Diyarbakır'da ve çevre illerde kaya petrolü ve kaya gazı çıkarılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 23 Mart 2026 tarihinde 7/42271 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da ve çevre illerde kaya petrolü ve kaya gazı çıkarılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42271, 23 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42271-diyarbakir-da-ve-cevre-illerde-kaya-petrolu-ve-kaya-gazi-cikarilmasina-yonelik-yurutulen-c (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7c6216cd-ff14-48b7-99a5-019d203bb46b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 206 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili
Son yıllarda Diyarbakır başta olmak üzere bölge genelinde kaya petrolü ve kaya gazı çıkarımına yönelik faaliyetlerin olağanüstü bir hızla genişletildiği görülmektedir. Mevcut veriler; bu sürecin tekil projelerden ibaret olmadığını, aksine bütünlüklü bir enerji-politik yeniden yapılandırma süreci olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim, Bismil ilçesinde yaklaşık 600 bin dönüm alanın kaya petrolü faaliyetleri için tahsis edildiği, buna ek olarak Çınar ve Mazıdağı (Şemrex) hattında yaklaşık 451 bin dönüm yeni alanın ruhsat sahalarına dahil edildiği ve toplamda 1 milyon 51 bin dönümü aşan bir alanın doğrudan bu faaliyetlerin kapsamına alındığı bilinmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Resmi kararlarla Diyarbakır'daki mevcut yaklaşık 10 bin hektarlık sahaya 44 bin 851 hektar yeni alanın eklendiği, MAPEG tarafından verilen ruhsatlarla yüzbinlerce dönümlük tarım arazisi, mera ve doğal alanın petrol arama ve çıkarma faaliyetlerine açıldığı anlaşılmaktadır. Daha da çarpıcı olan ise bu sürecin hedef ölçeğidir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, yalnızca Bismil sahasında yürütülen çalışmaların 7 milyon 200 bin dönüme kadar genişletilebileceği ifade edilmektedir. Bununla birlikte, sadece Diyarbakır ile sınırlı kalmayan bir genişleme söz konusudur. Batman ve Mardin'i kapsayan 615 milyon m?, Mardin ve Şırnak hattında ise 598 milyon m? alan için ruhsat sürelerinin uzatıldığı; | ayrıca Siirt-Batman hattında yeni petrol işletme ruhsatlarının verildiği görülmektedir. Toplamda | milyar 756 milyon m? yeni alanın petrol ve gaz faaliyetlerine açıldığı bu süreçte, | bölge genelinde son 5 yılda 350 bin dönüm tarım arazisinin kaybedildiği belirtilmektedir.
Kaya petrolü ve kaya gazı çıkarımında kullanılan hidrolik kırma yöntemi; her bir kuyu için yüz binlerce metreküp su kullanımı, yüzlerce kimyasal maddenin yer altına enjekte edilmesi ve geri dönüşü olmayan su kirliliği gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu süreçte kullanılan bazı kimyasalların (PFAS vb.) doğada parçalanmayan ve insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıyan maddeler olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Bu faaliyetlerin; yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirlenmesine ve tükenmesine, tarım ve hayvancılığın sürdürülemez hale gelmesine, mera ve orman alanlarının yok olmasına ve ekolojik dengenin geri dönülmez biçimde bozulmasına yol açacağı açıktır. Aynı zamanda geçim kaynaklarının ortadan kalkması, kırsal nüfusun yerinden edilmesi ve zorunlu göç riskinin artması bu sürecin toplumsal sonuçları arasında yer almaktadır. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu politikaların yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığı, doğrudan yaşam alanlarını, üretim ilişkilerini ve bölgesel demografiyi etkileyen çok boyutlu bir süreç olduğu görülmektedir. 4727741
| Bu bağlamda;
SORULAR
Diyarbakır ve çevresindeki projeler için kaç adet "ÇED gerekli değildir" kararı verilmiştir?
Bu kararların bilimsel dayanakları nelerdir?
Hidrolik kırma faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin yapılmış bir etki analizi var mıdır?
Yeraltı ve yer üstü su kaynaklarının korunmasına yönelik hangi önlemler alınmaktadır?
Dicle Havzası ve Hevsel Bahçeleri'ne etkilerine ilişkin bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Bu faaliyetlerin hava, su ve toprak kirliliği üzerindeki etkileri düzenli olarak ölçülmekte midir?
Bağımsız çevresel denetim mekanizmaları var mıdır?
Buprojelerin Türkiye'nin iklim hedefleriyle uyumu nasıl değerlendirilmektedir?
Ekolojik tahribatın geri dönüşüne yönelik bir plan mevcut mudur?
ÇED süreçlerinin hızlandırılması veya muafiyet verilmesinin gerekçesi nedir?
Kaya petrolü ve gazı faaliyetlerinin bulunduğu bölgelerde hava, su ve toprak kalitesine ilişkin düzenli ölçümler yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa bu veriler kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır?
Hidrolik kırma sonrası ortaya çıkan kimyasal atıkların bertarafı nasıl sağlanmaktadır?
| Bu atıkların depolanması ve taşınması hangi standartlara göre yapılmaktadır? i
| 13- Yer altından çıkarılan ve ağır metaller içeren atık akışkanların çevreye karışmasını önlemek için hangi teknik önlemler alınmaktadır?
Aynı bölgede yürütülen çok sayıda enerji projesinin kümülatif çevresel etkilerine ilişkin bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Bu projelerin Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası çevre sözleşmeleri ve iklim anlaşmalarıyla uyumu nasıl değerlendirilmektedir?
Yerel halkın bu projelere ilişkin bilgilendirilmesi ve karar alma süreçlerine katılımı nasıl sağlanmaktadır?
Bu projelere karşı yapılan itiraz ve başvuruların sayısı nedir? Bu başvuruların kaçı kabul edilmiştir?
| 18- ÇED süreçlerinde meslek odaları ve bilim insanlarının görüşleri dikkate alınmakta İ mıdır?
Bu faaliyetler nedeniyle zarar gören ekosistemlerin rehabilitasyonu için hazırlanmış bir plan var mıdır?
Projelerin sona ermesi halinde sahaların eski haline getirilmesine ilişkin yükümlülükler nelerdir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir