İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39939 CEVAPLANMADI

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrası Adıyaman'da yıkılan bir otel hakkında görülen davaya ilişkin

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 4 Şubat 2026 tarihinde 7/39939 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrası Adıyaman'da yıkılan bir otel hakkında görülen davaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39939, 4 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39939-6-subat-2023-tarihinde-meydana-gelen-depremler-sonrasi-adiyaman-da-yikilan-bir-otel-hakkin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4996c815-5d4b-4bd4-859c-019c2ccecd6f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 253 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Adıyaman'da bulunan Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu 72 kişi yaşamını yitirmiş, aralarında çocukların ve öğrencilerin de bulunduğu çok sayıda insan enkaz altında kalarak hayatını kaybetmiştir. Bu yıkımın, yalnızca bir doğal afetin sonucu olmadığı, yapılaşmalarda açık risklere rağmen gerekli önlemlerin alınmamasının etkili olduğu yıkılan binalar üzerinde yapılan incelemelerden anlaşılmıştır.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu görevlilerinin yargılandığı davada açıklanan (160 sayfalık gerekçeli kararda, sanıkların eylemleri "olası kast" kapsamında değerlendirilmemiş; "bilinçli taksir" olarak nitelendirilmiştir. Kararın gerekçesinde, Adıyaman'ın deprem risk haritasının zamanla değişmesi, 6 Şubat depremlerinin büyüklüğü, bu ölçekte bir depremin yakın tarihte yaşanmamış olması ve sanıkların bölgede ikamet etmeleri gibi hususlara dayanılmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Oysa Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği yıllardır bilimsel raporlarla, resmi mevzuatla ve kamu kurumlarının bilgisi dâhilinde sabittir. Nitekim 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan depremin akıbeti bu hususu gözler önüne de sermiştir. Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve denetim yetkisi bulunan kamu görevlilerinin; bilinen ve öngörülebilir bir risk karşısında mevzuata aykırı uygulamalara göz yumması, sadece bir ihmal değil, sonucu kabullenmeye varan bir kamu suçu niteliği taşımaktadır.

Bu gerekçeli karar, yalnızca İsias Otel dosyası açısından değil, Türkiye'de deprem yargılamalarının geleceği, kamu görevlilerinin sorumluluğu ve cezasızlık pratiğinin kurumsallaşması açısından da son derece tehlikeli bir emsal oluşturmaktadır. tan Olş02 2026 39939

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğu ve büyük yıkıcı depremler yaşanabileceği gerçeği, 1993 ve 2001 yıllarında da devletin bilgisi dâhilinde değil miydi?

  2. 1997, 2007 ve 2018 Deprem Yönetmelikleri ile yapı güvenliği konusunda açık teknik standartlar belirlenmişken; bu standartlara aykırı ruhsat ve kullanım izni verilmesi nasıl "öngörülemez" kabul edilebilmektedir?

  3. "Bu büyüklükte bir depremin yakın tarihte yaşanmamış olması" gerekçesi, kamu görevlilerinin bilimsel riskleri dikkate almama hakkı doğurmakta mıdır? 1999 Gölcük ve Kaynaşlı depremleri yakın tarih sayılmıyor mu?

  4. Deprem riskinin "zamanla artmış olması", önceki yıllarda yapılan yapıların denetimsiz ve mevzuata aykırı biçimde inşa edilmesini meşrulaştıran bir unsur olarak mı görülmektedir?

  5. Sanıkların Adıyaman'da ikamet ediyor olmalarının, yani kendilerinin de risk altında bulunmalarının, olası kastı ortadan kaldıran bir gerekçe olarak değerlendirilmesi hangi hukuki ilkeye dayanmaktadır?

  6. Kamu görevlilerinin, denetim yetkisini kullanmayarak veya mevzuata aykırı işlemlere imza atarak oluşabilecek yıkımı öngörmesine rağmen "şanslarına güvenmesi", ceza hukuku açısından sonucu kabullenme anlamına gelmez mi?

  7. İsias Otel davasında "bilinçli taksir" değerlendirmesi yapılması, benzer şekilde yıkılan ve binlerce insanın yaşamını yitirdiği diğer yapılar açısından da emsal teşkil edecek midir?

  8. Bu kararın, kamu görevlileri açısından cezasızlık algısını güçlendirdiği yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır?

  9. Deprem sonrası yargılamalarda "olası kast"ın fiilen uygulanamaz hâle gelmesi, kamu adına verilen ruhsat ve denetim yetkisinin fiilen sorumsuzluk zırhına dönüşmesi anlamına gelmeyecek midir?

  10. Bakanlığınız, İsias Otel davası gerekçeli kararının ortaya koyduğu yaklaşımın, yeni depremlerde benzer yıkımların önünü açabileceği yönündeki kaygılara karşı herhangi bir yasal veya idari düzenleme hazırlığı içinde midir?

  11. Deprem suçlarında kamu görevlilerinin sorumluluğunu açık ve tartışmasız biçimde tanımlayacak özel bir ceza düzenlemesi yapılması gündeminizde midir?

  12. İsias Otel'de yaşamını yitiren 72 kişinin ailelerinin adalet talebinin karşılanabilmesi için, Bakanlığınız istinaf ve temyiz süreçlerine ilişkin herhangi bir kurumsal görüş veya girişimde bulunacak mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir