6 Şubat 2023 tarihli depremler sonrasında Hatay'da yapılan madencilik faaliyetlerine ilişkin
Kaynak göster
Burcugül Çubuk (DEM Parti), 6 Şubat 2026 tarihinde 7/40076 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 192 gün sonra, 17 Ağustos 2026).
Burcugül Çubuk (DEM Parti, İzmir). “6 Şubat 2023 tarihli depremler sonrasında Hatay'da yapılan madencilik faaliyetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40076, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40076-6-subat-2023-tarihli-depremler-sonrasinda-hatay-da-yapilan-madencilik-faaliyetlerine-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/53ee65aa-a085-4165-9280-019c412cffcd
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 192 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'nci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Burcugül ÇUBUK İzmir Milletvekili
Bak
6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde meydana gelen tarihin en büyük yıkımlarından birini meydana getiren depremin yıl dönümünde halen deprem bölgelerinde durum insanlar için değişmiş değildir. İnsanların birçoğu hala konteynır kentlerde yaşamaya devam etmekte, nüfusun önemli bir bölümü göç etmiş olmasına karşın kentlerine dönebilmek için beklemektedir. Yıkımın büyüklüğü yalnızca meydana gelen depremin sarsıcılığından değil aynı zamanda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, deprem sonrasında gerekli müdahalelerin sağlanmaması yüzünden de olmuştur. Bütün bu yıkıma rağmen depremden etkilenmeyen yine de sermaye olmuştur. Hatay Depremzede Derneği'nin hazırladığı rapora göre, deprem öncesinde taş ocağı sayısı 22 iken deprem sonrasında bu sayı 170'in üzerine çıkmış, mevcut taş ocaklarının kapasiteleri de arttırılmıştır. OHAL koşullarında da Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) mekanizması neredeyse devre dışı bırakılmış, büyük bir çevre tahribatı yaşanmıştır. Bu ocaklarda yıllık toplam üretim 146.580.000 ton, yıllık patlatma sayısı 5.464 adet, kullanılan patlayıcı miktarı 31.784.772 ke/yıl, yıllık toz emisyonu 24.969.118 kg, yıllık su tüketimi 3.334.622 ton ve tahrip edilen alan ise 2.555 hektar orman, tarım, mera alanıdır. Bu taş ocakları birden fazla biçimde doğaya yıkım, Hatay'a susuzluk olarak dönmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hatay'da neden son 3 yılda bu kadar çok maden ocağı açılmasına izin verilmiştir?
Hatay'da ciddi durumda susuzluk krizi varken maden ocaklarının çok fazla su tüketmesi hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
Hatay'da depremin yarattığı yıkım henüz iyileştirilmemişken kentin yeniden inşası yerine maden ocağı sayısının arttırılması hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
Ormanlar, tarım ve mera alanları neden maden ocaklarına verilmektedir?
Deprem sonrası Hatay'da sayısı 170'in üzerine çıktığı belirtilen taş ocaklarının kaçı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci işletilmiştir, kaçı ÇED kapsamı dışında tutulmuştur?
Taş ocaklarının yıllık 3.334.622 ton su tükettiği dikkate alındığında, Hatay'ın içme suyu ve tarımsal sulama kaynakları üzerindeki etkiler değerlendirilmiş midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde meydana gelen tarihin en büyük yıkımlarından birini meydana getiren depremin yıl dönümünde halen deprem bölgelerinde durum insanlar için değişmiş değildir. İnsanların birçoğu hala konteynır kentlerde yaşamaya devam etmekte, nüfusun önemli bir bölümü göç etmiş olmasına karşın kentlerine dönebilmek için beklemektedir. Yıkımın büyüklüğü yalnızca meydana gelen depremin sarsıcılığından değil aynı zamanda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, deprem sonrasında gerekli müdahalelerin sağlanmaması yüzünden de olmuştur. Bütün bu yıkıma rağmen depremden etkilenmeyen yine de sermaye olmuştur. Hatay Depremzede Derneği'nin hazırladığı rapora göre, deprem öncesinde taş ocağı sayısı 22 iken deprem sonrasında bu sayı 170'in üzerine çıkmış, mevcut taş ocaklarının kapasiteleri de arttırılmıştır. OHAL koşullarında da Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) mekanizması neredeyse devre dışı bırakılmış, büyük bir çevre tahribatı yaşanmıştır. Bu ocaklarda yıllık toplam üretim 146.580.000 ton, yıllık patlatma sayısı 5.464 adet, kullanılan patlayıcı miktarı 31.784.772 kg/yıl, yıllık toz emisyonu 24.969.118 kg, yıllık su tüketimi 3.334.622 ton ve tahrip edilen alan ise 2.555 hektar orman, tarım, mera alanıdır. Bu taş ocakları birden fazla biçimde doğaya yıkım, Hatay'a susuzluk olarak dönmektedir.
Bu bağlamda;
1. Hatay'da neden son 3 yılda bu kadar çok maden ocağı açılmasına izin verilmiştir?
2. Hatay'da ciddi durumda susuzluk krizi varken maden ocaklarının çok fazla su tüketmesi hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
3. Hatay'da depremin yarattığı yıkım henüz iyileştirilmemişken kentin yeniden inşası yerine maden ocağı sayısının arttırılması hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
4. Ormanlar, tarım ve mera alanları neden maden ocaklarına verilmektedir?
5. Deprem sonrası Hatay'da sayısı 170'in üzerine çıktığı belirtilen taş ocaklarının kaçı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci işletilmiştir, kaçı ÇED kapsamı dışında tutulmuştur?
6. Taş ocaklarının yıllık 3.334.622 ton su tükettiği dikkate alındığında, Hatay'ın içme suyu ve tarımsal sulama kaynakları üzerindeki etkiler değerlendirilmiş midir?
CEVAPLAR
Maden ruhsatı bulunan sahalarda ÇED Yönetmeliği kapsamında yapılan başvurulara ilişkin çevresel etki değerlendirmesi süreçleri yürütülmekte olup, ÇED Yönetmeliği Ek-2 Listesinde yer alan projeler hakkında Hatay Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü), Ek-I Listesinde yer alan projeler hakkında ise Bakanlığımız tarafından karar verilmektedir.
ÇED Yönetmeliği hükümleri uyarınca verilen ÇED kararları nihai izin niteliği taşımamakta olup, söz konusu kararların alınmasını müteakip projenin niteliğine ve proje alanının vasfına göre ilgili kurum ve kuruluşlardan gerekli izin, onay, ruhsat ve/veya görüşler alınmaksızın faaliyetlere başlanılması mümkün bulunmamaktadır.
Bakanlığımız ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün resmi internet sayfasında (https://çed.csb.gov.tr/) yer alan "Duyurular" bölümünden il, karar tipi ve sektör bazında seçim yapılarak 2014 yılından itibaren verilen ÇED kararlarına erişilebilmektedir.
Ayrıca, 1993 yılından itibaren verilen ÇED kararları, aynı internet sayfasında yer alan "ÇED Olumlu Kararları" ile "ÇED Olumsuz ve İptal/İade Kararları" bölümlerinde yayımlanmakta olup, sektör bazında sorgulama yapılarak kararlara ve bunların dağılımlarına ulaşılabilmektedir.