriminoloji ve organize suç literatürü; büyük ölçekli doğal afetlerin yarattığı kaos ve denetim zafiyetlerinin, insan ticareti ve çocuk kaçakçılığı ağları tarafından istismar edilebildiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, 1999 ve 2023 depremleri sonrasında refakatsiz kalan çocukların kayıt altına alınma süreçleri, sevk edildikleri yerler ve mevcut durumlarının bilimsel, karşılaştırmalı ve çapraz denetim yöntemleriyle incelenmesi gerekmektedir. Kayıp çocuk vakalarının, Epstein dosyalarında yer alan iddia ve zaman aralıklarıyla örtüşüp örtüşmediğinin analiz edilmesi; iddiaların asılsızlığını ortaya koymak veya varsa yapısal ihmalleri tespit etmek açısından önem arz etmektedir.

Ayrıca, özel uçaklar ve charter uçuşlar yoluyla çocukların ülke dışına çıkarıldığına yönelik iddialar; sivil havacılık, sınır ve gümrük denetimlerinin geçmişe dönük olarak ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Epstein'a ait olduğu bilinen uçuş ağları ve kayıtları çerçevesinde Türkiye bağlantılı iniş, kalkış veya transit verilerinin bulunup bulunmadığının tespiti, iddiaların açıklığa kavuşturulması bakımından kritik niteliktedir.

Bu gerekçelerle; iddiaların yaygınlaştırılması değil, gerçeğin ortaya çıkarılması, kayıp çocuklara ilişkin veri boşluklarının giderilmesi ve Türkiye'nin Epstein dosyalarıyla herhangi bir maddi, idari veya yapısal bağının.bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla aşağıdaki soruların ilgili bakanlıklarca yanıtlanması zorunlu hâle gelmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Ocak 2024 itibarıyla kamuoyuna açıklanan Jeffrey Epstein dava dosyaları ve ek belgelerde Türkiye'ye, Türkiye'deki kişi, kurum veya ülke içinden sağlanan lojistik imkânlara Oyönelik herhangi bir atfin bulunup bulunmadığı hususunda Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda yapılmış bir inceleme mevcut mudur?

  2. Epstein dosyalarında Türkiye'ye ilişkin iddiaların yer alması üzerine, ilgili bakanlıklar arasında koordinasyon sağlanarak bütüncül bir değerlendirme yapılmış mıdır; yapıldıysa hangi bulgulara ulaşılmıştır?

  3. Söz konusu iddiaların Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleri ve itibarı bakımından doğurabileceği sonuçlar dikkate alınarak, resen bir idari veya adli girişimde bulunulmuş mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.

Bu itibarla, Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından verilen 7/39774 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Adalet Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Cevdet YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı

İnternet Adresi: Wwww.tccb.gov.tr Telefon No:(312) 525 43 82

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir