Hakkari'de gerçekleşen intihar ve şüpheli ölümlere ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 26 Şubat 2026 tarihinde 7/41595 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 144 gün sonra, 20 Temmuz 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de gerçekleşen intihar ve şüpheli ölümlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41595, 26 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41595-hakkari-de-gerceklesen-intihar-ve-supheli-olumlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5797a9f0-3ef3-434a-a2ad-019c9f20d650
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 144 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün | 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
2026 yılı Ocak ayında Hakkâri Merkez Biçer Mahallesi, Şemdinli ilçesi ve Durankaya beldesinde kısa aralıklarla gerçekleşen üç intihar vakası; 18 Şubat 2026 tarihinde Yüksekova ilçesi Güngör Mahallesi Ak Mercan mevkiinde başından silahla vurulmuş halde bulunan 23 yaşındaki F.G.'nin yaşamını yitirmesi; 24 Şubat 2026 tarihinde Hakkâri-Çukurca karayolu üzerindeki Üzümcü köyü Derav Mahallesi"nde evinin bahçesinde silahla vurulmuş halde ağır yaralı bulunan 19 yaşındaki H.K.'nin kaldırıldığı Hakkâri Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmesi; il genelinde uzun süredir artış eğilimi gösteren intihar ve şüpheli ölüm olgusunun artık münferit değil, yapısal ve kronik bir krize dönüştüğünü ortaya koymaktadır.
Bu vakalar, bireysel psikolojiye ya da yalnızca aile içi sorunlara indirgenemeyecek niteliktedir. Hakkâri'de derinleşen yoksullaşma, Türkiye ortalamasının üzerinde seyreden genç işsizliği, toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler, kamusal hizmetlere erişimdeki yapısal sınırlılıklar, güvenlikçi yönetim anlayışının yarattığı süreğen baskı iklimi ve kamusal ruh sağlığı altyapısındaki zayıflıklar; intihar ve şüpheli ölümleri besleyen çok katmanlı bir zemin üretmektedir. Özellikle F.G.'nin ölümüne ilişkin "intihar mı saldırı mı" sorusunun netleştirilememesi, şüpheli ölümlerde etkin ve bağımsız soruşturma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğine dair toplumsal kaygıları artırmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye İstatistik Kurumu verileri, 2000-2023 döneminde Hakkâri'nin intihar hızının yüksek seyrettiğini; 15—29 yaş grubunun ve kadınların belirgin risk altında bulunduğunu göstermektedir. 2023 yılında işsizlik oranının 9023,3 ile ülke genelinde en yüksek düzeyde gerçekleşmesi ve aynı yıl 24 intihar vakasının kayda geçmesi; ekonomik dışlanma ile ruhsal kırılganlık arasındaki bağı somutlaştırmaktadır. Buna karşın bugüne dek açıklanan kamu politikaları, bütünlüklü bir önleme stratejisi üretmekten uzak kalmış; vakalar çoğu zaman aile içi şiddet, bireysel depresyon ya da "kişisel sorunlar" başlığı altında daraltılarak yapısal sorumluluk alanı görünmez kılınmıştır.
Yerel saha bulguları; olay yeri inceleme ve delil toplama süreçlerinde standartlaşma sorunları, adli tıp kapasitesinin sınırlılığı, ailelere şeffaf bilgi akışının sağlanamaması ve olay sonrası psikososyal destek mekanizmalarının işletilmemesi gibi ciddi kurumsal zaaflara işaret etmektedir. Etkin soruşturma yürütülmemesi, yalnızca adalet duygusunu zedelememekte; aynı zamanda cezasızlık algısını derinleştirerek yeni kırılganlık alanları üretmektedir. Toplumsal cinsiyet boyutu krizin merkezindedir. Kadınlar ve gençler; yoksulluk, görünmez şiddet, eğitim ve istihdama erişimdeki engeller nedeniyle çoklu risk altında bulunmaktadır. Buna karşın Hakkâri?de kadın sığınma kapasitesi, danışmanlık hizmetleri ve toplum temelli ruh sağlığı destekleri yetersizdir. Koruyucu ve önleyici mekanizmalar işletilmediği için kriz ancak ölüm gerçekleştikten sonra görünür hale gelmektedir.
Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereği devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü; yalnızca ölüm sonrası adli işlem yürütmeyi değil, önleyici sosyal politikalar geliştirmeyi, yoksulluk ve işsizlikle mücadeleyi güçlendirmeyi, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısını etkinleştirmeyi ve şüpheli ölümleri bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturmayı kapsayan bütüncül bir sorumluluk alanıdır. Hakkâri?de artış gösteren intihar ve şüpheli ölümler ise bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmediğini, alınmayan önlemlerin ve yapısal politika eksikliklerinin ağır sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yaşam hakkını güvence altına alacak somut ve bağlayıcı adımları ivedilikle atması elzemdir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2000—2026 döneminde Hakkâri'de gerçekleşen intihar ve şüpheli ölüm vakalarının yıllara, yaş ve cinsiyete göre dağılımı nedir; bu vakaların kaçında etkin, bağımsız ve tarafsız soruşturma yürütülmüş, kaç dosya kovuşturmaya dönüşmüş ve kaçında kesin sonuç elde edilmiştir; özellikle şüpheli ölümlerde delil toplama ve olay yeri inceleme süreçlerindeki eksiklikler neden giderilmemiştir; bu kaçıncı şüpheli ölüm ve kaçıncı intihardır; risk analizine dayalı bütüncül bir önleme planı neden oluşturulmamış ve idari sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir inceleme yapılmış mıdır; daha kaç gencin yaşamını yitirmesi gerekir ki gerekli tedbirler ivedilikle alınsın?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanı ·
İlgi — : 11.03.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1815214 sayılı yazınız.
İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'e ait 7/41595 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Yaşam hakkı, kişinin sahip olduğu ve doğuştan getirdiği, diğer tüm hak ve özgürlüklerini kullanabilmesini sağlayan en temel haktır. Bu temel hak Anayasanın 17'nci maddesinde "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Ayrıca yaşam hakkı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle de güvence altına alınmıştır.
Meydana gelen intihar ve şüpheli ölüm olaylarında Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde olay mahallinden delil niteliği taşıyan her türlü bulgunun elde edilebilmesi amacıyla alanında uzman personel tarafından gerekli araştırmalar titizlikle yürütülmekte, elde edilen materyaller alanında uzman personel tarafından detaylı şekilde incelenmek üzere Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilmektedir. Ölüm sebebine ilişkin kesin sonuçların elde edilebilmesi için yaşamını yitiren şahıs ön otopsi işleminin ardından Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek burada adli tıp uzmanları tarafından gerekli inceleme yapıldıktan sonra ölüm sebebine ilişkin uzman raporu tanzim edilmektedir. Kriminal uzman personeli ve adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilen raporlar dosyasına eklenmek üzere ivedi şekilde Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmektedir. Yaşanan bütün olaylarda soruşturmalar Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülmektedir. Konu ile alakalı intiharları önlemek amacıyla İçişleri Bakanlığı koordinesinde, başta Sağlık Bakanlığı ve valiliklerce halkı bilinçlendirmek adına bilgilendirme faaliyetleri yürütülmektedir.
Mustafa ÇİFTÇİ Bakan
Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı Kep : emniyetgenelmudurlugu((hs01.kep.tr Elektronik Ağ : soruonergeleri(GDegm.gov.tr
Mustafa ÇİFTÇİBakan