Bir vakfın üniversitelerde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 182 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)• jı FARTiSi GRüF BA;K
Aşağıdaki sorularımın, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince Millî Eğitim Bakanı Sayın YUSUF TEKİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokoller aracılığıyla Türkiye Gençlik VakfTnm (TÜGVA) ilk ve ortaöğretim alanında çeşitli faaliyetler yürüttüğü ve örgün eğitim süreçleri içinde görünürlük kazandığı bilinmektedir. Bu çerçevenin şimdi yükseköğretim alanına da taşındığı; TÜGVA'nın "İhtisas Akademi Projesi" kapsamında çok sayıda üniversite ile protokol imzalayarak üniversite bünyesinde eğitim faaliyetleri yürütmeye başladığı kamuoyuna yansımıştır.
Bu gelişme, eğitim alanında vakıf ve derneklerle kurulan ilişkilerin kapsamının genişlediğini ve kamusal eğitim alanının farklı düzeylerde yeniden yapılandırıldığını göstermektedir. Kamusal eğitim alanının, belli ideolojik yönelimlere sahip olduğu kamuoyunca bilinen vakıf ve demeklerle yapılan protokoller aracılığıyla giderek daha fazla paylaşılması; eğitimin kamusal karakteri, bilimsel niteliği, laiklik ve tarafsızlık ilkeleri bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sürece işaret etmektedir.
Anayasa'nın 42'nci maddesi, eğitim ve öğretimin devletin gözetim ve denetimi altında yürütüleceğini açıkça düzenlemekte; bu alanın kamusal sommIuluk kapsamında olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, eğitim hizmetinin devredilemezliği ilkesi, yalnızca idari bir tercih değil, anayasal bir yükümlülük olarak değerlendirilmek durumundadır. Bu çerçevede, kamu üniversitelerinin dış aktörlerle kurduğu ilişkilerin kapsamı, sınırları ve denetim mekanizmaları yalnızca idari bir tercih değil; aynı zamanda anayasal sorumluluk ve demokratik denetim meselesidir. Bilimsellik, laiklik ve kamusal tarafsızlık ilkeleri gereği, eğitim alanının herhangi bir ideolojik yönlendirmeye açık hale gelmemesi; bilimsel ölçütler dışında referanslarla şekillendirilraemesi esastır. İJniversitelerin bilimsel üretim kapasitesinin korunması, eleştirel düşüncenin serbestçe gelişebileceği bir akademik ortamın sürdürülebilmesi ve öğrencilerin farklı dünya görüşleri karşısında özgür ve eşit bir öğrenim sürecine erişiminin güvence altına alınması bakımından, bu tür işbirliklerinin hangi ilke ve sınırlar çerçevesinde yürütüldüğünün kamuoyu nezdinde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu doğrultuda:
SORULAR
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ile bugüne kadar kaç üniversite arasında protokol imzalanmıştır? Bu üniversitelerin tam listesi nedir?
Söz konusu protokoller hangi hukuki dayanaklara göre hazırlanmıştır?
TÜGVA tarafından üniversitelerde yürütülecek eğitim faaliyetlerinin içeriği kim tarafından belirlenmektedir? Bu içeriklerin bilimsel ölçütlere uygunluğu ve tarafsızlığı hangi mekanizmalarla denetlenmektedir?
Bu faaliyetlerde görev alan kişilerin akademik yeterlilikleri, seçilme kriterleri ve görevlendirme usulleri nelerdir? Bu kişiler üniversitelerin resmi akademik yapısı içinde midir?
Protokoller kapsamında TUGVA 'ya üniversite kaynaklarından (derslik, salon, teknik altyapı, personel desteği vb.) herhangi bir tahsis yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa bu tahsislerin kapsamı ve mali karşılığı nedir?
TÜGVA'nın üniversitelerde yürüttüğü faaliyetler için kamu bütçesinden doğrudan ya da dolaylı herhangi bir kaynak aktarımı söz konusu mudur?
Bu faaliyetler sonucunda verilen katılım belgelerinin hukuki ve akademik statüsü nedir? Bu belgeler öğrenciler açısından herhangi bir ayrıcalık ya da avantaj sağlamaktadır?
Bu tür işbirliklerinin, eğitimin kamusal karakteri, bilimsel niteliği ve laiklik ilkesi üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir değerlendirme ya da etki analizi bulunmakta mıdır?
Belli ideolojik yönelimlere sahip olduğu kamuoyunca bilinen vakıf ve derneklerle kurulan bu tür işbirliklerinin, eğitim alanının ideolojik doğrultuda yeniden şekillenmesi riskine yol açıp açmadığına ilişkin Bakanlığınızın herhangi bir değerlendirmesi bulunmakta mıdır?
Söz konusu protokoller kapsamında yürütülen faaliyetlerin, öğrenciler üzerinde herhangi bir yönlendirme ya da tek yönlü perspektif oluşturma ihtimali bakımından izlenmesine yönelik bir denetim veya geri bildirim mekanizması mevcut mudur?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçmiş dönemde vakıf ve derneklerle imzaladığı protokollere ilişkin olarak herhangi bir denetim, inceleme veya değerlendirme raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa sonuçları nelerdir?
Bakanlığınız, eğitim alanında kamu kurumları ile vakıf ve dernekler arasındaki işbirliklerinin sınırlarını belirleyen; kamusal sorumluluk, laiklik ve tarafsızlık ilkelerini esas alan bütüncül bir politika çerçevesi oluşturmayı planlamakta mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir