İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/42690 CEVAPLANMADI

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen gazetecilere ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 2 Nisan 2026 tarihinde 7/42690 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen gazetecilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42690, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42690-halki-yaniltici-bilgiyi-alenen-yayma-sucundan-hakkinda-sorusturma-ve-kovusturma-yurutulen (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ccfd9546-cafc-49f3-b8f6-019d53772136

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 196 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın GÜRLEK tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

TCK 217/A maddesinin uygulanması ve gazetecilere yönelik yargı pratikleri hakkında 7418 Sayılı Kanunun 29. Maddesi ile Türk Ceza Kanununa eklenen 217/A maddesi ("Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu") yasalaşma sürecinde yapılan TBMM görüşmelerinde; gazetecilerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği, suçun oluşabilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bu şartların oluşmadığı durumlarda suçun meydana gelmeyeceği, TCK'nın 218. maddesinde düzenlenen hukuka uygunluk hükümlerinin gözetileceği yönünde açık beyanlarla savunulmuştur.

Ancak uygulamada, başta gazeteciler olmak üzere çok sayıda kişi hakkında bu madde kapsamında soruşturmalar açıldığı, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığı görülmektedir. Özellikle gazeteciler hakkında yürütülen işlemler, yasa koyucunun iradesi ile uygulama arasındaki ciddi çelişkiyi ortaya koymaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) verilerine göre, söz konusu madde kapsamında açılan davaların büyük çoğunluğunu gazeteciler oluşturmaktadır. Bu durum, düzenlemenin fiilen basın ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı aracı haline geldiği yönünde ciddi kaygılara yol açmaktadır.

Öte yandan Anayasa Mahkemesinin ilgili kararında da açıkça ifade edıldığı üzere, bu suçun oluşabilmesi için, gerçeğe aykırı bilginin varlığı, bu bilginin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ile ilgili olması, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması, failin sırf halk arasında korku, panik veya endişe yaratma sakiyle hareket etmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Ancak uygulamada bu unsurların somut delillerle ortaya konulmadan işlem tesis edildiği ve hatta tutuklama tedbirine başvurulduğu görülmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. TCK 2171A maddesi kapsamında bugüne kadar toplam kaç kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır? Kaç kişi hakkında dava açılmıştır? Kaç kişi gözaltına alınmış ve kaçı tutuklanmıştır? Bu kişilerden kaçı gazeteci veya medya çalışanıdır?

  2. Gazetecilerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği yönündeki TBMM tutanaklarına geçmiş beyanlara rağmen, gazeteciler hakkında bu madde kapsamında işlem yapılmasının gerekçesi nedir?

  3. TCK 2171A maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalarda suçun tüm unsurlarının birlikte gerçekleştiğine dair somut kriterler nelerdir?

  4. "Kamu barışını bozmaya elverişlilik" unsuru hangi objektif ölçütlerle değerlendirilmektedir?

  5. Failin "sırf halk arasında korku ve panik yaratma saikiyle hareket ettiği" nasıl tespit edilmektedir? Bu konuda yargı mercilerine gönderilmiş herhangi bir genelge veya uygulama birliği sağlayıcı düzenleme var mıdır?

  6. TCK'nın 218. maddesinde düzenlenen "basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk halleri" uygulamada neden dikkate alınmamaktadır? Bu konuda Bakanlığınızın bir denetim veya yönlendirme çalışması bulunmakta mıdır? ^

  7. Anayasa Mahkemesinin ilgili kararında açıkça belirtilen suç unsurlarının tamamı oluşmadan işlem tesis edildiği iddiaları hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  8. TCK 217/A kapsamında verilen tutuklama kararlarında tutuklama tedbirinin ölçülülük ve son çare olma ilkesi gözetilmekte midir?

  9. Bu kapsamda verilen tutuklama kararlarının kaçı üst mahkemelerce kaldırılmıştır?

  10. Söz konusu maddenin uygulanmasının basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü üzerinde yarattığı etkiye ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir etki analizi var mıdır?

  11. Yasa koyucunun iradesi ile uygulama arasında ortaya çıkan bu farklılığın giderilmesine yönelik bir yasal düzenleme veya uygulama değişikliği planlanmakta mıdır?

  12. TCK 217/A maddesinin mevcut haliyle uygulanmasının doğurduğu sorunlar dikkate alındığında, bu maddenin kaldırılması veya daha açık ve sınırlı hale getirilmesi yönünde Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir