İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40789 CEVAPLANMADI

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan bir değişikliğe ilişkin

Kaynak göster

Ali Karaoba (CHP), 6 Şubat 2026 tarihinde 7/40789 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Ali Karaoba (CHP, Uşak). “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan bir değişikliğe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40789, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40789-657-sayili-devlet-memurlari-kanunu-nda-yapilan-bir-degisiklige-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ccbae8cc-babb-4945-8c3e-019c42e4a009

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 251 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.

Op. Dr. Ali KARAOBA

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda Torba Kanun yoluyla yapılan son değişiklikler, teknik bir düzenleme gibi sunulsa da memurların çalışma hayatını doğrudan etkileyen, hukuki güvenceyi zayıflatan ve çalışma barışını bozan ciddi sonuçlar doğurma riski taşımaktadır. Özellikle aday memurlar ve disiplin süreçleri açısından yapılan bu değişiklikler, kamu personel rejiminin temel ilkeleri olan hukuk güvenliği, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Son düzenlemeyle birlikte aday memurların memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin yetkinin fiilen ilk disiplin amiri seviyesine kadar indirilmiş olması, kamu yönetiminde keyfiliğe açık bir alan yaratmaktadır. Aday memurların zaten kadroya geçmemiş olmaları nedeniyle kırılgan bir statüde bulunduğu dikkate alındığında, tek bir amirin değerlendirmesiyle meslekten çıkarılma ihtimali; liyakat ilkesini zedeleyen, kişisel uyumsuzlukları ve baskıyı kurumsallaştıran bir sonuç doğurmaktadır. Öte yandan disiplin soruşturmasına konu fiillerde zaman aşımı süresinin bir aydan iki yıla çıkarılması, savunma hakkı açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Uzun süre sonra başlatılan soruşturmalarda delillere erişimin zorlaşması, tanıkların hatırlayamaması ve belgelerin kaybolması gibi nedenlerle adil bir disiplin süreci yürütülmesi fiilen imkânsız hâle gelmektedir. Bu durum, memurlar üzerinde sürekli bir belirsizlik ve tedirginlik yaratmakta; "geçmişten bir dosya çıkar mı" kaygısını kalıcı hâle getirmektedir.

Diğer önemli bir nokta; idarenin bir fiili bildiği hâlde uzun süre işlem yapmamasına imkân tanıyan bu düzenlemenin, disiplin yetkisini bir yönetim aracı olmaktan çıkarıp bir baskı ve sindirme aracına dönüştürme riskidir. Özellikle engelli memurlar, aday memurlar ve hak arama mücadelesi veren kamu çalışanları açısından bu belirsizlik, suskunluğa zorlayıcı bir etki yaratmaktadır. Disiplin hukukunun amacı düzeni sağlamak olmalı; çalışanı korku altında tutmak olmamalıdır. Bu değişiklikler, idarenin elini güçlendirirken kamu çalışanlarının hukuki ve psikolojik güvencesini zayıflatmakta; kamu hizmetinin tarafsızlığına ve çalışma barışına zarar vermektedir. Bu bağlamda,

SORULAR

  1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda aday memurların memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin yetkinin fiilen ilk disiplin amiri seviyesine indirilmesinin gerekçesi nedir?

  2. Bu düzenlemenin keyfi uygulamalara ve kişisel husumetlere yol açabileceği yönündeki eleştiriler Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?

  3. | 3- Disiplin soruşturmasına konu fiillerde zaman aşımı süresinin bir aydan iki yıla çıkarılmasının, savunma hakkını zayıflatacağı ve adil yargılanma ilkesini ihlal edeceği yönündeki kaygılar neden dikkate alınmamıştır?

  4. İdarenin bildiği hâlde işlem yapmayıp uygun gördüğü bir zamanda disiplin süreci başlatabilmesine imkân tanıyan bu düzenleme, kamu çalışanları üzerinde bir baskı aracına dönüşmeyecek midir?

  5. Bu düzenlemelerin özellikle aday memurlar ve engelli memurlar üzerindeki psikolojik ve mesleki etkilerine ilişkin herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?

  6. 657 sayılı Kanun'da yapılan bu değişikliklerin kamu çalışanlarının sendikal faaliyetleri, ifade özgürlüğü ve hak arama yolları üzerinde caydırıcı bir etki yaratacağı öngörülmüş müdür?

  7. Bakanlığınız, kamu personel rejiminde hukuki güvenliği zayıflatan bu düzenlemeleri geri çekmeyi veya yeniden değerlendirmeyi planlamakta mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir