Sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş bazı raporların format farklılığından dolayı ÖSYM tarafından geçersiz sayılmasına ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 26 Mart 2026 tarihinde 7/42654 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş bazı raporların format farklılığından dolayı ÖSYM tarafından geçersiz sayılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42654, 26 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42654-saglik-kurullari-tarafindan-duzenlenmis-bazi-raporlarin-format-farkliligindan-dolayi-osym (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f12b71f-c27d-4e02-b4a4-019d2f3693c5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 203 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim. asın ÖZTÜRK
Sistem Hatası Değil, Yönetim Zafiyeti: Bir Genç Üzerinden Okunan Adaletsizlik
Bir Ülkede teknik hatalar olabilir. Sistemler birbiriyle uyumsuz çalışabilir. Ancak kabul edilemez olan, bu hataların bedelinin doğrudan İnsanlarımıza, Gençlerimize ödetilmesidir.
Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hele ki bu bedel, İnsanlarımızın, Gençlerimizin geleceğini belirleyen en kritik eşikte karşımıza çıkıyorsa, artık bu durum teknik bir sorun olmaktan çıkar; açık bir yönetim zafiyetine dönüşür.
Ortada bir "format uyuşmazlığı" meselesi var gibi gösteriliyor. Oysa mesele bundan çok daha derin.
Sağlık sistemi kendi içinde çalışmış, yetkili kurul kararını vermiş, tıbbi gereklilik açıkça ortaya konmuştur. Yani sürecin bir tarafı görevini eksiksiz yerine getirmiştir.
Diğer tarafta ise bu kararı yalnızca teknik bir başlık farklılığı gerekçesiyle yok sayan bir yaklaşım vardır. Üstelik içeriğe itiraz yok, imzaya itiraz yok, yetkiye itiraz yok. Sadece bir kod, bir başlık... Ve bu yüzden bir öğrencinin hakkı yok sayılıyor.
Bu durumun adı teknik hata değildir.
Bu, sorumluluktan kaçınma refleksidir.
Bir mühendis açısından bakıldığında bu açık bir entegrasyon hatasıdır. İki sistem aynı çıktıyı farklı formatlarda üretiyor ve aradaki boşluk kapatılmıyor. Ancak bu boşluğu kapatmak yerine gençlerimize "sen çöz" deniliyor. Oysa mühendislikte temel ilke şudur: Sistemin kusuru kullanıcıya yüklenemez.
Bir iş güvenliği perspektifinden bakıldığında ise durum daha da ağırdır. Çünkü bu, öngörülebilir bir riskin yönetilmemesidir. Bu tür bir sistemsel uyumsuzluk, önceden tespit edilmesi ve çözülmesi gereken bir problemdir. Çözülmediği her gün ise yeni mağduriyetler üretir.
Burada kaybedilen yalnızca bir belge değildir.
Kaybedilen; zaman, emek ve en önemlisi eşitlik ilkesidir.
Devletin görevi; İnsanlarımızın, Gençlerimizin önüne teknik engeller koymak değil, bu engelleri ortadan kaldırmaktır. Eğer iki kamu kurumu birbirinin ürettiği veriyi tanımıyorsa, bu Vatandaşlarımızın değil, sistemin problemidir. Ve bu problem çözülmediği sürece her "ret" kararı aslında teknik değil, idari bir tercihtir.
Bugün yaşanan tablo şunu açıkça göstermektedir: Adalet, bir başlık koduna indirgenmiştir.
Bu Bağlamda;
I) Yetkili sağlık kurulu tarafından verilmiş, içeriği tartışmasız doğru olan bir raporun yalnızca format farklılığı nedeniyle reddedilmesi hangi hukuk ve hakkaniyet anlayışıyla açıklanabilir? | 2) Devlete bağlı iki kurumun veri uyumsuzluğunun sorumluluğu neden Öğrencilerimize yüklenmektedir?
SORULAR
Sağlık Bakanlığı ile ÖSYM sistemleri arasındaki bu uyumsuzluk biliniyorken, neden hâlâ bir entegrasyon veya geçiş mekanizması kurulmamıştır?
İçeriği kabul edilen bir raporun sırf teknik gerekçeyle geçersiz sayılması, eşitlik ve fırsat adaleti ilkelerine aykırı değil midir? Bu nedenle sınav hakkı zedelenen gençlerimizin kayıpları nasıl telafi edilecektir? Ve en önemli soru: Bu sistemsel hatanın sorumluluğunu kim üstlenecektir?
Sağlık Bakanlığı tarafından üretilen sağlık kurulu raporları ve ilgili verilerin, ÖSYM sistemi ile eş zamanlı ve entegre şekilde çalışmasını sağlayacak bir dijital altyapı kurulmasına yönelik bir çalışma var mıdır? Varsa bu entegrasyonun ne zaman hayata geçirilmesi planlanmaktadır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir