16 Mart 2026 tarihinde bir sendika başkanının kullandığı bazı ifadeler sebebiyle tutuklanmasına ilişkin
Kaynak göster
Cengiz Çiçek (DEM Parti), 25 Mart 2026 tarihinde 7/42598 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “16 Mart 2026 tarihinde bir sendika başkanının kullandığı bazı ifadeler sebebiyle tutuklanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42598, 25 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42598-16-mart-2026-tarihinde-bir-sendika-baskaninin-kullandigi-bazi-ifadeler-sebebiyle-tutuklanm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1536be64-c0a3-4dd4-a9f8-019d2a349100
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 204 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. i Cengiz Çiçek İstanbul Milletvekili
Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi?nde faaliyet gösteren Sırma Halı fabrikasında çalışan yaklaşık 400 işçi, iki yılı aşkın süredir maaşlarının gecikmeli ödenmesi ve ocak ayı zam farklarının yatırılmamasına karşı 9 Mart 2026'da iş bırakma eylemi başlatmıştır. 14 Martta Balıklı Meydanı'nda gerçekleştirilen basın açıklamasına katılan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek 15 Mart'ta evine baskın düzenlenerek gözaltına alınmış; tüm elektronik eşyalarına el konulmuştur.
Türkmen'in söz konusu konuşmasında işçilerin ödenmemiş ücret ve zam alacaklarını dile getirdiği, fabrikadaki işçi sağlığı ve güvenliği eksikliklerini ve iş cinayetlerini hesaba çektiği bilinmektedir. Antep Sulh Ceza Hâkimliği 16 Mart'ta tutuklama kararı vermiş; duruşmayı izlemek isteyen Gaziantep Barosu Başkanı ve avukatlar mahkeme salonuna alınmamıştır. Türkmen, tutuklanırken "Patronun şikâyetiyle alındım; bu patronun emriyle yapılmıştır" demiştir.
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkmen, aynı OSB'deki Çelikaslan Tekstil işçilerinin eylemine destek verdiği gerekçesiyle Şubat 2025'te de tutuklanmış; "suç işlemeye tahrik" ve "çalışma hürriyetinin ihlali" suçlamalarıyla 36 gün hapishanede kalmıştır.
Bu örüntünün arka planına bakıldığında Gaziantep'teki tablo son derece ağırdır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) Türkmen'in tutuklanmasının ardından yayımladığı rapora göre kentte son 13 yılda en az 555 işçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. Yalnızca 2024'te 60, 2025'te 45, 2026'nın ilk iki ayında ise 1l işçi yaşamını yitirmiştir. Gaziantep, tekstilde iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı ikinci kenttir; tekstil işçisi ölüm oranı Türkiye ortalamasının dört ila beş katına ulaşmaktadır. Rapor ayrıca son 13 yılda 14 yaş altı 24, 15-17 yaş arası 25 çocuk ve genç işçinin hayatını kaybettiğini ortaya koymuştur; bu rakam Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katıdır. 64'ü Suriyeli 66 göçmen işçi de bu süreçte yaşamını yitirmiş; göçmen işçi ölüm oranı ülke ortalamasının iki katından fazlasına ulaşmıştır. İSİG Meclisi, pek çok iş kazasının kayıt dışı bırakıldığını, tedavilerin özel hastanelerde "bireysel kaza" olarak gösterildiğini ve bu yolla işçilerin adalete erişiminin önüne geçildiğini de kaydetmektedir.
Ortada derin bir çelişki vardır: Ücret gasp edenler, güvenlik önlemi almayarak işçileri ölüme sürükleyenler, çocukları ve göçmenleri güvencesiz koşullarda çalıştıranlar hakkında herhangi bir adli işlem yapılmazken; bu gerçekleri dile getiren sendika genel başkanı tutuklanmakta, temel haklar kapsamındaki konuşması suç sayılmaktadır. Bu yaklaşım, iş cinayetlerini değil; iş cinayetlerini ifşa edenleri cezalandıran bir yargı anlayışının somut dışavurumudur.
Bu bağlamda;
Bir sendika genel başkanının işçi haklarını savunduğu için bir yıl içinde iki kez tutuklanması karşısında Bakanlığınızın sendikal hakları koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenebilir mi?
Sırma Halı fabrikasında iki yılı aşkın süredir ücretlerin gecikmeli ödenmesi, zam farklarının yatırılmaması ve işçilerin tazminatsız işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasına ilişkin işveren hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır; başlatılmamışsa gerekçesi nedir?
Bakanlığınız söz konusu fabrikada son iki yılda kaç denetim gerçekleştirmiştir? Bu denetimlerde hangi ihlaller tespit edilmiş, hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
İş kazalarının "bireysel kaza" olarak gösterilerek kayıt dışı bırakıldığı iddiaları doğru mudur? Bu uygulamaya karşı hangi somut adımlar atılmıştır?
Gaziantep'te iş cinayetlerinin yüksekliğine rağmen denetim ve yaptırımların yetersiz kalması Bakanlığınızın bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmediğini göstermiyor mu? |
Ücretlerini alamayan ve haklarını talep eden işçiler baskıyla karşılaşırken işverenler hakkında etkin işlem yapılmaması, işverenlerin fiilen korunduğunu göstermiyor
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir