Diyarbakır'da Bakanlığa ait bir çocuk bakım kurumunda yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 2 Nisan 2026 tarihinde 7/42694 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Diyarbakır'da Bakanlığa ait bir çocuk bakım kurumunda yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42694, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42694-diyarbakir-da-bakanliga-ait-bir-cocuk-bakim-kurumunda-yasandigi-iddia-edilen-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f2a7c750-7ee4-4fc8-a3ee-019d525e2e9a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 196 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Basına yansıyan ve kamuoyunda ciddi infial yaratan iddialara göre, Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan çocuk evleri sitesinde görev yapan bir din görevlisinin, korunma altındaki kız çocuklarına yönelik fiziksel yakınlaşma ve duygusal istismar niteliğinde davranışlarda bulunduğu haberleri basına yansımıştır.
Söz konusu iddiaların 2015 yılına kadar uzandığı, olay hakkında hem idari soruşturma hem de adli süreç başlatıldığı, ancak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda ilgili personel hakkında yalnızca "3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası verildiği anlaşılmaktadır. Daha da vahim olan husus ise, bu nitelikte ağır iddialara rağmen ilgili personelin kamu görevinden çıkarılmadığı; yalnızca 18 yaş altı bireylerin bulunduğu kurumlardan uzaklaştırılarak başka bir kamu kurumunda görevlendirildiği yönündeki bilgilerdir. Devlet koruması altında bulunan çocuklar, toplumun en kırılgan kesimini oluşturmakta olup, bu çocuklara yönelik her türlü istismar iddiası en üst düzey hassasiyetle, şeffaflıkla ve caydırıcı yaptırımlarla ele alınmalıdır.
Bu bağlamda söz konusu olay, yalnızca bireysel bir fiil değil; aynı zamanda kurumsal denetim, personel seçimi, çocuk koruma mekanizmaları ve idari yaptırımların yeterliliği açısından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyarbakır'da çocuk evlerinde görev yapan söz konusu din görevlisi hakkında başlatılan idari ve adli soruşturmaların güncel durumu nedir?
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iddianame düzenlenmiş midir? Düzenlenmiş ise, suç vasfı nedir?
İlgili personel hakkında neden kamu görevinden çıkarma cezası uygulanmamış, bunun yerine daha hafif bir disiplin cezası ile yetinilmiştir?
Verilen "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası, isnat edilen fiilin ağırlığıyla orantılı mıdır? Bu konuda Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
Söz konusu personelin başka bir kamu kurumunda görevlendirilmesi sürecinde hangi kriterler esas alınmıştır?
Bu kişinin halen görev yaptığı kurumda çocuklar, kadınlar veya hassas gruplarla herhangi bir teması bulunmakta mıdır?
Olayın yaşandığı çocuk evleri sitesinde görev yapan diğer personeller hakkında herhangi bir ihmal veya sorumluluk tespiti yapılmış mıdır?
Söz konusu iddiaların ortaya çıkmasına rağmen olayın kamuoyuna yansımasının gecikmesinin gerekçesi nedir? Kurumsal bir gizleme veya ihmal söz konusu mudur?
Çocuk evlerinde kalan çocukların beyanlarının alınması sürecinde psikolojik destek sağlanmış mıdır?
Mağdur olduğu iddia edilen çocuklar için rehabilitasyon ve koruyucu destek programları uygulanmış mıdır?
Bakanlığınıza bağlı çocuk bakım kuruluşlarında görev yapan din görevlileri ve diğer personel için özel bir güvenlik soruşturması ve psikolojik uygunluk değerlendirmesi yapılmakta mıdır?
Türkiye genelinde son 10 yıl içerisinde çocuk bakım kurumlarında görevli personel hakkında açılan istismar içerikli soruşturma sayısı kaçtır?
Bu soruşturmalar sonucunda kaç personel hakkında görevden çıkarma, kaç personel hakkında disiplin cezası uygulanmıştır?
Çocuk evleri ve benzeri kuruluşlarda kamera sistemi, denetim sıklığı ve bağımsız izleme mekanizmaları yeterli midir?
Bakanlığınız bünyesinde çocuklara yönelik istismar iddialarının önlenmesi için erken uyarı ve ihbar mekanizmaları bulunmakta mıdır?
Çocukların kurum içindeki personel hakkında şikayette bulunabileceği bağımsız ve güvenli başvuru kanalları mevcut mudur?
Bu olay sonrası Diyarbakır'daki tüm çocuk bakım kuruluşlarında özel bir denetim gerçekleştirilmiş midir?
Bakanlığınız benzer olayların tekrar yaşanmaması için mevzuat değişikliği veya yeni politika geliştirme çalışması yürütmekte midir?
Kamu görevlilerinin çocuklarla çalıştığı alanlarda zorunlu etik eğitim, istismar farkındalığı ve denetim mekanizmaları yeterli midir?
Bu olayda idari yaptırımların sınırlı kalmasının, benzer suçlar açısından caydırıcılığı zayıflatacağı yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın görüşü nedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir