Ağrı ilinde 2026 yılı Nevruz kutlamaları sonrasında gözaltına alınanlara ve tutuklananlara ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 22 Nisan 2026 tarihinde 7/43945 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Ağrı ilinde 2026 yılı Nevruz kutlamaları sonrasında gözaltına alınanlara ve tutuklananlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43945, 22 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43945-agri-ilinde-2026-yili-nevruz-kutlamalari-sonrasinda-gozaltina-alinanlara-ve-tutuklananlara (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e2ac2de8-ea14-4eef-b1a8-019db99d1cf4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 176 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasanın 98 ve İç
Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Nejla DEMİR
2026 Newroz'u, Türkiye'de barış, demokratik çözüm ve toplumsal uzlaşı talebinin güçlü biçimde sahiplenildiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu talep artık ertelenebilir bir beklenti değil, doğrudan toplumsal iradeye dönüşmüş bir zorunluluktur. Demokratik siyaset zemininde çözüm arayışı ise geri döndürülemez biçimde yeniden kurulmuştur. Milyonlarca yurttaş, özgürlük, İ eşitlik, adalet ve demokratik yaşam taleplerini meydanlarda açık ve kararlı biçimde dile getirmiştir. Bu yönüyle 2026 Newroz'u yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda yeni bir demokratik toplumsal sözleşme arayışının güçlü bir ilanıdır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak Newroz alanlarında ortaya konulan bu güçlü demokratik iradeye rağmen, sürecin hemen ardından geliştirilen müdahaleler, bu taleplerin sistematik biçimde baskı altına alındığını göstermektedir. İstanbul, İzmir, Manisa, Siirt ve Bitlis'te gerçekleştirilen operasyonlarla başlayan süreç, kısa sürede genişleyerek yüzlerce kişiyi kapsayan bir dalgaya dönüşmüştür. Resmi verilere göre Newroz sürecinde en az 209 kişi gözaltına alınırken, bağımsız raporlar bu sayının 253'e, tutuklamaların ise 63'e ulaştığını ortaya koymaktadır. Bu genel tablo, Ağrı'da yaşananlarla daha da somutlaşmaktadır. Ağrı merkez ve ilçelerinde gerçekleştirilen ev baskınlarında 21 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 1'i çocuk olmak üzere 13 kişi "polise mukavemet" iddiasıyla tutuklanmıştır. Ayrıca ev baskınları sırasında bazı konutlara kapılar kırılarak girildiği, bu müdahalelerin orantısız güç kullanımı iddialarını gündeme getirdiği kamuoyuna yansımıştır.
Gözaltı ve tutuklamaların Newroz alanlarında dile getirilen sloganlar ve taşınan pankartlarla ilişkilendirilmesi, barış ve demokratik çözüm talebinin doğrudan kriminalize edildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, ifade özgürlüğünü daraltmakla kalmamakta, aynı zamanda demokratik siyasetin alanını bilinçli biçimde sınırlandırmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Ağrı'da Newroz sonrası gerçekleştirilen operasyonlarda 21 kişinin gözaltına alınmasına ve 13 kişinin tutuklanmasına dayanak gösterilen somut deliller nelerdir?
Ağrı'da gerçekleştirilen ev baskınlarında kapıların kırılarak içeri girildiği iddiaları doğru mudur?
"Polise mukavemet" iddiası hangi fiil ve görüntülere dayandırılmaktadır?
Gözaltına alınanlar arasında çocuk bulunduğu doğru mudur, doğru ise çocuklar hakkında hangi hukuki gerekçeyle işlem yapılmıştır?
Gözaltı ve tutuklamaların Newroz alanlarında atılan sloganlar ve taşınan pankartlarla ilişkilendirilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Ağrı'da gerçekleştirilen ev baskınları hangi somut gerekçelerle yapılmış, bu operasyonlar için merkezi bir talimat verilmiş midir?
İfade ve toplanma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bu eylemlerin cezai işlem konusu yapılması nasıl izah edilmektedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir