İzmir'in Kiraz ilçesinde maden sahası olarak ilan edilen bir alana ilişkin
Kaynak göster
Mahir Polat (CHP), 25 Şubat 2026 tarihinde 7/41182 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 31 Mart 2026).
Mahir Polat (CHP, İzmir). “İzmir'in Kiraz ilçesinde maden sahası olarak ilan edilen bir alana ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41182, 25 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41182-izmir-in-kiraz-ilcesinde-maden-sahasi-olarak-ilan-edilen-bir-alana-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/62ea5b91-8c93-47f1-a91d-019c96044cd4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 34 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 26 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 308. Grup Maden İhalesi Kapsamında İzmir ili Kiraz ilçesinde 1.561 hektarlık alanın 4. Grup maden ruhsat sahası olarak ihaleye çıkarıldığı kamuoyuna yansımıştır. yi
Söz konusu alan, Küçük Menderes Nehri'nin doğduğu havzada yer almakta olup; Beydağ Ovası, Ödemiş Ovası ve Selçuk Ovası'nı besleyen su kaynakları açısından stratejik önemdedir. Bölge; tarımsal üretim, hayvancılık ve kırsal yaşam bakımından binlerce yurttaşın geçim kaynağını oluşturmaktadır.
Altın madenciliğinde yaygın olarak kullanılâh siyanür liçi yöntemi ile ağır metal mobilizasyonu; yerüstü ve yeraltı su kaynakları, toprak verimliliği, ekosistem bütünlüğü ve insan sağlığı açısından ciddi riskler barındırmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Söz konusu alan için Çevresel Etki değerlendirmesi süreci başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise süreç hangi aşamadadır?
İhale konusu alanda yürütülecek madencilik faaliyetlerinde siyanür liçi yöntemi kullanılacak mıdır? Kullanılması sonucunda bölgede yaşayan yurttaşların içme ve sulama sularının kirlenmesi durumunda- ortaya çıkacak halk sağlığı riski için Bakanlığınız tarafından hangi önlemler alınmaktadır?
Küçük Menderes havzasının tarımsal üretim kapasitesi dikkate alındığında madencilik faaliyetinin olası ekonomik ve sosyal maliyetlerine ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır?
Havza bazlı bütüncül çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan ruhsat süreci ilerletilecek midir?
Bölge halkının açık itirazına rağmen ihale sürecinin devam ettirilmesinin gerekçesi nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
3213 Sayılı Maden Kanunu'na göre maden sahaları maden gruplarına göre ruhsatlandırılmakta ve ruhsatlandırma işlemleri ilk müracaat veya ihale yolu ile yapılmaktadır. Mezkur Kanun'un "İhale" başlıklı 30*uncu maddesinin birinci fıkrasında "(Değişik cümle:19/7/2025-7554/10 md) IGrup, İL. Grup (a) ve (c) bendi, HI. Grup ve V. Grup maden ruhsatları ihale ile verilir. (Ek cümle:19/7/2025- 7934/10 md.) Sahayla ilgili konum, rezerv ve geçmiş bilgiler doğrultusunda Genel Müdürlük tarafından gerekliliği ortaya konulan hâllerde 11. Grup (b) bendi ve IV. Grup maden ruhsatları da ihale ile verilir. İhale ilanı Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmü yer almakta olup, mevzuat çerçevesinde madenlerimizin üretilmesi ve ülkemiz ekonomisine kazandırılması amacıyla maden sahaları ihale yolu ile ruhsatlandırılmaktadır.
Bakanlığımız madencilik faaliyetlerinde önce insan, sonra çevre sonra katma değerli üretim düsturu ile hareket etmekte olup, maden sahalarının ihale yolu ile ruhsatlandırılması işlemlerinde; ihaleye çıkarılacak alanın kamu hizmeti ve umumun yararına ayrılmış yerlere, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olan yollara, 1/5000 veya 1/2000 ölçekli nazım imar planı onaylanmış özel mülkiyete konu araziler ve binalar ile organize hale gelmiş tarım ve hayvancılık bölgelerine, denizlere, göllere, 1. derece sit alanlarında fiziki olarak ortaya çıkarılmış kültürel varlıklara, mera ve orman alanlarına, su havzalarına isabet edip etmediğinin kontrolü yapılmakta ve bu alanlar ihale edilmemektedir. Ayrıca bahsi geçen alanlara, yatay olarak uygun mesafelerde koruma alanları bırakılarak ihalelik sahalar oluşturulmaktadır.
İhale yolu ile hak sağlanılan maden sahalarında; Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği, Maden Sahaları İhale Yönetmeliği ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli izinler alındıktan sonra madencilik faaliyetleri yapılabilmektedir.
Yürütülecek madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak; maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.
Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.
Bununla birlikte siyanür; sadece altının cevher olarak üretimin yapıldığı tesis sürecinde kullanılan bir madde olup, altın dahil hiçbir madenin aranması aşamasında siyanür kullanımı söz konusu değildir. Siyanürün kullanım kıstasları ise 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.
Yürütülecek olan faaliyetlerin çevresel etkilerini konu alan ÇED sürecine ilişkin işlemler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.