6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde kurulan konteyner ve çadır kentlerde yaşayan kadın ve çocuklara sunulan hizmetlere ilişkin
Kaynak göster
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti), 5 Şubat 2026 tarihinde 7/40518 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 193 gün sonra, 17 Ağustos 2026).
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti, Batman). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde kurulan konteyner ve çadır kentlerde yaşayan kadın ve çocuklara sunulan hizmetlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40518, 5 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40518-6-subat-2023-tarihli-depremlerden-etkilenen-illerde-kurulan-konteyner-ve-cadir-kentlerde-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/87215a4e-76a5-44a9-a195-019c4221bdb9
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 193 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği depremlerin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen, bölge halkı iktidarın "yara sarma" vaatlerinin gölgesinde sistematik bir belirsizliğe ve mülksüzleştirme politikalarına mahkum edilmiştir. Depremin ilk gününden itibaren ortaya çıkan koordinasyonsuzluk, bugün yerini planlı bir
"mekânsal adaletsizliğe" bırakmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bakanlık eliyle yürütülen bu süreç; depremi bir felaketten ziyade, sermaye aktarımı için bir fırsata dönüştürme pratiği sergilemektedir. Özellikle 6306 sayılı kanunda yapılan değişikliklerle hayata geçirilen "Rezerv Alan" ilanları, yurttaşların en temel hakkı olan mülkiyet hakkını gasbetmekte; Hatay?'dan Adıyaman'a kadar kentlerin tarihsel, kültürel ve demografik yapısını "kentsel dönüşüm" adı altında tasfiye etmektedir. Kentin gerçek sahipleri olan yerel halk, meslek odaları ve sivil toplum bileşenleri karar alma süreçlerinden dışlanarak, kentler hafızasız ve kimliksiz birer şantiyeye dönüştürülmektedir.
Öte yandan, ekolojik yıkım bölgede ikinci bir felaket olarak sürmektedir. Kontrolsüz enkaz kaldırma çalışmaları, asbestli tozlar ve zehirli atıkların tarım arazilerine, su havzalarına dökülmesi; bölge halkının geleceğini kanser ve kronik hastalıklar kıskacına almıştır. Sosyal devlet ilkesinin gereği olan "ücretsiz ve güvenli barınma hakkı" ihlal edilmiş, barınma sorunu bir "borçlandırma" mekanizmasına evrilmiştir.
Bu bağlamda,
Depremin ardından bizzat Cumhurbaşkanı ve Bakanlığınız tarafından verilen "bir yıl içinde tüm konutlar teslim edilecek" sözü, bugün itibarıyla yüzde kaç oranında gerçekleşmiştir? Kaç bin depremzede halen kış koşullarında, "geçici" denilen konteynerlarda yaşamaya zorlanmaktadır?
Depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen, bölgede halen konteyner kentlerde ve geçici barınma alanlarında yaşamını sürdüren yurttaş sayısı kaçtır? Bu yurttaşların kalıcı konutlarına geçişi için öngörülen net tarih nedir?
Deprem bölgesindeki inşaat ve altyapı ihaleleri hangi usulle (pazarlık/açık ihale) yapılmıştır? Bu ihalelerin toplam tutarı nedir ve en büyük payı alan ilk 5 şirket hangisidir?
Deprem bölgesinde gelişigüzel dökülen molozlardan kaynaklı havada asılı asbest oranını Ölçen istasyon sayısı kaçtır? Bu veriler kamuoyu ile neden şeffaf paylaşılmamaktadır?
Bölgede artan solunum yolu hastalıkları ve kanser vakaları ile kontrolsüz döküm sahaları arasındaki korelasyona dair bir inceleme başlatılmış mıdır?
Enkaz döküm alanlarının tarım arazilerine, sulak alanlara ve yerleşim yerlerine yakınlığı nedeniyle oluşan ekolojik tahribata dair Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Başta Hatay olmak üzere, tarihi ve kadim kent merkezlerinin planlaması yapılırken o kentlerin özgün dokusu, inanç merkezleri ve çok kültürlü yapısı neden yok
4YOS19 sayılmaktadır? Şehirlerin hafızasını silerek "tek tip" TOKİ estetiğine mahkum etmek
Bakanlığınızın bilinçli bir politikası mıdır?
Engelli depremzedelerin yeni inşa edilen konutlara ve şehir altyapısına erişimi konusunda "erişilebilirlik" standartları ne ölçüde uygulanmaktadır?
Hak sahiplerine teslim edilen veya edilecek olan konutların maliyet hesaplamaları neye göre yapılmaktadır? Ücretsiz barınma hakkı kapsamında olması gereken afet konutları için depremzedelere uygulanan geri ödeme planları ve faiz oranları sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?
LOS13
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
1. Depremin ardından bizzat Cumhurbaşkanı ve Bakanlığınız tarafından verilen "bir yıl içinde tüm konutlar teslim edilecek" sözü, bugün itibarıyla yüzde kaç oranında gerçekleşmiştir? Kaç bin depremzede halen kış koşullarında, "geçici" denilen konteynerlarda yaşamaya zorlanmaktadır?
2. Depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen, bölgede halen konteyner kentlerde ve geçici barınma alanlarında yaşamını sürdüren yurttaş sayısı kaçtır? Bu yurttaşların kalıcı konutlarına geçişi için öngörülen net tarih nedir?
3. Deprem bölgesindeki inşaat ve altyapı ihaleleri hangi usulle (pazarlık/açık ihale) yapılmıştır? Bu ihalelerin toplam tutarı nedir ve en büyük payı alan ilk 5 şirket hangisidir?
4. Deprem bölgesinde gelişigüzel dökülen molozlardan kaynaklı havada asılı asbest oranını ölçen istasyon sayısı kaçtır? Bu veriler kamuoyu ile neden şeffaf paylaşılmamaktadır?
5. Bölgede artan solunum yolu hastalıkları ve kanser vakaları ile kontrolsüz döküm sahaları arasındaki korelasyona dair bir inceleme başlatılmış mıdır?
6. Enkaz döküm alanlarının tarım arazilerine, sulak alanlara ve yerleşim yerlerine yakınlığı nedeniyle oluşan ekolojik tahribata dair Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?
7. Başta Hatay olmak üzere, tarihi ve kadim kent merkezlerinin planlaması yapılırken o kentlerin özgün dokusu, inanç merkezleri ve çok kültürlü yapısı neden yok sayılmaktadır? Şehirlerin hafızasını silerek "tek tip" TOKİ estetiğine mahkum etmek Bakanlığınızın bilinçli bir politikası mıdır?
8. Engelli depremzedelerin yeni inşa edilen konutlara ve şehir altyapısına erişimi konusunda "erişilebilirlik" standartları ne ölçüde uygulanmaktadır?
9. Hak sahiplerine teslim edilen veya edilecek olan konutların maliyet hesaplamaları neye göre yapılmaktadır? Ücretsiz barınma hakkı kapsamında olması gereken afet konutları için depremzedelere uygulanan geri ödeme planları ve faiz oranları sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?
CEVAPLAR
1,2,9) Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra deprem bölgesindeki acil yaşamsal ihtiyaçların karşılanması ve kalıcı barınmanın tesis edilmesi amacıyla Bakanlığımızın koordinasyonunda bölgedeki kalıcı konutların yapım süreci tüm illerde eş zamanlı olarak hızlı bir şekilde organize edilmiştir. Afet sonrası mekânsal karar alma süreçlerinde hazırlanan imar planlarında konut alanları ile birlikte ihtiyaç duyulan kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarının da oluşturulmasıyla toplumun yalnızca fiziksel değil, sosyal olarak da yeniden inşası hedeflenmiştir. Eğitim, sağlık, ibadet ve yeşil alan gibi donatılar ile mahalle ölçeğinde bütünlük sağlanırken; yerleşimlerin altyapı ve ulaşım sistemlerine entegrasyonu da detaylı bir biçimde planlanmıştır. Ayrıca altyapı inşası süreçleri de üstlenilmiş; su, kanalizasyon, enerji ve iletişim hatlarından ulaşım yollarına kadar tüm altyapı unsurları, eşzamanlı ve bütüncül biçimde projelendirilmiş olup bu doğrultuda inşa süreçleri yürütülmüştür.
06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler nedeniyle deprem felaketinden etkilenen il ve ilçe merkezlerinde yıkılan veya hasar gören yapı ve alanların, yeniden inşa ve ihya edilmesine yönelik uygulamalar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. işbirliği ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız koordinasyonunda yürütülmüş olup; bu kapsamda, deprem bölgesinde yürütülen proje ve yapım faaliyetlerine ilişkin olarak, 455 bin 357 adet bağımsız birimin dağıtım işlemleri tamamlanmıştır.
3) TOKİ, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olup, tüm ihalelerini; 4734 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ve yine aynı Kanununun "Temel İlkeler" başlıklı 5 inci maddesi "saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur." hükmü doğrultusunda gerçekleştirmektedir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun "İhaleye katılımda yeterlik kuralları" başlıklı 10 uncu maddesinde "ekonomik ve mali yeterliğin belirlenmesi" ve "mesleki ve teknik yeterliğin belirlenmesi" şeklinde iki genel başlık olarak belirlenmiştir. İhalelerimize katılan tüm istekli firmalar anılan kriterler çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmektedir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, idarelerin ihale esnasında ve sonrasında yapması gerekenleri 36, 37, 38 ve 40. maddelerde açıklamaktadır. Teklifler 36. madde çerçevesinde açılmakta olup, ekonomik açıdan en avantajlı teklif 37. ve 38. maddeler çerçevesinde belirlenerek, 40. maddeye istinaden ihaleler karara bağlanmaktadır. Yapılan ihalelerde ekonomik açıdan en avantajlı teklif, geçerli tekliflerden en düşük fiyat esasına göre belirlenmektedir. Bir başka ifadeyle, geçerli teklifler belirlendikten sonra en düşük fiyat teklif eden istekliye ihale edilmektedir.
Ülkemizde 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem nedeniyle "Genel Hayata Etkililik Oluru" alınan afet bölgesinde hayatın süratli bir şekilde normale dönmesi, hızlı bir şekilde barınma ihtiyaçlarının kalıcı olarak sağlanmasının temini ve vatandaşlarımızın mağduriyetinin acil giderilmesi zarureti doğmuştur. Bu doğrultuda söz konusu işin ihalesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun "Pazarlık Usulü" başlıklı pazarlık usulü ile ihale yapılabilecek durumların belirtildiği 21'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi "Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen ...... veyahut idare tarafindan önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması." hükmüne göre ihalenin; pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi ön görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununda pazarlık usulü ile ihalesi yapılacak işlerde en az 3 (üç) istekli firmadan teklif alınması öngörülmüşken, İdaremizce yapılan ihalelerde rekabeti en üst seviyeye çıkarmak için "iştigal alanlarında uzman, iş programını aksatmadan hızlı iş yapma kabiliyetine sahip, idaremizde büyük ölçekte proje tamamlamış, projelerin belirlenen niteliklerine göre ve zamanında iş tamamlama potansiyeline ve deneyimine, mesleki-teknik ile ekonomik ve mali yeterliliğe sahip olan her bir ihale için 8 ile 20 arasında istekli firma davet edilmektedir.
TOKİ tarafından pazarlık usulü ile gerçekleştirilen ihalelere davet edilen ve teklif kullanan istekli firma sayısı açık ihale usulü ile yapılan ihalelere katılan istekli firma sayısının çok üzerindedir. Kamu İhale Kanunun 36.-37. ve 38. maddeleri çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde geçerli teklifler tespit edilmiş, en düşük fiyat teklif eden istekliye iş ihale edilmektedir. Gerek katılım sağlayan istekli firma sayısı gerekse ihalelerde oluşan fiyat açısından; saydamlık, rekabet, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması gibi temel ilkelere uygun olarak ihaleler sonuçlandırılmaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunun "Pazarlık Usulü" başlıklı 21'inci maddesinin ikinci fıkrasında" (b), (c) ve (f bentlerinde belirtilen hallerde ilan yapılması zorunlu değildir. İlan yapılmayan hallerde en az üç istekli davet edilerek, yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenir." hükmü bulunmaktadır. Bu doğrultuda 4734 sayılı Kanun'un 21'inci maddesinin (b) bendi kapsamında gerçekleştirilen ihalelerde ilan yapılmasının zorunluğu bulunmamaktadır. Ancak, İdaremizce yapılan gerek açık ihale usulü gerekse pazarlık usulü olan tüm ihalelerimiz elektronik ortamda e-ihale olarak yapılmakta, yapılan ihaleler basın yayın kuruluşlarıyla paylaşılmakta ve ihale süreçlerinin her aşaması EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) (o üzerinden yürütülmekte ve ihale sonuçları yayınlanarak kamuoyunun denetimine sunulmaktadır. 4,5,6) Depremler sonrasında oluşan yıkıntı atıklarının çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla, geçici depolama ve nihai döküm alanlarının belirlenmesi sürecinde ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde gerekli teknik ve çevresel değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu kapsamda; söz konusu alanların seçiminde tarım arazileri, içme ve kullanma suyu havzaları, sulak alanlar, yerleşim alanları, taşkın riski taşıyan bölgeler ile ekolojik açıdan hassas alanlar dikkate alınmakta; sahaların topoğrafik ve jeolojik özellikleri, zemin geçirgenliği ve çevresel etkileri uzman akademisyenlerin de yer aldığı komisyonlar marifetiyle değerlendirilmektedir.
Ayrıca, yıkıntı atıklarının çevreye olası etkilerinin kontrol altına alınmasına yönelik olarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde izleme, denetim ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülmekte olup, süreç Valilikler koordinasyonunda ilgili kurumların iş birliğiyle sürdürülmektedir.
7) Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından hayata geçirilen tüm sosyal konut projeleri ve sosyal donatılar kentlerin sosyal yapısı, tarihi ve kültürel özellikleri, demografik dinamikleri ve yerel mimari karakteri dikkate alınarak planlanmaktadır. Tasarım sürecinde her kentin geleneksel konut dokusunun korunması hedeflenirken, bölge halkının ihtiyaç ve beklentileri de göz önünde bulundurulmaktadır. Projelerde yatay mimari anlayışı benimsenmekte, yerel iklimsel ve kültürel değerleri yansıtan mimari yaklaşımlar korunmaktadır. Ayrıca mahalle kültürünü destekleyen sosyal yaşam alanlarının oluşturulması önemli bir tasarım yaklaşımı olarak öne çıkmaktadır.
8) Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın konut projelerinde avan projeden son uygulama-detay projelerine kadar evrensel standartlarda engelli normlarına uygun çözümler kullanılmaktadır. Bu çerçevede bina girişlerinde engelli rampası, asansör boyutları, ortak alanların kullanım detayları, peyzaj uygulamaları başta olmak üzere mevcut mevzuat kapsamındaki engelli kullanımına uygunluklar TOKİ tarafından titizlikle gözetilmektedir.