İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40995 GEÇ CEVAPLANDI · 213 GÜN

İznik Gölü'nün su seviyesinde yaşanan azalmaya ilişkin

Kaynak göster

Orhan Sarıbal (CHP), 20 Şubat 2026 tarihinde 7/40995 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 213 gün sonra, 21 Eylül 2026).

Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “İznik Gölü'nün su seviyesinde yaşanan azalmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40995, 20 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40995-iznik-golu-nun-su-seviyesinde-yasanan-azalmaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/db241ff1-8331-4741-b9dd-019c8eb2b2ea

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 213 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla.

İznik Gölü, Türkiye'nin en önemli doğal tatlı su kaynaklarından biri olmasının yanı sıra, Bursa ve çevresindeki binlerce çiftçi için yaşamsal bir sulama kaynağıdır. Ancak son yıllarda gölde yaşanan hızlı su kaybı, ekolojik bozulma ve artan sanayi baskısı, İznik Gölü'nü ciddi bir çevresel krizin eşiğine getirmiştir.

Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre İznik Gölü'nde su seviyesi 2021-2024 yılları arasında yaklaşık 30-40 cm düşmüş; 2022 yılında 9616, 2023 yılında "040, 2024 yılında ise 9630 oranında su kaybı yaşanmıştır. Uydu verileri de bu tabloyu doğrulamaktadır. Sentinel-3A uydusundan elde edilen ölçümlere göre, maksimum işletme kotu 85,50 metre olan İznik Gölü'nün su seviyesi 30 Eylül 2025 itibarıyla 81,95 metreye gerilemiştir. Bu seviye, gölün güvenli işletme sınırı olarak kabul edilen 83,30 metrelik minimum kotun 1,35 metre altındadır.

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Söz konusu düşüş, İznik Gölü'nün 2013 yılındaki en dolu seviyesine kıyasla yaklaşık 2,51 metre; maksimum işletme kotuna göre ise 3,55 metrelik bir kayba işaret etmektedir. Bu miktar, yaklaşık 232 milyon metreküplük bir su hacminin kaybı anlamına gelmektedir. Ayrıca, 21 Nisan 2025 tarihinde ölçülen ve yılın en yüksek seviyesi olan 82,74 metrenin dahi minimum işletme kotunun altında kalması, sorunun mevsimsel değil; yapısal ve kalıcı bir nitelik kazandığını açıkça ortaya koymaktadır.

İznik Gölü Keramet Sulama Birliği tarafından Orhangazi muhtarlarına gönderilen bir yazıda ise; Bursa İl Kuraklık Kriz Merkezi ve DSİ 1. Bölge Müdürlüğü kararları doğrultusunda, 18 Kasım 2025 tarihinde yapılan İl Kuraklık Kriz Merkezi toplantısında tarımsal sulama amacıyla İznik Gölü'nden verilen su desteğinin kısıtlanacağı bildirilmiştir. Göl su kotunun minimum işletme kotunun altına düşmesi nedeniyle gölden sulama suyu verilmeyeceği, ancak gelen akımların artması ve göl kotunun yükselmesi durumunda kararın sulama sezonu öncesinde yeniden değerlendirileceği ifade edilmiştir. Bu karar sonucunda 16 bin 28 hektarlık tarım arazisinin sulama suyundan mahrum kalacağı açıklanmıştır.

Öte yandan, DSİ 1. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Tarım ve Orman Bakanlığı'na sunulan kuraklık raporunda, sorunun yalnızca tarımsal sulama boyutuyla ele alındığı görülmektedir. Oysa İznik Gölü'nden çok sayıda sanayi

• kuruluşu doğrudan ya da dolaylı olarak su kullanmaktadır. Sanayi kullanımına ilişkin kapsamlı, şeffaf ve kamuoyuna açık bir değerlendirme raporda yer almamaktadır.

Bilimsel çalışmalar ise sorunun yalnızca kuraklıkla sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Haziran 2025'te yayımlanan ve İznik Gölü Havzası'ndaki arazi kullanım değişimlerinin hidrolojik etkilerini inceleyen SWAT* modellemesine dayalı bir araştırmada; kentsel alanların genişlemesi ve orman alanlarının azalmasının, yüzey akışını artırdığı, yeraltı suyu süzülmesini ise azalttığı tespit edilmiştir. Bu durum, havzanın toplam su verimini olumsuz etkilemektedir.

1990-2018 döneminde İznik Gölü Havzası'nda ulaşım ve madencilik alanlarının O hektardan 730 hektara çıktığı, ticari ve sanayi alanlarının ise 40461,5 oranında artarak 130 hektardan 730 hektara yükseldiği görülmektedir. Aynı dönemde tarım alanlarında yalnızca "67'lik sınırlı bir artış yaşanmıştır. Bu veriler, sanayi, madencilik ve yapılaşmanın gölün su dengesini bozduğunu açıkça göstermektedir.

Buna ek olarak, gölü besleyen kaynakların zayıflaması, yeraltı sularının yoğun kullanımı ve İznik çevresindeki sanayi tesislerinin göl suyunu doğrudan ya da dolaylı biçimde aşırı kullanması krizi derinleştirmektedir. Bu kapsamda, 1998 yılından bu yana çok sayıda yargı kararına rağmen faaliyetini sürdüren ABD merkezli Cargill firmasının, kendisine ücretsiz tahsis edilen 6 yeraltı su kuyusundan yılda 1 milyon metreküpün üzerinde su çektiği iddia edilmektedir.

Benzer şekilde, Gemlik Gübre Fabrikası'nın da 2021 yılına kadar ne kadar su kullandığı bilinmemekte; 2021 yılında sayaç takılmasıyla birlikte yıllık 10 milyon metreküplük bir su kullanım anlaşması yapıldığı ifade edilmektedir.

Son olarak basın aracılığıyla kamuoyuna yansıdığı üzere İznik Gölü 16 Şubat 2026 itibariyle 200 metre çekilmiş, su seviyesi daha yaz gelmeden kritik seviyeye düşmüştür. Tüm bu veriler ışığında; İznik Gölü'nde yaşanan su kaybının yalnızca kuraklık ve tarımsal sulamayla açıklanamayacağı, sanayi, madencilik, yapılaşma ve yetersiz denetimlerin gölü geri dönülmez bir krize sürüklediği açıktır. Kamu yararı gözetilmeden sürdürülen bu uygulamaların, hem doğa hem de bölge halkı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı endişesiyle aşağıdaki soruların yanıtlanması zorunlu hale gelmiştir.

SORULAR

  1. İznik Gölü'nün 2013 yılından bugüne kadar yıllık bazda su seviye ölçümleri nelerdir? Bu ölçümler hangi kurumlar tarafından, hangi yöntemlerle yapılmaktadır?

  2. İznik Gölü'nde 2013 yılına kıyasla oluşan yaklaşık 232 milyon metreküplük su kaybının yıllara göre dağılımı nedir? Bu kaybın ne kadarı tarımsal sulama, ne kadarı sanayi kullanımı, ne kadarı buharlaşma ve iklim koşullarından kaynaklanmaktadır? .

  3. DSİ 1. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan kuraklık raporlarında, sanayi tesislerinin İznik Gölü'nden doğrudan veya dolaylı su kullanımı neden yer 5 almamaktadır? Bu raporların kapsamı hangi gerekçeyle tarımsal sulamayla sınırlandırılmıştır?

  4. İznik Gölü havzasında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin sayısı kaçtır? Bu tesislerin her birinin yıllık su kullanım miktarları, kullandıkları suyun kaynağı (göl, yeraltı suyu, yüzey suyu) ve izin durumları nelerdir?

  5. İznik Gölü'nden tarım dışı amaçlarla su kullanım izni hangi firma ve kuruluşlara verilmiştir? Bu izinler kapsamında çekilen su miktarları ne kadardır? Söz konusu su kullanımlarına ilişkin bugüne kadar herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa; denetim tarihleri, denetlenen firmalar ve tespit edilen ihlaller nelerdir? Herhangi bir denetim yapılmadıysa, İznik Gölü'ndeki hızlı su kaybı ve ekosistem riski dikkate alınarak denetim yapılması planlanmakta mıdır?

  6. İznik Gölü Keramet Sulama Birliği'ne iletilen kısıtlama kararları öncesinde, sanayi su kullanımıyla ilgili herhangi bir azaltım, kota veya kesinti kararı alınmış mıdır? Alındıysa hangileridir, alınmadıysa gerekçesi nedir?

  7. İznik Gölü Havzası'nda 1990—2018 döneminde sanayi, madencilik, ulaşım ve yapılaşma alanlarının artışına rağmen, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından havza yönetim planı neden uygulanmamıştır?

  8. İznik Gölü'nü besleyen yeraltı su kaynaklarının mevcut durumu nedir? Son 10 yılda havzada açılan yeraltı su kuyusu sayısı kaçtır ve bunların kaçı sanayi kullanımına yöneliktir.

  9. Gemlik Gübre Fabrikası'nın 2021 yılı öncesinde kullandığı su miktarlarına ilişkin kayıtlar neden mevcut değildir? 2021 yılında yapılan 10 milyon metreküplük su kullanım anlaşmasının hukuki ve teknik gerekçesi nedir?

  10. İznik Gölü'nün mevcut gidişatı dikkate alındığında, gölün ekosisteminin geri dönülemez biçimde zarar görmesi riskine karşı Bakanlığınızın kısa, orta ve uzun vadeli somut koruma planı var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.

Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.

Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.

Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.

Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin ve farkındalığının oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.

Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.

Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.

Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla sulama randımanının 2030 yılına kadar "060, 2050 yılına kadar 965 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.

Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile buna ilişkin eylemler belirlenmiştir.

Bu kapsamda tarımsal sulamada suyun daha verimli, ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde kullanılmasını sağlamak üzere; e Kapalı sistemler aracılığıyla suyun iletimi ve dağıtımının sağlanması, e. Tarla içi basınçlı sulama yöntemlerinin (damla ve yağmurlama) yaygınlaştırılması, e Yağmur suyu hasadı ve su biriktirme yapılarının oluşturulması,

" o Arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada değerlendirilmesi,

" Parsel bazlı sulama ölçümlerinin gerçekleştirilmesi,

" Bitki su ihtiyacını gerçek zamanlı olarak belirleyen izleme, sensör ve karar destek teknolojilerinin kullanılması,

" Sulama zamanlamasının planlanarak suyun en uygun zaman dilimlerinde uygulanması, çi TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İZ Strateji Geliştirme Başkanlığı

" Gece sulaması yoluyla buharlaşma ve iletim kayıplarının azaltılması,

" Çiftçilere yönelik eğitim, bilgilendirme ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması öncelikli uygulama alanları olarak ele alınmaktadır.

Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeler, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.

Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.

Şu ana kadar Akarçay, Aras, Batı Akdeniz, Burdur, Büyük Menderes, Çoruh, Gediz, Konya, Kuzey Ege, Küçük Menderes, Meriç-Ergene, Sakarya, Seyhan ve Susurluk olmak üzere 14 havzada SSTP tamamlanmıştır. Antalya, Batı Karadeniz, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Kızılırmak, Marmara ve Yeşilırmak olmak üzere 7 havzada SSTP çalışmaları devam etmektedir.

SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 5 farklı kuraklık senaryosu (normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.

İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.

Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.

Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır.

" Sulamaalanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi, " İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, e Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi, al TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI A Strateji Geliştirme Başkanlığı e Gözlem ağının geliştirilmesi, e Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması, e Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması, e Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve e Kuraklık farkındalığının artırılması.

Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.

Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.

IV. Tarım Orman Şürasında iklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili hedefler doğrultusunda kısa orta ve uzun vadeli stratejiler belirlenmiş olup şura sonuç bildirgesinde; iklim değişikliği etkilerine dayanıklı yeni bitki çeşitlerinin ve hayvan ırklarının geliştirilmesi ile kuraklık ve aşırı hava olaylarına karşı erken uyarı ve dijital kuraklık izleme sisteminin kurulması kararları alınmıştır.

Ulusal Su Kurulu'nun 3. toplantısında alınan karar doğrultusunda kuraklık riski taşıyan öncelikli göller olarak belirlenen Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerine yönelik eylem planı çalışmaları ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde yürütülmektedir. Bu kapsamda sulama sistemlerinin modernizasyonu, ürün deseni değişikliği ve kısıntılı sulama uygulamaları, havzalar arası su transferi, içme ve kullanma suyu şebekelerinde kayıpların azaltılması, kullanılmış suların yeniden kullanımı ve su verimliliğine yönelik önlemler içeren "Göl Eylem Planları" hazırlanmaktadır. 25 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen Kuraklık Riski Altındaki Göller Çalıştayı ile söz konusu eylem planlarının uygulanabilirliğini artırmaya yönelik tematik masa başı çalışmalar gerçekleştirilmiştir.

Eğirdir ve Burdur Göl Eylem Planları kamuoyu ile paylaşılmıştır. İznik Gölü için de göl eylem planı hazırlık çalışmaları tamamlanmıştır.

İznik Gölü'nden doğrudan su kullanan sanayi kuruluşu sadece Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'dir. Diğer taraftan 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde Devlet Su İşleri (DSİ) 1. Bölge (Bursa) Müdürlüğüne yapılan başvurulara istinaden hak sahiplerine emniyetli rezervin tamamı tahsis edilmiş olup söz konusu havza tahsise kapatılmıştır. Bu kapsamda şu ana kadar yapılan tahsislerden sanayi kuruluşları için verilen tahsis miktarı yaklaşık 9 milyon m? olup söz konusu tahsislerin su tüketimleri sayaç takılarak takip edilmekte ve denetlenmektedir.

DSİ Genel Müdürlüğümüz ile Gemlik Gübre Sanayi Anonim Şirketi arasında 27.05.2021 tarihinde imzalanan Protokol'ün 4.1. maddesinde "Şirket'e tahsis edilen su miktarı maksimum 10 milyon m? tür." hükmüne rağmen Gemlik Gübre Sanayi Anonim Şirketine verilen su miktarı 8 milyon m? e düşürülmüştür. Protokol'ün 4.2. maddesine göre İznik terfi istasyonu çıkışına elektromanyetik debimetre takılmış olup debimetre ile yıllık, aylık, günlük, anlık ve toplam olarak ne kadar su çekildiği tespit edilmektedir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

İznik Gölü ve çevresinde yer alan havza 26.10.1967 tarihli ve 12755 sayılı Resmi Gazete ilanına göre Yer Altı Suyu İşletme Sahası olarak ilan edilmiş ve emniyetli rezervi 29,66 milyon m? olup tamamı tahsis edilmiştir.

İznik Gölü'nden son 5 (beş) yılda ortalama tarımsal sulama için 42 milyon m?, Gemlik Gübre Sanayi A.Ş ise ortalama 8 milyon m? su kullanmıştır.

İznik Gölü'nde, Devlet Su İşleri (DSİ) 1. Bölge (Bursa) Müdürlüğümüzce su seviye ölçümleri düzenli olarak yapılmakta olup 2013 yılında yaklaşık 84 metre olan su seviyesi, 2026 yılı Eylül ayı itibarıyla 82,09 metre seviyelerindedir.

Son yıllarda İznik Gölü'nde göl seviyesinde gözlenen düşüşün temel nedenleri arasında iklim değişikliğine bağlı olarak yağışların azalması ve sıcaklık artışına bağlı buharlaşma miktarındaki artışın etkili olduğu değerlendirilmektedir. Gölde yaşanan su kaybının yaklaşık 9080'i buharlaşma yoluyla gerçekleşmektedir.

İznik Gölü'nün sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla Gemlik Gübre A.Ş. tarafından denizden su alınarak arıtılması kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde yapılan desalinasyon projesi "ÇED Olumlu" kararı çıkmasıyla birlikte proje çalışmalarına hız verilmiştir.

Marmara Havza Koruma Eylem Planı; 2013 yılında hazırlanmış olup planda belirlenen tedbirler sorumlu kurumlarca uygulanmaktadır.

İznik Gölü'nün yer aldığı Marmara Havzası için "Marmara Havzası Sektörel Su Tahsis Planı" çalışmalarına 2021 yılında başlanmış olup çalışmalar devam etmektedir.

Marmara Havzası Nehir Havzası Yönetim Planı çalışmaları da devam etmekte olup plan ile İznik Gölü'nün de yer aldığı Marmara Havzası su kaynaklarının su kalitesinin ve miktarının korunması ve iyileştirilmesi için tedbirler ortaya konulacaktır.

İznik alt havzası 8 adet rasat ve araştırma kuyusu ile izlenmekte ve bu izlemede, ölçülen ve kayıt altına alınan yer altı suyu seviyesine bakıldığında, yer altı suyu ve göl seviyesi ilişkili olup yağış (beslenim) ve çekimin dengede olduğu söylenebilmektedir. Ayrıca, göl etrafında yer alan Nadir Kaynak Grubu, 26.05.2012 tarihli ve 28304 sayılı Resmi Gazete ilanı ile koruma alanı ilan edilmiştir. Bu alt havza, yer altı suyu tahsisine kapalı olduğundan son 10 yılda, göl çevresinde yer alan ovada hangi amaçla olursa olsun herhangi bir kuyu açılmasına izin verilmemiştir. Bu havzada, göl çevresindeki ovada resmi olarak herhangi bir kuyu açılmamıştır.

Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ve Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında deniz suyu, arıtılarak geri kazanılan atık sular, yağmur suları, gri sular gibi geleneksel olmayan (alternatif) su kaynaklarının kullanımına yönelik hukuki zemini güçlendiren adımlar atılmıştır.

Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı doğrultusunda; e Yağmur suyu, gri su, kullanılmış sular, deniz suyu ve acı su gibi alternatif su kaynaklarının kullanımının artırılmasına yönelik strateji ve eylemler belirlenmiştir. Bu kapsamda, alternatif su kaynaklarının kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin geliştirilmesi, teşvik mekanizmalarının oluşturulması, kullanılmış suların yeniden kullanım oranının 2030 yılına kadar 9615 seviyesine çıkarılması ve alternatif su kaynaklarının yaygınlaştırılmasına yönelik eğitim ve uygulama çalışmalarının artırılması hedeflenmektedir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı se Bununla birlikte, endüstriyel kullanımlar da dahil olmak üzere sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir. Yönetmelik gereği; organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve endüstriyel işletmeler için su verimliliği sisteminin kurulması ve su verimliliği belgelendirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yönetmelik gereği yükümlülüğü bulunanlar tarafından öncelikle Mavi Su Verimliliği Belgesinin, ardından en geç 5 yıl içerisinde Yeşil Su Verimliliği Belgesinin alınması zorunlu tutulmuştur. Yönetmelik kapsamında, Yeşil Su Verimliliği Belgesi kriterleri arasında, endüstriyel tesislerde toplam su kullanımının en az 410*unun; organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve endüstri bölgelerinde ise toplam su kullanımının en az "65'inin yağmur suyu, arıtılmış atık su, gri su, deniz suyu ve acı su gibi geleneksel olmayan su kaynaklarından karşılanması kriterleri yer almaktadır. Özetle, önümüzdeki 5 yıl içerisinde, işletmeler ve sanayi bölgeleri tarafından toplam su kullanımlarının asgari *05-10"unun geleneksel olmayan (alternatif) su kaynaklarından karşılanması öngörülmektedir.

" Ayrıca; yağmur suyu hasadı, gri su kullanımı ve arıtılmış atık suların yeniden kullanımına ilişkin su rehberleri hazırlanmış olup su verimliliği resmi internet sitesinde (https://suverimliligi.gov.tr/home/ Yayinlar) yayımlanmaktadır.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir