Su kaynaklarının yönetimine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 96 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 87 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Tarım
I Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçTüzüğü'nün 96. Ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 14.04.2026 ^ ^
Türkiye'de su kaynaklarının yönetimi, iklim değişikliğinin etkilerinin artması, kuraklık riskinin derinleşmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik bir eşiktedir Yeni (2026-2035), suyun %79'unun tarımda kullanıldığını ve tarımsal amada verimliliğin yalnızca %52 seviyesinde kaldığını ortaya koymaktadır. Bu durum kullanılan suyun yaklaşık yarısının bitkiye ulaşmadan kaybedildiğini göstermektedir. Öte yandan, yıllık kullanılabilir su miktarı 112 milyar m^ iken bunun yalnızca 61 7 milyar m^'ü fiilen kullanıma sunulmakta; bunun 48,73 milyar m-ü tarımsal sulamada tüketilmektedir iklim projeksiyonlarına göre su potansiyelinin hızla azalacağı ve 2030 itibarıyla birçok havzada açığı oluşacağı öngörülmektedir. su Antalya ve Batı Akdeniz Havzası ise yoğun tarım ve turizm faaliyetleri nedeniyle su baskısının en yüksek olduğu bölgelerden biri olup, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde içme suyu temini, tarımsal üretim ve ekosistemler açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler kategorisine hızla yaklaşırken, mevcut veriler suyun en yoğun kuHanıldıgı alan olan tarımda ciddi bir verimsizlik ve yönetim sorunu bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Planların varlığına rağmen uygulama eksikliği, su krizini derinleştirmektedir. Bu nedenle kamuoyunun doğru bilgilendirilme si ve etkin politikaların geliştirilmesi amacıyla yukarıdaki soruların yanıtlanması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda;
SORULAR
Ulusal Su Planı'nın temelini oluşturan Su Kanunu neden hala yasalaşmamıştır? Taslak hangi aşamadadır ve 2026 yılı içinde TBMM'ye sunulması planlanmakta mıdır? 2. 2030 yılı itibarıyla Batı Akdeniz Havzası'nda beklenen su açığı ne kadardır? Antalya'nın içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere alternatif kaynaklara (deniz suyu arıtma, havzalar arası transfer vb.) yönelik bir planlama yapılmakta mıdır? 3. Antalya'da özellikle yaz aylarında turizm kaynaklı nüfus artışının su altyapısı üzerindeki etkilerine ilişkin bir kapasite analizi yapılmış mıdır?
Antalya'daki seracılık ve turizm sektörlerinde su verimliliğini artırmaya yönelik (kapalı devre sulama, gri su kullanımı, yağmur suyu hasadı vb.) özel teşvik veya düzenlemeler bulunmakta mıdır?
Ulusal Su Planı kapsamında öngörülen yatırımların toplam maliyeti nedir ve bu yatırımların finansmanı hangi kaynaklardan sağlanacaktır? Antalya Havzası'ndaki atıksu arıtma tesisi ihtiyacına yönelik 2026 yılı için ayrılan kaynak miktarı nedir? 6. Yeraltı sularının korunmasına yönelik olarak Antalya'da nitrat ve pestisit kirliliğine karşı özel bir izleme ve koruma programı uygulanmakta mıdır? Bu kapsamda "Nitrata Hassas Bölgei ilan edilmiş alan bulunmakta mıdır?
Tarımsal sulamada verimliliğin %52 seviyesinde kalmasının temel nedenleri nelerdir?
Bu kayıpların ne kadarı altyapı eksikliklerinden, ne kadarı sulama yöntemlerinden kaynaklanmaktadır ve açık kanal sistemlerinden kaynaklanan kayıpların azaltılması için hangi somut çalışmalar yürütülmektedir?
Çiftçilere su tasarruflu sulama tekniklerine geçiş için sağlanan desteklerin kapsamı nedir? Bu desteklerden yararlanan üretici oranı nedir ve bu oranı artırmaya yönelik yeni bir planlama var mıdır?
İklim değişikliği projeksiyonları doğrultusunda yağış azalması ve sıcaklık artışının sulama suyu ihtiyacına etkisi hesaplanmış mıdır? Buna bağlı olarak sulama randımanı hedeflerine (%60-2030, %65-2050) ulaşmak için gerekli yatırım tutarı ve finansman planı belirlenmiş midir?
Burdur ve Eğirdir Gölleri başta olmak üzere kritik seviyeye gerileyen su kütleleri için eylem planları hazırlanmış mıdır? Eğirdir Gölü Havzası'nda yürütülen su tahsis planı kapsamında tarımsal sulamaya yönelik kısıtlamalar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Bakanlığımızca, suyun sürdürülebilir yönetimi için koruma-kullanma dengesi gözetilerek ekosistem bazlı ve havza ölçekli yönetim planlarının hazırlanması çalışmaları yürütülmektedir. Söz konusu planlar kapsamında sürdürülebilir su yönetimi temelinde ekosistem bütünlüğünü esas alan tedbirler belirlenmektedir.
Ulusal Su Planı (2026-2035) yatırım yapısını sektör bazında ele aldığımızda plan, itek bir toplam maliyet" vermekten çok alanlara ayrılmış büyük bir yatırım programı çerçevesi sunmaktadır. Tarımsal sulama yatırımları; Türkiye'de su kullanımının yaklaşık %79'u tarım sektöründe olduğundan planın en geniş yatırım kalemi tarımda su verimliliğidir. İçme ve kullanma suyu altyapısı, Atıksu ve geri kazanım yatırımları, Taşkın ve kuraklık yönetimi ve Dijital su yönetimi ve izleme sistemleridir.
Su Kanunu Taslağı hazırlık çalışmaları tamamlanarak kurum ve kuruluşların görüşüne açılmış olup görüşlerin değerlendirilmesi aşamasındadır.
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan i1klim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.
Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin ve farkındalığının oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.
Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.
Ayrıca yönetmelik kapsamında belirlenen yükümlülere mavi, yeşil ve turkuaz su verimliliği belgesi verilmektedir. Bu yükümlüler arasında konaklamalı turizm işletmeleri de yer almaktadır.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğuDeğişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır. Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla mevcut durumda %50 olan sulama randımanının 2030 yılına kadar 060, 2050 yılına kadar %65 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir. Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile buna ilişkin eylemler belirlenmiştir.
Bu kapsamda tarımsal sulamada suyun daha verimli, ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde kullanılmasını sağlamak üzere;
• Kapalı sistemler aracılığıyla suyun iletimi ve dağıtımının sağlanması,
• Tarla içi basınçlı sulama yöntemlerinin (damla ve yağmurlama) yaygınlaştırılması,
• Yağmur suyu hasadı ve su biriktirme yapılarının oluşturulması,
• Arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada değerlendirilmesi,
• Parsel bazlı sulama ölçümlerinin gerçekleştirilmesi,
• Bitki su ihtiyacını gerçek zamanlı olarak belirleyen izleme, sensör ve karar destek teknolojilerinin kullanılması,
• Sulama zamanlamasının planlanarak suyun en uygun zaman dilimlerinde uygulanması,
• Gece sulaması yoluyla buharlaşma ve iletim kayıplarının azaltılması,
• Çiftçilere yönelik eğitim, bilgilendirme ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması öncelikli uygulama alanları olarak ele alınmaktadır. Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes, Sakarya, Susurluk, Aras ve Çoruh olmak üzere 13 havzada SSTP tamamlanmıştır. Kızılırmak, Yeşilırmak, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Marmara, Doğu Akdeniz, Antalya ve Meriç-Ergene olmak üzere 8 havzada SSTP çalışmaları devam etmektedir. SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 5 farklı kuraklık senaryosu (normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.
İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.
Ayrıca,ilklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi ve Havzalararası Su Transferlerinin Değerlendirilmesi Projesi" 2025 yılında başlatılmıştır. Proje kapsamında, iyileştirilmiş küresel iklim modelleri ve güncel senaryolar kullanılarak Türkiye genelinde sıcaklık ve yağış gibi temel iklim parametrelerindeki değişimler belirlenmekte; bu veriler ışığında su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, ülke genelinde su potansiyeli, su kullanımı ve havzalar arası su transferleri kapsamlı şekilde değerlendirilmektedir. Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi
ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Eylem Planı çerçevesinde;
• Tarımsal kuraklık konusunda kamuoyu bilinç düzeyinin artırılması,
• Paydaşların sürece dâhil edilmesi,
• Sürdürülebilir tarımsal su kullanımının planlaması,
• Kuraklığın yaşanmadığı dönemlerde gerekli tedbirlerin alınması ve
• Kriz dönemlerinde etkin mücadele programı uygulayarak kuraklığın etkilerini en aza indirilmesi amaçlanmaktadır.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.
Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır.
• Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi,
• İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması,
• Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,
• Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,
• Gözlem ağının geliştirilmesi,
• Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,
• Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,
• Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve
• Kuraklık farkındalığının artırılması.
Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.
Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Türkiye genelinde Nitrata Hassas Bölgeler belirlenmiş, tarımsal kaynaklı kirliliği önlemeye yönelik Nitrat Eylem Planı hazırlanmış ve 12.10.2025 tarihli ve 33045 sayılı Resmî Gazetede Nitrata Hassas Bölgelerin Belirlenmesi, Çevre Dostu Tarımsal Uygulamalar ve Nitrat Eylem Planının Uygulanması, İzlenmesi ve Raporlanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/17) ile uygulanmaya başlanmıştır.
Antalya ili; Antalya Havzası, Batı Akdeniz Havzası ve Doğu Akdeniz Havzası içerisinde yer almakta olup ağırlıklı olarak Antalya Havzası sınırları içerisindedir. Antalya ilinde tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin izlenmesi amacıyla 10 yerüstü suyu ve 61 yeraltı suyu olmak üzere toplam 71 izleme istasyonunda izleme çalışmaları yürütülmektedir.
Antalya ilinde bulunan 917 yerleşim biriminden (köy/mahalle) 157'si Nitrata Hassas Bölge olarak belirlenmiştir. Bu yerleşim yerlerinde tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesine yönelik tedbirleri içeren nitrat eylem planının uygulanmasına başlanmıştır. Antalya ilinin içme suyu ihtiyacının takriben %97'si yeraltı suyundan karşılanmaktadır. Yeraltı Sulaması (YAS) tahsislerinde emniyetli rezervi dolmaya yakın olan çeşitli alt havzalarda bireysel yeraltı suyu tahsis talepleri durdurulmakta ve kalan rezervler içme suyu amacıyla ayrılmaktadır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından yeraltı suyu kütlelerinin durumu periyodik olarak izlenmekte olup bu kapsamda 160 adet kuyu ve 106 adet kaynak olmak üzere toplam 266 noktada YAS kalite izlemesi yapılmaktadır. Ayrıca kirlilik riski açısından kritik görülen noktalarda pestisit ve ağır metal izlemeleri de hassasiyetle yağışlı ve kurak dönemler olmak üzere yılda 2 defa gerçekleştirilmektedir.
Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün talebi üzerine DSİ ile yapılan protokol neticesinde, "Antalya Karacaören 2 Barajı İçmesuyu Tesisleri" inşaatı işi devam etmektedir. Tarımsal sulamada verimlilik kayıplarının temel nedenlerinden biri sulama sistemlerinin açık kanal sistemi olması, söz konusu tesislerin eski olması, bunun yanı sıra sulama yöntemi olarak çiftçiler tarafından hala yüzey sulamaya yönelimin (salma, tava sulama) olmasıdır. DSİ tarafından inşa edilerek işletmeye alınan sulama tesislerinin %62'si açık, %38'i kapalı sistem sulama şebekesine sahiptir. Açık sulama tesislerinde iletim ve tarla içi kayıpları dikkate alındığında sulama randımanı 50-55 aralığında olması beklenmektedir. Su kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi neticesinde kapalı sistem sulama alanlarında biraz arttığı, hacim esaslı su kullanım hizmet bedeli uygulaması yapılan sayaçlı sulama alanlarında suyun en etkin kullanımının sağlandığı belirlenmiştir.
Bu kapsamda kapalı sistem sulama alanlarının tamamında hacim esaslı su kullanım hizmet bedeli uygulaması yapılacak şekilde su alma vanası sayaç alım süreci devam etmektedir. Açık sistem sulama alanlarında ise damla/yağmurlama sulama yöntemi kullanan su kullanıcıları desteklenmektedir. Açık sistem (kanal-kanalet) inşa edilmiş sulamalarda kayıp kaçakların fazla olmasından dolayı açık kanal sistemlerinden kaynaklanan kayıpların azaltılması için yenileme çalışmaları (planlama/proje) devam etmekte olup projesi tamamlanan tesisler yatırım
2026 Yılında Sulama Birliklerince Işletilen Sulama Tesislerinde Asgari Değer Olarak Alınacak Su Kullanım Hizmet Bedeli Tarifeleri"nin Uygulamaya İlişkin Genel Esaslar başlıklı 3'üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; "Sulama faaliyeti, sulamanın tüm cüzlerinin membaından mansabına bir bütünlük arz eder. Bu sebeple, sulamada kullanılmak maksadıyla; işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu devredilen sulama tesisinin herhangi bir cüzü ile ilişkisi bulunan sahalarda, sulama ve tahliye kanalları ile tabii su yataklarına bırakılan sularla sulama alanı içi ve dışı sahalarda;
a) Çiftçilerin, tenebbüt müddeti boyunca devamlı olarak kendi motopomplarıyla suladıkları bitkilere (yağmurlama ve damla sulama sistemleri dâhil) su kullanım hizmet bedeli %50 indirimli uygulanır.
b) Sulama sistemi yağmurlama ve damla sulama yöntemine göre inşa edilen ve teknik koşulların (sistem işletme basıncı vb.) uygun olduğu sulama tesislerinde; su ve enerji tasarrufunu teşvik etmek maksadıyla, sulamadan faydalanma sözleşmesinde taahhüt edilen hükümler saklı kalmak kaydıyla, yağmurlama ve damla sulama sistemi için
belirlenen su kullanım hizmet bedeli salma sulama için belirlenen su kullanım hizmet bedelinden %30 indirimli uygulanır.
c) Sistem işletme basıncının yeterli olmaması durumunda; mecburi olarak kendi kurdukları motopomp ile yağmurlama ve damla sulama sistemiyle sulama yapanlara, sulama birliğinin kararıyla su kullanım hizmet bedeli %50 indirimli uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
Ulusal Su Kurulu'nun 3. toplantısında alınan karar doğrultusunda kuraklık riski taşıyan öncelikli göller olarak belirlenen Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerine yönelik eylem planı çalışmaları ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde yürütülmektedir. Bu kapsamda sulama sistemlerinin modernizasyonu, ürün deseni değişikliği ve kısıntılı sulama uygulamaları, havzalar arası su transferi, içme ve kullanma suyu şebekelerinde kayıpların azaltılması, kullanılmış suların yeniden kullanımı ve su verimliliğine yönelik önlemler içeren "Göl Eylem Planları" hazırlanmaktadır. 25 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen Kuraklık Riski Altındaki Göller Çalıştayı ile söz konusu eylem planlarının uygulanabilirliğini artırmaya yönelik tematik masa başı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Taşkınların menfi etkilerinin asgari düzeye indirilebilmesi maksadıyla Bakanlığımız tarafından havza ölçeğinde suyun yayılım ve derinliğini gösteren "taşkın tehlike haritaları", tehlikenin risk açısından sınıflandırmasının yapıldığı "taşkın risk haritaları" ve risklerin bertaraf edilmesi için alınması gereken tedbirlerin yer aldığı "taşkın yönetim planları" hazırlanmaktadır. Ülkemizde 24 havzada taşkın yönetim planları hazırlanmış, Avrupa Birliği projesi olarak İPA-2 kapsamında yürütülen Meriç-Ergene Havzasının da tamamlanmasıyla ülkemizin tamamı taşkın yönetim planlarına kavuşmuş olacaktır.
Bakanlığımızca 2007 yılından itibaren bireysel sulama sistemleri yatırımlarına %50 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
Bu kapsamda, 2026 yılında projeye esas hibe üst limit 10.000.000 TL olacak şekilde %50'si ile %70'ine kadar değişen oranlarda hibe desteği verilecektir.
2007-2025 yılları arasında Antalya ilinde 3.184 dekar alana 4.106.242,03 TL sulama hibe desteği verilmiş olup 493 üreticimiz bu teşvikten yararlanmıştır.
Sulama sistemleri başvuru konuları aşağıda verilmektedir.
Tarla içi sistemler:
• Damla sulama,
• Yağmurlama,
• Mikro yağmurlama,
• Yüzey altı damla sulama, Mekanik büyük sistemler
• Center pivot / Lineer sulama sistemleri,
• Tamburlu sulama sistemleri, Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler
• Güneş enerjili sulama (sulama sistemleri + panel) ve
TL OR T.C.
• Akıllı sulama / otomasyon sistemleri (sensör, kontrol, uzaktan yönetim)' dir. Ülkemizdeki 6.334 doğal ve yapay gölden 8 hektar üzeri alana sahip 250'si üzerinde kuraklık risk değerlendirmesi yapılmıştır. Bununla birlikte Burdur Gölü ve Eğirdir Gölü Eylem Planı açıklanmıştır.
Öncelikli 8 gö! (Beyşehir/Konya, Akşehir/Konya, Eber/Afyonkarahisar, Bafa/Aydın, Burdur/Burdur, İznik/Bursa, Seyfe/Kırşehir, Sapanca/Sakarya) için bilimsel çalışmalar yapılarak, gelecek projeksiyonlarına göre sektör bazlı tedbirleri belirlenmiştir. Tedbirler kapsamında;
• Sulama sistemlerinin rehabilitasyonu ve modernizasyonu,
• Ürün deseni değişikliği,
• Yeraltı suyu kontrolü,
• Havzalar arası su transferleri,
• Şebeke kayıplarının azaltılması ve
• Atık suyun yeniden kullanımı gibi önlemlere yer verilmektedir.
Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış sularından maksimum fayda sağlanmak üzere yağmur hasadı projeleri yürütülmektedir. 2022 yılında Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında tarımsal kuraklığı önlemeye yönelik kırsalda yağmur hasadı için havuz yapımı (Jeomembran) %50 hibe kapsamına alınmıştır.
2026 yılında projeye esas hibe üst limit 30.000.000 TL olacak şekilde %50'si ile %70'ine kadar değişen oranlarda hibe desteği verilecektir.
IPARD III Programı kapsamında çıkılan ve çıkılacak çağrılarda %50-75 değişen oranlarda yatırım tedbirlerine (damla sulama, yağmurlama, pivot ve tamburlu sulama sitemlerinin ayrıca suyun kaynağından çıkarılmasında ihtiyaç duyulan enerjinin karşılanabildiği modern tarımsal solar sulama sistemlerinin dahil olduğu) hibe desteği sağlanmaktadır.
İklim değişikliği kaynaklı risklerin etkilerini en aza indirmek için Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında yer alan "Köy Bazlı Verim Sigortası" ile kuru tarım alanlarında yetiştirilen buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve yağlık ayçiçeği ürünlerinde kuraklık, don, sıcak rüzgâr, sıcak hava dalgası, aşırı nem ve aşırı yağış risklerinden kaynaklı verim azalışları teminat altına alınmaktadır. Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamında poliçede yazılı primin %70'i Devlet tarafından karşılanmaktadır. Bakanlığımız tarafından su kısıtının belirlendiği bölgelerde, belirlenen kriterlere uygun üretim yapan üreticilerimizin Devlet Destekli Tarım Sigortası yaptırmaları halinde; poliçe primi üzerinden %10 oranında "Su Kısıtı Desteği" indirimi uygulanmaktadır.
8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda %25-%100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu doğrultuda,
• Basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon TL üst limite kadar %100'e varan faiz/kâr payı desteği,
• Hayvancılık, kanatlı sektörü ve su ürünleri sektöründe yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırılarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave %5,
• Bitkisel üretim konularında işletme kredi/finansman kullandırılarında basınçlı sulama sistemi kullanımında ilave %10,
• Kapalı ortamda bitkisel üretim konusunda yatırım ve işletme kredi/finansman kullandırılarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave %20, yatırımlarda yağmur suyu hasatı değerlendirildiğinde ilave %10 ve
• Planlı üretime uygun üretim yapan faydalanıcılara ilave %20 faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.
Tarımda dijitalleşme ile bitkinin ne zaman ne kadar sulama suyuna ihtiyaç duyduğunun tahmin edilmesi için dijital sulama yönetimi projeleri yürütülmektedir. Bu amaçla TAGEM-SuET (Sulama Yönetimi ve Bitki Su Tüketimi Sistemi) hayata geçirilmiştir.
Tarımsal kuraklığın izlenmesi ve kuraklık internet portalının oluşturulması çalışmaları tamamlanmıştır.
"Dijital Sulama Yönetim Sistemi Geliştirilmesi (DiSU)" projesi kapsamında 6 farklı bölgede çalışmalar yürütülmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan