Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan bir erkek öğrenci yurdunda yaşandığı iddia edilen cinsel istismar vakalarına ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 24 Mart 2026 tarihinde 7/42628 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 199 gün sonra, 9 Ekim 2026).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan bir erkek öğrenci yurdunda yaşandığı iddia edilen cinsel istismar vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42628, 24 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42628-antalya-nin-alanya-ilcesinde-bulunan-bir-erkek-ogrenci-yurdunda-yasandigi-iddia-edilen-cin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ed007d10-2fb8-470a-865d-019d23e16eeb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 199 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Mustafa ÇİFTÇİ tarafından Anayasa'nın 98. ve
TBMM İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Antalya'nın Alanya ilçesinde Süleymancılar cemaatine bağlı Özel Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu'nda yaşanan çocuklara yönelik sistematik cinsel istismar vakası, yalnızca bireysel bir suç değil kamu otoritelerinin önleme, denetleme ve müdahale yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan ağır bir güvenlik ve çocuk koruma zaafıdır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İddianamelere yansıyan bilgiler, 11-14 yaş aralığındaki çocukların uzun bir süre boyunca istismara maruz bırakıldığını, çocukların beyanlarına rağmen sürecin engellenmediğini ve suçun devam etmesine göz yumulduğunu göstermektedir. Bu durum, kolluk kuvvetlerinin suçun önlenmesi ve mağdurun korunması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ortaya koymaktadır.
Öte yandan söz konusu vakaya ilişkin haberlerin mahkeme kararıyla erişime engellenmesi, kamuoyunun bilgi edinme hakkını sınırlamakta ve çocuklara yönelik ağır suçların görünürlüğünü ortadan kaldırmaktadır. Bu tür kararların uygulamada yarattığı sonuç, yalnızca içeriklerin kaldırılması değil aynı zamanda toplumsal denetimin zayıflatılması ve benzer vakaların üzerinin örtülmesine zemin hazırlanmasıdır.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler, mağdur çocukların ailelerine yönelik şikâyetlerini geri çekmeleri için para teklif edildiğini ve bu yönde baskı kurulduğunu da göstermektedir. Bu durum, yalnızca bir suçun işlenmesiyle sınırlı kalmayıp, sürecin delil karartma ve adalete erişimin engellenmesi boyutuna ulaştığını göstermektedir.
Çocukların korunması yalnızca sosyal politika değil, aynı zamanda kamu güvenliği meselesidir. Bu kapsamda suçun önlenmemesi, ihbarların dikkate alınmaması ve sonrasında ortaya çıkan baskı ve örtbas iddiaları, kolluk ve idari mekanizmaların sorumluluğunu doğrudan gündeme getirmektedir.
Bu nedenle söz konusu olayın kolluk boyutuyla tüm yönleriyle ortaya konulması ve sürecin nasıl işletildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu bağlamda:
SORULAR
Antalya Alanya'daki Özel Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu'nda yaşanan istismar vakalarına ilişkin kolluk birimlerine ulaşan ilk ihbar tarihi nedir?
Söz konusu ihbarlar sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından hangi işlemler yapılmıştır? Çocukların beyanlarının alınmasına ve korunmasına yönelik süreç hangi şekilde yürütülmüştür?
İhbarlara rağmen suçun uzun süre devam etmesinin nedenlerine ilişkin Bakanlığınızın tespitleri nelerdir?
Görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyen kolluk personeli hakkında herhangi bir idari veya adli işlem başlatılmış mıdır?
Mağdur çocukların ailelerine yönelik şikâyetlerini geri çekmeleri için para teklif edilmesine ve baskı kurulmasına ilişkin kolluk birimleri tarafından yürütülen bir soruşturma bulunmakta mıdır?
Çocuk istismarı gibi ağır suçlara ilişkin haberlerin erişime engellenmesi kararlarının uygulanmasının kolluk faaliyetleri ve suçla mücadele açısından etkilerine ilişkin Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır?