Hakkari'de meydana gelen heyelan sebebiyle bir entegre katı atık depolama tesisinin kullanılamaz hale gelmesine ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 15 Nisan 2026 tarihinde 7/43394 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 15 Temmuz 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de meydana gelen heyelan sebebiyle bir entegre katı atık depolama tesisinin kullanılamaz hale gelmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43394, 15 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43394-hakkari-de-meydana-gelen-heyelan-sebebiyle-bir-entegre-kati-atik-depolama-tesisinin-kullan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e88212fb-d6bd-4166-82d6-019d950e7267
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 91 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 82 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Hakkâri ilimizde bulunan Entegre Katı Atık Depolama Tesisi'nin, Nisan 2026 itibarıyla yoğun yağışlar sonrasında meydana gelen heyelan nedeniyle ağır hasar aldığı, zemin bütünlüğünün bozulduğu ve tesisin faaliyetlerinin durdurulduğu kamuoyuna yansımıştır. Yapılan açıklamalarda, tesisin üst kotlarında meydana gelen büyük ölçekli heyelanın sahayı doğrudan etkilediği, yaklaşık 2 milyon metreküp toprak kaymasının gerçekleştiği ve tesisin büyük ölçüde kullanılamaz hale geldiği ifade edilmektedir.
Söz konusu tesisin yaklaşık 30 milyon avro maliyetle hayata geçirildiği, finansmanının önemli bir kısmının Avrupa Birliği hibeleri ile kamu kaynaklarından karşılandığı dikkate alındığında, ortaya çıkan durum yalnızca teknik bir altyapı sorunu değil; aynı zamanda kamu kaynaklarının planlanması, kullanımı ve denetimi açısından ciddi bir yönetişim zafiyetine işaret etmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca; atık bertaraf tesislerinin yer seçimi, zemin etütleri, jeolojik ve hidrojeolojik analizler ile çevresel etki değerlendirme süreçlerinin bilimsel esaslara uygun biçimde yürütülmesi zorunludur. Aynı şekilde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını, kamu idarelerinin ise hesap verebilirlik ve mali saydamlık ilkelerine uygun hareket etmesini açık bir yükümlülük olarak düzenlemektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak Hakkâri'de yaşanan bu olay, söz konusu yükümlülüklerin kâğıt üzerinde kaldığını; kamu yatırımlarının yer seçimi, proje planlaması, risk analizi ve denetim süreçlerinde ciddi eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Özellikle heyelan riski gibi öngörülebilir bir doğal tehlikenin bu ölçekte bir yatırımda yeterince dikkate alınmamış olması, teknik bir hata olmanın ötesinde idari sorumluluk ve kamu zararı doğuran bir ihmal ihtimalini gündeme getirmektedir. Diğer taraftan, tesisin faaliyet dışı kalmasıyla birlikte yeniden "vahşi depolama" yöntemine dönüleceğinin ifade edilmesi; çevre politikaları açısından geriye gidişi ortaya koyduğu gibi, yapılan yatırımın sürdürülebilirliğinin sağlanamadığını ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını açıkça göstermektedir. Bu durum, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve yönetsel bir başarısızlık olarak değerlendirilmelidir.
Yaklaşık 30 milyon avroluk bir yatırımın kısa sürede işlevsiz hale gelmesi; kamu zararının oluştuğu, planlama ve denetim süreçlerinin yetersiz kaldığı ve sorumluluk mekanizmalarının işletilmediği yönündeki kaygıları güçlendirmektedir.
Kamuoyunda, söz konusu projenin yer seçiminin nasıl yapıldığı, hangi teknik raporlara dayandığı, kimler tarafından onaylandığı ve bugüne kadar neden etkin bir denetim gerçekleştirilmediği yönünde ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Hakkâri'de yaşanan bu olay yalnızca bir tesisin zarar görmesi değil; kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin siyasal ve idari sorumluluğun tartışılması gereken yapısal bir mesele haline gelmiştir. Kamu adına yapılan bu ölçekte bir yatırımın akıbetinin belirsizliği, halkın vergilerinin nasıl kullanıldığına dair güveni zedelemekte; hesap verebilirlik ilkesinin gereği olarak tüm sürecin şeffaf biçimde açıklanmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla; söz konusu yatırımın planlanmasından uygulanmasına, denetlenmesinden bugünkü durumuna kadar tüm aşamalarının açıklığa kavuşturulması; ortaya çıkan kamu zararının tespit edilmesi ve sorumluların belirlenerek gerekli idari ve mali süreçlerin işletilmesi kamu yararı açısından zorunluluk arz etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tesisin bulunduğu alanın yerel idareler tarafından uygun görülmesine ilişkin süreç nasıl yürütülmüştür? Bu süreçte hangi kurumlar ve yetkililer görev almıştır?
Yerel yönetimler veya ilgili birlikler tarafından proje sürecinde heyelan riski veya zemin uygunsuzluğuna ilişkin herhangi bir uyarı yapılmış mıdır? Yapılmışsa neden dikkate alınmamıştır?
Heyelan sonrası ortaya çıkan hasar ve tesisin işlevsiz hale gelmesiyle ilgili olarak yerel idareler hakkında herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
Bölge halkının yeniden vahşi depolama yöntemine yönlendirilmesi kararının idari gerekçesi nedir? Bu karar hangi kurumların görüşü alınarak verilmiştir?
Bu süreçte görev ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari yaptırım uygulanmış mıdır, uygulanacak mıdır?
Mevcut durumun halk sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı yerel idareler tarafından alınan acil ve orta vadeli tedbirler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde yer alan Hakkâri Milletvekili Öznur BARTİN'e ait 7/43394 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.
Bahse konu soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan incelemede; Hakkari ilindeki entegre katı atık tesisi için mahalli idareler tarafından yoğun olarak hazine ve orman parsellerine öncelik verilmesi suretiyle arazi arandığı ve bu çerçevede 25.01.2012 tarihinde merkeze bağlı Akçalı köyü sınırlarında yer alan 158 ada 3 nolu orman parseldeki 221.874,23 m/lik kısım için Tarım ve Orman Bakanlığına ön izin başvurusunda bulunulduğu, 16.08.2012 tarihli ve 62 sayılı ön izin ile arazi temini iş ve işlemlerinin İl Özel İdaresi Katı Atık Yönetim Birliği tarafından yapıldığı, projenin hazırlanması safhasında dizayn projeleri dikkate alınarak sahada genişlemeye gidildiği ve bu kapsamda mera, hazine ve özel mülkiyet alanlarının proje sahasına dahil edildiği, ilgili işlemlere dair kamu yararı kararı ve kamulaştırma kararlarının birlik meclisi ve birlik encümenleri tarafından 2013 ve 2014 senelerinde alındığı, konu ile ilgili olarak mera ve hazine parsellerinin tahsisine yönelik olarak 1l Mera Komisyonuna başvuruda bulunulduğu,
Ulusal Onceliklendirme Listesi kapsamında Entegre Katı Atık Projeleri Teknik Yardım Hizmetleri ihalesinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapıldığı, ihaleyi alan firma tarafından zemin etüt, jeolojik analizler, jeoteknik, dizayn projeleri gibi veri hazırlama çalışmaları kapsamında 2012 yılında Birlik Yönetimi tarafından Bakanlığa bildirilen alan üzerinde çalışmalara başlandığı, ilgili firma tarafından jeolojik, hidrojeolojik ve jeoteknik etütlerin yapılması işinin ise alt yüklenici firmaya yaptırıldığı, sahada yapılan tetkik ve analizler neticesinde söz konusu alan için hazırlanan raporların olumlu sonuçlandığı,
Ilgili heyelan olayı sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 13.05.2026 tarihli ve 15677362 sayılı yazı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından müfettiş talebinde bulunulduğu,
Hakkari Entegre Katı Atık Tesisi'nin Aşağıkayacık bölgesinin alt kısmından başlayan ve Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı
tesis sahasına doğru ilerleyen kısmında meydana gelen heyelan sonrasında, yoğur Takye Büyük Maler Meclisi etkisiyle zemindeki hareketin arttığı ve saha içi ulaşım yollarını tehdit ettiği, sa ]y .520003 5965 katı atık yüklerinin ilave yük oluşturması sebebiyle mevcut riskte artış yaşand "!!!II tesiste yer alan kompost binası, tesis içi ulaşım yolları, tesis içi yer altı su toplama sistemleri, düzenli depolama sahası ve sızıntı suyu arıtma bölümlerinin kullanılamaz hale geldiği, bu kapsamda sahada meydana gelebilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilebilmesi amacıyla katı atık sahasında faaliyetin geçici olarak durdurulduğu, atıkların mahalli idareler tarafından geçici süreyle alternatif alanlarda depolanması ve sahaya atık kabulünün ise ikinci bir talimata kadar durdurulması yönünde karar alındığı,
Söz konusu alanla ilgili olarak, tesis aktif hale gelene kadar geçici çöp toplama alanlarının oluşturulduğu ve çevre temizliği açısından olumsuz bir durum oluşmaması için bu alanlarda ilaçlama hizmetlerinin yürütüldüğü,
Konu ile ilgili olarak gelen ihbar veya şikâyet bulunmadığından bu konuda denetim veya soruşturma gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır.
Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman YardımcıSı
Mustafa ÇİFTÇİBakan