İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/41032 GEÇ CEVAPLANDI · 228 GÜN

Ağrı'nın Patnos ilçesinde meydana gelen bir kadın cinayeti vakasına ilişkin

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 16 Şubat 2026 tarihinde 7/41032 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 228 gün sonra, 2 Ekim 2026).

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Ağrı'nın Patnos ilçesinde meydana gelen bir kadın cinayeti vakasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41032, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41032-agri-nin-patnos-ilcesinde-meydana-gelen-bir-kadin-cinayeti-vakasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9cd82d92-78e2-4f18-9d44-019c6fef1636

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 228 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili

Ağrı'nın Patnos ilçesine bağlı Özdemir köyünde 28 Ocak tarihinde 35 yaşındaki Güler Özkan, 20 günlük bebeğini emzirdiği sırada evli olduğu erkek tarafından, 8 çocuğunun gözleri önünde ateşli silahla katledilmiştir. Olay anında evde 2 ile 17 yaş arasında 7 çocuk ve yeni doğan bir bebek bulunmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Basına yansıyan bilgilere göre Güler Özkan'ın uzun yıllar sistematik şiddete maruz kaldığı, defalarca kolluk kuvvetlerine başvurduğu ve buna rağmen etkin bir koruma mekanizmasının işletilmediği iddia edilmektedir. Çocukların tanıklıkları, bu cinayetin münferit değil; süreklilik arz eden erkek şiddetinin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu göstermektedir.

Bu cinayet yalnızca bir kadının yaşam hakkının elinden alınması değildir. Aynı zamanda 8 çocuğun gözleri önünde gerçekleşmiş ağır bir travma, devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin somut göstergesi ve kadınlara yönelik sistematik şiddetin kurumsal ihmallerle birleştiği bir vakadır.

İktidarınız tarafından 2025 yılı "Aile Yılı" ilan edilmiş ancak, kadınlar en çok "aile" içinde, en yakınlarındaki erkekler tarafından katledilmektedir. Aileyi kutsarken kadınların yaşam hakkını güvence altına almayan politikalar, kadınları şiddetin içine mahkum eden bir çerçeve üretmektedir. Kadınların güvenliğini sağlamadan aileyi merkeze alan söylemler, şiddeti görünmez kılmakta ve erkek egemen yapıyı güçlendirmektedir. Güler Özkan'ın 8 çocuğunun gözleri önünde, evinin içinde katledilmesi; "aileyi koruma" iddiası ile "kadını koruma" yükümlülüğü arasındaki derin çelişkinin en acı göstergelerinden biridir.

Kadın cinayetleri, etkin uygulanmayan 6284 sayılı Kanun, uzaklaştırma ve koruma kararlarının denetimsizliği, risk analizlerinin yapılmaması ve cezasızlık uygulamaları nedeniyle artarak devam etmektedir. Her kadın cinayeti, yalnızca faili değil; koruma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu otoritelerini de sorumlu kılmaktadır.

Bu kapsamda;

SORULAR

  1. 3) 4) 5)

  2. 8)

    Güler Özkan'ın daha önce kolluk kuvvetlerine yaptığı başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların tarihleri ve içerikleri nedir?

  3. Söz konusu başvurular kapsamında 6284 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir koruma veya uzaklaştırma kararı alınmış mıdır? Alındıysa denetimi nasıl yapılmıştır?

  4. Şiddet faili erkek hakkında daha önce açılmış herhangi bir soruşturma veya dava bulunmakta mıdır?

  5. Olay öncesinde ilgili kurumlar tarafından bir risk analizi yapılmış mıdır? Yapıldıysa risk düzeyi nasıl belirlenmiştir?

  6. Failin silaha erişimi nasıl mümkün olmuştur? Silah ruhsatlı mıdır? Ruhsatlı ise ruhsat verilme kriterleri nelerdir?

  7. Güler Özkan'ın uzun yıllar sistematik şiddete maruz kaldığı ve defalarca kolluk kuvvetlerine başvurduğu iddiaları dikkate alındığında; etkin koruma mekanizmasının işletilmemesinde ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kamu görevlileri, kolluk amirleri ve ilgili kurumlar hakkında herhangi bir idari ya da adli soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise kapsamı nedir? Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

  8. 2024 ve 2025 yıllarında Ağrı ilinde 6284 sayılı Kanun kapsamında kaç kadın koruma talebinde bulunmuştur? Bunların kaçına etkin koruma sağlanmıştır?

  9. Son iki yılda Ağrı'da gerçekleşen kadın cinayetlerinin kaçı daha önce şiddet başvurusunda bulunmuş kadınlardan oluşmaktadır?

  10. 8 çocuğun gözleri önünde gerçekleşen bu cinayet sonrası çocuklara yönelik psikososyal destek planı hazırlanmış mıdır? Bu destek ne kadar süreyle sağlanacaktır?

  11. Devlet korumasına alınan 20 günlük bebeğin bakım ve güvenliği hangi mekanizmalarla sağlanmaktadır?

  12. Bakanlığınız, kadın cinayetlerinde tekrar eden "başvurdu ama korunamadı" gerçeğini ortadan kaldırmak için hangi somut adımları atacaktır?

  13. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadın cinayetlerinde yaşanan artışa ilişkin Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır?

  14. Kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik bağımsız bir izleme ve denetim mekanizması kurulması planlanmakta mıdır?

  15. 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesine rağmen kadın cinayetlerinin önemli bir kısmının aile içinde ve kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından işlendiği gerçeği karşısında, Bakanlığınız bu açık çelişkiyi nasıl açıklamaktadır? "Aile Yılı" ilan edilmesinden bu yana aile içi erkek şiddeti sonucu kaç kadın yaşamını yitirmiştir? Bu sayıların yıllara ve illere göre dağılımı nedir? Bu veriler kamuoyuyla neden düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmamaktadır?

Bakanlığın cevabı

Önerge cevaplandı

Cevap yazısı TBMM kaydında yayımlandığında burada gösterilecek.

TBMM kaydı →

Hata bildir