İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40614 GEÇ CEVAPLANDI · 133 GÜN

Hakkari'deki bir maden ocağında hayatını kaybeden bir işçiye ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 16 Şubat 2026 tarihinde 7/40614 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 133 gün sonra, 29 Haziran 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'deki bir maden ocağında hayatını kaybeden bir işçiye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40614, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40614-hakkari-deki-bir-maden-ocaginda-hayatini-kaybeden-bir-isciye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/30698768-a4dc-4216-aed4-019c6a5154b8

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 133 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Hakkâri'nin Çukurca kara yolunda bulunan bir maden ocağında meydana gelen ve 35 yaşındaki Agit Ayaş'ın yaşamını yitirdiği iş cinayeti sonrasında geride kalan eşi ile iki çocuğunun ağır ekonomik ve sosyal koşullar altında yaşam mücadelesi vermek zorunda kalması, münferit bir aile dramının ötesinde; bölge kentlerinde derinleşen bölgesel eşitsizlikler, eğitimde fırsat adaletsizliği, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki yapısal sorunlar ile sosyal koruma mekanizmalarındaki yetersizliklerin kesiştiği çok boyutlu bir kamusal soruna işaret etmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Babalarını bir iş cinayetinde kaybeden çocukların, yağışlı havalarda çamura dönüşen yolları aşarak eğitime erişmeye çalışması; coğrafi dezavantajların ve altyapı ihmallerinin çocukların en temel haklarına doğrudan etki ettiğini göstermektedir. Eğitim hakkı, yalnızca okul binalarının varlığıyla sınırlı olmayıp; öğrencilerin güvenli, sürekli ve insan onuruna yakışır koşullarda eğitime erişimini sağlayacak kamusal altyapının oluşturulmasını da zorunlu kılmaktadır. Bölge kentlerinde kırsal yerleşimlerde süregelen ulaşım ve altyapı eksiklikleri, özellikle yoksulluk riski altındaki emekçi ailelerin çocukları açısından eğitimden kopuş riskini büyütmektedir.

Hakkâri ve benzeri bölge kentlerinde gözlemlenen sosyoekonomik tablo; yüksek işsizlik, güvencesiz istihdam ve yaygın gelir kırılganlığı ile karakterizedir. Bu yapısal eşitsizlikler zemininde gerçekleşen bir iş cinayeti, hane düzeyinde ani ve derin bir yoksullaşmaya yol açmakta; ebeveyn kaybı yaşayan çocukların eğitim, sağlık ve gelişim haklarını doğrudan tehdit etmektedir. Bu durum, kuşaklar arası yoksulluğun yeniden üretildiği bir döngüyü beslemekte; hak temelli ve kamucu sosyal politika araçlarının güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Madencilik sektörü gibi yüksek riskli iş kollarında meydana gelen iş cinayetleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinin etkinliği ile kamu otoritelerinin önleyici sorumluluğunu doğrudan gündeme getirmektedir. İş cinayetlerinin önlenmesi, yalnızca teknik bir çalışma yaşamı meselesi değil; emekçilerin yaşam hakkını, aile bütünlüğünü ve çocukların geleceğini ilgilendiren temel bir kamusal sorumluluktur. İş cinayeti sonucu geride kalan aile bireylerinin korunması ve desteklenmesi ise sosyal devlet ilkesinin somut bir gereğidir. Lok

Anayasa'nın 2'nci maddesinde tanımlanan sosyal hukuk devleti ilkesi ile 42'nci maddede güvence altına alınan eğitim hakkı; devletin çocukların eğitime fiili ve eşit koşullarda erişimini sağlama yönünde pozitif yükümlülükler üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi de ebeveyn kaybı yaşayan ve yoksulluk riski altındaki çocukların özel olarak korunmasını ve desteklenmesini bağlayıcı bir yükümlülük haline getirmektedir.

Bu çerçevede Agit Ayaş'ın ailesinin yaşadığı durum; yalnızca acil sosyal destek ihtiyacını değil, aynı zamanda bölge kentlerinde eğitim altyapısının güçlendirilmesini, kırsal ulaşım koşullarının iyileştirilmesini, işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinin etkinleştirilmesini ve ebeveyn kaybı yaşayan çocuklara yönelik bütüncül sosyal politika mekanizmalarının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Yaşanan iş cinayeti, bölgesel eşitsizliklerin eğitim ve ekonomik kırılganlıklarla birleştiğinde çocukların temel haklara erişimini ciddi biçimde zayıflattığını göstermekte; ilgili kamu kurumlarının koordineli, şeffaf ve hesap verebilir politikalarla derhal harekete geçmesini gerektirmektedir. Bu nedenle, söz konusu vakaya ilişkin somut idari işlemlerin ve bölge kentlerinde yapısal sorunların giderilmesine yönelik politika ve uygulamaların açıklığa kavuşturulması amacıyla ilgili bakanlıkların gerekli girişimlerde bulunması elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Agit Ayaş'ın yaşamını yitirdiği maden işletmesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri hangi sıklıkta yapılmıştır ve bu denetimlerde hangi bulgulara ulaşılmıştır?

  2. Söz konusu iş cinayetine ilişkin yürütülen idari inceleme ve soruşturmanın mevcut durumu nedir?

  3. Madencilik gibi yüksek riskli sektörlerde iş cinayetlerinin önlenmesine yönelik denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni bir düzenleme planlanmakta mıdır?

  4. İş cinayeti sonucu ebeveyn kaybı yaşayan ailelere yönelik sosyal güvenlik ve tazminat süreçlerinin hızlandırılması için hangi tedbirler alınmaktadır? Bu kapsamda Agit Ayaş'ın geride bıraktığı ailesinin sosyal güvenlik hakları ve tazminat süreçleri hangi aşamadadır ve söz konusu ailenin maddi ve sosyal açıdan desteklenmesi için özel bir işlem tesis edilmiş midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 24.02.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1805220 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından yöneltilen 7/40614 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"5310 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 20nci maddesinin birinci fıkrasına göre iş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm geliri, 32 nci maddesine göre sigortalının hizmetlerine ilişkin şartların yerine gelmesi halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmakta, ayrıca vefat eden sigortalıların hak sahiplerine cenaze ödeneği ve gelir/aylık almakta olan kız çocuklarının evlenmeleri halinde taraflarına evlenme ödeneği verilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen iş kazası soruşturmalarında; olayın iş kazası olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunanların tespiti, sigortalı ve hak sahipleri için kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hakların kusurlu kişilere rücu edilmesi hususlarına yönelik tespitler yapılmakta olup, bahse konu soruşturmalar sonucu düzenlenen raporlar gerekli iş ve işlemlerin tesisi için SGK'nın ilgili birimlerine intikal ettirilmektedir.

Bununla birlikte, çalışma hayatına ilişkin Bakanlığımızca yürütülen teftişler, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınmak suretiyle programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin tamamının veya bir kısmının uygulanmasının denetlenmesi amacıyla ve hedef koyularak gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığımıza intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır. nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.

. Bilgilerinize arz ederim.

Prof. Dr. Vedat IŞIKAAN Bakan

Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Talafan- (219) 9a£ An nn

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir