İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/43841 GEÇ CEVAPLANDI · 94 GÜN

Bir altın rafinerisi ve bağlantılı şirketler hakkında yürütülen inceleme sürecine ilişkin

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 27 Nisan 2026 tarihinde 7/43841 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 94 gün sonra, 30 Temmuz 2026).

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “Bir altın rafinerisi ve bağlantılı şirketler hakkında yürütülen inceleme sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43841, 27 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43841-bir-altin-rafinerisi-ve-baglantili-sirketler-hakkinda-yurutulen-inceleme-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/605a4336-3991-4368-b49d-019dd9b0cf45

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 94 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 84 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Anayasamızın 98. maddesi, TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Türkiye'nin en önemli şirketlerinden olan Istanbul Altın Rafinerisi (IAR) ve bağlantılı şirketler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında kamuoyuna çeşitli belge ve iddialar yansımıştır. Bu iddialar, teşvik sistemi suiistimali kadar, Türkiye'nin dış ticaret sistemi, finansal şeffaflık rejimi ve kara para ile mücadele kapasitesi açısından son derece ciddi yapısal sorunlara işaret etmektedir.

Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre; ithal edilen altının Türkiye'de eritilerek, kimyasal işlemlerden geçirilmiş gibi gösterildiği, bu şekilde işlenmiş ürün statüsünde ihracat beyanı oluşturulduğu ve bu işlemler üzerinden devlet desteklerinden yararlanıldığı ileri sürülmektedir. Bu kapsamda yaklaşık 544 milyon dolarlık ihracat gösterildiği ve bu işlemler üzerinden yaklaşık 13 milyon dolar kamu zararına yol açıldığı ifade edilmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ancak burada asıl kritik mesele, yalnızca kamu zararının büyüklüğü değil; söz konusu 544 milyon dolarlık finansal hareketin niteliği ve kaynağıdır. Zira yürürlükteki mevzuata göre ihracat bedellerinin yurda getirilmesi, bankacılık sistemi üzerinden kayıt altına alınması, döviz dönüşüm desteklerinden yararlanılması zorunlu uygulamalardır.

Bu durumda, 544 milyon dolarlık ihracatın karşılığı olan dövizin Türkiye'ye giriş yapmış olması gerekmektedir. Bu büyüklükte bir finansal akışın gerçek ticari faaliyet sonucu mu oluştuğu, yoksa ticaret görünümlü işlemler üzerinden sistem içinde dolaştırılan fonlardan mı kaynaklandığı sorusu hayati önem taşımaktadır.

Bu tür işlemler, uluslararası literatürde ticaret temelli kara para aklama yöntemi olarak tanımlanmakta olup özellikle altın gibi yüksek değerli emtialar bu tür faaliyetler açısından yüksek riskli alanlar arasında yer almaktadır. Türkiye, Mali Suçları Araştırma Kurulu aracılığıyla bu tür işlemleri izlemek ve önlemekle yükümlüdür.

Dikkat çekici bir diğer gelişme de kara para ve finansal suçlar alanında uzun yıllar görev yapmış, geçmişte yolsuzluklara ve usulsüz finansal işlemlere dikkat çeken eski bir MASAK yöneticisinin bu sürece ilişkin ciddi sorular sorması ve bunları sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından yaşananlardır. Bu denli vahim iddilara sorumluluk makamında olanların yanıt vermesi gerekirken bu usulsüzlükleri sorgulayanların hukuk eliyle hedef alınması dikkat çekicidir!

Yaşanan bu süreç kamuoyunda denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı yönündeki algıyı güçlendirmiş, soruşturmaların yönü ve kapsamına ilişkin belirsizlikleri artırmıştır. Bu durum her şeyden önce Türkiye'nin itibarına ve finansal şeffaflık rejimine duyulan güveni ciddi biçimde zedelemektedir.

Öte yandan, kamuoyuna yansıyan bilgilerde, 544 milyon dolarlık dövizin kaynağına, bu paranın hangi ülkelerden geldiğine, gerçek alıcı ve satıcıların kim olduğuna, işlemlerin finansal izine ilişkin hiçbir açıklama yapılmamıştır.

Soruşturmanın yalnızca "teşvik suiistimali" boyutuyla sınırlı tutulması, bu büyüklükte bir . finansal akışın arkasındaki olası kara para ilişkilerinin üzerinin örtüldüğü yönünde ciddi şüpheler doğurmaktadır. Kaldı ki geçmişte TBMM'de kurulan Hayali İhracat Araştırma Komisyonu çalışmalarında da benzer yöntemlerle kara paranın ihracat geliri gibi gösterildiği, haksız teşvikler alındığı, kamunun büyük zararlara uğratıldığı tespit edilmiştir.

Bugün gelinen noktada, benzer bir modelin çok daha büyük hacimlerle yeniden gündeme gelmesi, münferit bir suç iddiasının ötesinde sistematik bir denetim zafiyetinin göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca soruşturma kapsamında tutuklanan bazı şüphelilerin kısa süre içerisinde tahliye edilmesi, dosyanın kapsamı ve ciddiyeti ile alınan tedbirler arasındaki uyumsuzluğu da gözler önüne sermektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Istanbul Altın Rafinerisi ve bağlantılı şirketler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında iddia edilen 544 milyon dolarlık ihracatın tamamı için ihracat bedellerinin yurda getirildiği tespit edilmiş midir? Bu tutara ilişkin döviz girişleri hangi bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir? Söz konusu işlemler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kayıtlarında yer almakta mıdır?

  2. İhracat işlemlerine konu olan bedellerin tamamı gerçek ticari faaliyet sonucu mu elde edilmiştir? Bu konuda Bakanlığınız veya Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından yürütülen bir inceleme bulunmakta mıdır?

  3. 544 milyon dolarlık ihracatın karşı tarafında yer alan alıcı şirketler kimlerdir? Soruşturma kapsamında adı geçen şirket ve kişiler hakkında daha önce yapılmış vergi incelemesi, mali denetim veya MASAK analizi bulunmakta mıdır?

  4. Söz konusu işlemlerde, ticaret temelli kara para aklama şüphesi kapsamında herhangi bir tespit yapılmış mıdır?

  5. Bu işlemlere ilişkin olarak MASAK'a yapılmış şüpheli işlem bildirimleri (ŞIB) bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise sayısı ve kapsamı nedir?

  6. İddia edilen ihracat işlemlerinde kullanılan ürünlerin niteliği, ithal edilen altın ile karşılaştırmalı olarak teknik incelemeye tabi tutulmuş mudur?

  7. Söz konusu işlemler kapsamında firmaların yararlandığı döviz dönüşüm desteği ve diğer ihracat teşviklerinin toplam tutarı ne kadardır?

  8. Kamu zararının yalnızca 13 milyon dolar olarak hesaplanmasının gerekçesi nedir? Bu zarar kaleminin dışında kalan potansiyel zarar unsurları bulunmakta mıdır?

  9. Bu büyüklükteki işlemler gerçekleştirilirken Bakanlık denetim mekanizmaları, gümrük kontrolleri ve finansal izleme sistemleri neden erken aşamada devreye girmemiştir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Özgür KARABAT'a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4 -wcst

7/43841 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Sayın Özgür KARABAT, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Döviz dönüşüm desteği uygulaması firmaların katılmaya zorunlu olmadığı, gönüllülük esası ile katıldıkları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) özel tebliğ ve talimatları ile düzenlenmiş bir uygulamadır. Döviz dönüşüm desteğine ilişkin işlemler Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ve "Tebliğe ilişkin Uygulama Talimatı" hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Uygulanan döviz dönüşüm desteği mekanizması; 24 Şubat 2025 tarihi itibarıyla tüm kıymetli madenlerin ihracından kaynaklananlar hariç olmak üzere ihracat bedellerinin yurda getirilerek aracı banka üzerinden TCMB'ye satılması işlemi esas alınarak işletilmekte olup destek ödemeleri bankalarca TCMB'ye iletilen bilgi ve belgeler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, TCMB'ye satılan bedellerin ihracat bedeli olduğu, aracı bankalarca gümrük beyannamesi ve swift mesajı veya Nakit Beyan Formu (NBF) incelenmek suretiyle tespit edilmektedir. Tebliğin 26 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulamaya alınışı çerçevesinde "Tebliğe İlişkin Uygulama Talimatı"nın ilgili hükümleri uyarınca döviz dönüşüm desteğinden usulsüz olarak yararlandıkları veya TCMB'ye/aracı bankalara gerçeğe aykırı beyanda bulundukları tespit edilen firmalar talimat uyarınca ilgili yaptırımlara tabi tutulabilmekte, tedbir listesine alınabilmekte ve yeni döviz dönüşüm desteği ödenmemektedir.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) görev ve yetkileri 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231 inci maddesinde belirtilmiş olup bunlar, aklama ve terörün finansmanı suçlarının önlenmesi ve tespitine yönelik olarak; politika oluşturulması ve düzenleme yapılmasına katkıda bulunmak, hızlı ve güvenilir bir şekilde bilgi toplamak ve analiz etmek, araştırma ve inceleme yapmak, elde edilen bilgi ve sonuçları ilgili makamlara iletmektir.

Bu çerçevede alınan bildirim, ihbar ve taleplere ilişkin olarak MASAK nezdinde gerekli analiz, değerlendirme ve inceleme faaliyetleri yürütülerek çalışmaların sonuçları yetkili makamlara iletilmektedir.

Ancak, gerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157 nci maddesinde yer alan soruşturmanın gizliliği hükmü çerçevesinde, gerekse 5549 Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca, yürütülen çalışmaların mahiyetine ilişkin bilgi verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir