Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan bir fabrikada yaşanan iş kazasında hayatını kaybeden işçilere ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 6 Nisan 2026 tarihinde 7/43099 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 120 gün sonra, 4 Ağustos 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan bir fabrikada yaşanan iş kazasında hayatını kaybeden işçilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43099, 6 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43099-kocaeli-nin-dilovasi-ilcesinde-bulunan-bir-fabrikada-yasanan-is-kazasinda-hayatini-kaybede (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/275787a2-1dc3-446a-be94-019d67143ce1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 120 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 105 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 06.04.2026 a Kocaeli ili Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren Çolakoğlu Metalurji'de meydana gelen iş cinayetinde 3 işçi yaşamını yitirmiş, 1 işçi ağır yaralanmıştır. Aynı işyerinde 2008 yılından bu yana en az 10 işçinin hayatını kaybetmiş olması, yaşananların münferit bir "kaza" değil; sistematik önlemsizliğin, denetimsizliğin ve kâr odaklı üretim anlayışının sonucu olduğunu açıkça göstermektedir.
Emek Partisi Kocaeli İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, Tamer Aydoğdu, Resul Kardaş ve Şah İsmail Mayda'nın ölümü bir "kaza" değil, açık bir "katliam" olarak değerlendirilmiştir.
Aynı işyerinde yıllar içinde çok sayıda işçinin hayatını kaybetmiş olması, Çolakoğlu Metalürji patronunun ve denetim mekanizmalarının sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemlerin maliyet gerekçesiyle sistematik biçimde ve bilinçli olarak alınmadığını göstermektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2026 yılının daha ilk iki ayında ülkemizde en az 284 işçi yaşamını yitirmiştir. Türkiye, iş cinayetlerinde Avrupa'da birinci sırada, dünya sıralamasında ise yine ilk sıralardadır. Bu tablo, iş cinayetlerinin istisna değil, süreklilik kazanmış bir üretim düzeninin sonucu olduğunu ortaya koymaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Emek Partisi Kocaeli İl Örgütü'nün açıklamasında ifade edildiği gibi, iş cinayetleri; işçinin yaşam hakkını değil, sermayenin kâr hırsını ve sömürüyü esas alan bu düzenin bilinçli bir sonucudur. Bu nedenlerle Dilovası, Gebze ve tüm Kocaeli havzası; üretim rekorlarının kırıldığı ancak işçilerin yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiği birer "işçi mezarlığına" dönüşmüştür.
Yaşanan olayda sorumluluk yalnızca patrona ait değildir. Denetim görevini yerine getirmeyen, iş güvenliği önlemlerini etkin biçimde uygulamayan ve ihlallere göz yuman Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu tablonun doğrudan sorumlularından biridir. Göstermelik denetimler, cezasızlık politikaları ve caydırıcı yaptırımların uygulanmaması, iş cinayetlerini her gün artarak yeniden üretmektedir. Anlaşıldığı üzere iş cinayetleri, teknik bir ihmal değil; bakanlığını yaptığınız iktidarın ve bizzat bakanlığınızın, işçi sınıfının hayatı pahasına işleyen ekonomi politik tercihlerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'nin iş cinayetlerinde Avrupa'da ilk sırada yer almasının nedenleri nelerdir? Bu tabloyu değiştirmeye yönelik somut bir eylem planınız var mıdır?
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2026 yılının ilk iki ayında en az 284 işçi hayatını kaybetmiştir. Bakanlığınızın resmi verileri bu sayıyı doğrulamakta mıdır? Farklılık varsa gerekçesi nedir?
Çolakoğlu Metalurji'de 2008 yılından bu yana meydana gelen işçi ölümlerine ilişkin Bakanlığınızın kayıtları nelerdir? Bu işyerinde kaç denetim yapılmıştır? Sonuçları nelerdir?
Söz konusu işyerinde tespit edilen işçi sağlığı ve güvenliği ihlalleri nelerdir? Bu ihlallere rağmen üretimin durdurulmamasının gerekçesi nedir?
İş cinayetlerinin önlenmemesinde denetim mekanizmalarının yetersizliğinin payı nedir? Denetimlerin "göstermelik" olduğu yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
İş cinayetlerinde sorumluluğu bulunan patronlar ile ihmali olan kamu görevlilerinin "olası kast" kapsamında yargılanmasına yönelik bir düzenleme yapılacak mıdır?
İşçi sağlığı ve güvenliği denetimlerinin, işçilerin ve sendikaların denetim süreçlerine katılımını sağlayacak bir mekanizma oluşturulacak mıdır?
İş cinayetleri sonrasında açılan davaların etkisiz kalması ve caydırıcı cezaların uygulanmaması konusunda Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır?
Kocaeli, Dilovası ve Gebze gibi iş cinayetlerinin yoğunlaştığı sanayi bölgelerine yönelik özel bir denetim ve önleme programı uygulanmakta mıdır? Uygulanmıyorsa neden?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi yazınız ile Istanbul Milletvekili Sayın Iskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/43099 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
Ülkemizde 6331 sayılı Iş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır.
Kanun kapsamında tüm işverenlerin; mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması, iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli organizasyonu yapması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi, risk değerlendirmesini gerçekleştirmesi, çalışanları sağlık gözetiminden geçirmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir. İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmamaktadır.
Kanunun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yapılmakta olup, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanun'un 26'ncı maddesinde düzenlenmiştir.
Çalışma hayatında iş kazalarının önlenebilmesi için yerine getirilmesi gereken önemli hususlardan birisi de iş sağlığı ve güvenliği kültürünün toplumun tüm kesimlerine kazandırılmasıdır. Bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sendikalar ve Sivil Toplum Kuruluşları ile ulusal ve uluslararası projeler yürütülmekte, eğitim, seminer, toplantı, çalıştay ve bilgilendirici faaliyetler düzenlenmekte, kısa film, çizgi film, mobil uygulamalar, kamu spotları, rehber, broşür ve afişler hazırlanmakta olup ayrıca çeşitli sektörlerde çalışan kişilerin ve profesyonellerin bilgi düzeyini geliştirecek eğitimler verilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen iş kazası soruşturmalarında; olayın iş kazası olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunanların tespiti, sigortalı ve hak sahipleri için kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hakların kusurlu kişilere rücu edilmesi hususlarına yönelik tespitler yapılmakta olup, bahse konu soruşturmalar sonucu düzenlenen raporlar, gerekli iş ve işlemlerin tesisi için SGK'nın ilgili birimlerine intikal ettirilmektedir. Bununla birlikte, yıllık çalışma plan ve programları ile her yıl belirlenen sektörlerde faaliyet gösteren işyerleri işverenlerine yönelik olarak iş kazası ve meslek hastalığı olayları hakkında programlı rehberlik ve bilg lei yapılmaktadır."
Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68