ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının turizme etkisine ilişkin
Kaynak göster
Sururi Çorabatır (CHP), 27 Nisan 2026 tarihinde 7/43870 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Sururi Çorabatır (CHP, Antalya). “ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının turizme etkisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43870, 27 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43870-abd-ve-israil-in-iran-a-yonelik-saldirilarinin-turizme-etkisine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5b622be-485d-4a2f-b25f-019dd8f42009
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 171 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Turizm sektörü, Türkiye ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olup Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yaklaşık %10-12'sini oluşturmaktadır. Aynı zamanda milyonlarca kişiye istihdam sağlayarak ekonomik ve sosyal açıdan stratejik bir rol üstlenmektedir. Bununla birlikte sektör, jeopolitik gelişmelere karşı son derece hassas bir yapıya sahiptir.
2026 yılında İran merkezli çatışmaların başlamasıyla birlikte, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyaya yönelik uluslararası güvenlik algısında belirli ölçüde zayıflama gözlemlenmiştir. Bu durumun, turizm talebinde yavaşlama riskini beraberinde getirdiği değerlendirilmektedir. Özellikle Avrupa ve Orta Doğu pazarlarından gelen ziyaretçi sayılarında yaşanabilecek olası düşüşler, sektörün sürdürülebilirliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir gelişme olarak öne çıkmaktadır.
Ayrıca söz konusu gelişmelerin Nevruz ve Paskalya gibi turizm açısından yoğun dönemlere denk gelmesi, Türkiye turizminde hem bölgesel daralma hem de pazar kayması ihtimalini artırmıştır. Bu çerçevede, özellikle sınır illerinde talep daralması yaşanabileceği, ana turizm destinasyonlarında ise talep kompozisyonunun değişebileceği değerlendirilmektedir. Bu süreçte, etkin kriz yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi, pazar çeşitlendirme politikalarının güçlendirilmesi ve gelir hedeflerinin güncel koşullara uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Oxford Economics raporunda 2026'da Ortadoğu'ya yönelik turist akışında %11 ila %27 düşüş beklendiği belirtilmektedir. Bakanlığınız bu senaryolar kapsamında Türkiye'nin 2026 yılı turizm gelir hedefinde (68 milyar dolar) revizyona gitmeyi planlamakta mıdır? Yeni hedef nedir?
Türkiye'nin "güvenli turizm destinasyonu" algısını korumak amacıyla uluslararası alanda yürütülen tanıtım ve iletişim faaliyetleri nelerdir?
2026 yılı Nevruz ve Paskalya dönemlerinde Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 2025'in aynı dönemine göre yüzde kaç azalmıştır? Başta Van, Antalya, Istanbul, Bodrum ve Kapadokya olmak üzere ana destinasyonlarda otel doluluk oranları ve rezervasyon iptal oranları ne düzeydedir?
İran ve komşu ülkelerden gelen turist sayısındaki değişim nedir? Sınır turizmine dayalı illerde (özellikle Van) yaşanan gelir kaybına ilişkin Bakanlığınızın bir etki analizi bulunmakta mıdır?
Avrupa pazarında (özellikle Almanya, Ingiltere, Hollanda) paket tur rezervasyonlarında gözlenen değişim oranı nedir?
Körfez, Rusya ve Orta Asya pazarlarından Türkiye'ye yönelen alternatif turizm talebinde herhangi bir artış yaşanmış mıdır?
Turizm sektöründeki işletmelerin nakit akışını güçlendirmek amacıyla açıklanan 60 milyar TL tutarında yeni bir finansman desteğinin dışında turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yönelik vergi ertelemesi veya indirimi gibi kriz dönemine özgü bir destek programı da uygulanacak mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir