Okullarda hijyen ve güvenliğin sağlanmasına ve öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebine ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44100 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 39 gün sonra, 8 Haziran 2026).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Okullarda hijyen ve güvenliğin sağlanmasına ve öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44100, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44100-okullarda-hijyen-ve-guvenligin-saglanmasina-ve-ogrencilere-bir-ogun-ucretsiz-yemek-verilme (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/079a4db6-0fae-4711-91ff-019df1f6bb54
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 39 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 32 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygı mmla arz ederim.
Bir Ülkenin Aynası: Aç Karnına Okula Giden Çocuklar Bir Ülkenin geleceği, sınıflarında oturan çocukların gözlerinde saklıdır. O gözler umutla doluysa, o Ülkenin yarını güçlüdür. Ama o gözler yorgunsa, o Ülkenin bugününde ciddi bir sorun var demektir.
Bugün Türkiye'de binlerce çocuk okula aç gidiyor, bu bir istisna değil, giderek yaygınlaşan bir gerçek.
Gerekçenin tamamını göster (21 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Beslenme, bir çocuğun en temel hakkıdır.
Ama birçok öğrenci, sabah kahvaltısı yapmadan derse giriyor. Bazıları teneffüste kantine bakıp geri dönüyor.
Bazıları ise bir parça ekmeği gün boyu idare etmek zorunda kalıyor. Bu sadece yoksulluğun değil, eşitsizliğin de en somut göstergesidir. Çünkü aynı sınıfta bir çocuk tok, diğeri aç oturuyorsa; orada eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilemez.
Sorun yalnızca beslenme değil.
Okulların fiziksel koşulları da alarm veriyor.
Birçok okulda tuvaletler yetersiz, hijyen malzemeleri eksik. Sabun yok, peçete yok, temizlik düzenli yapılmıyor.
Çocuklar sağlıklı bir ortamda değil, riskli koşullarda eğitim görüyor. Bu durum, yalnızca eğitim değil; doğrudan halk sağlığı sorunudur. Daha da endişe verici olan ise güvenlik meselesidir.
Son dönemde yaşanan olaylar, okulların sadece eğitim verilen yerler olmadığını; aynı zamanda korunması gereken alanlar olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ama bugün birçok okulda güvenlik önlemi bulunmuyor.
Giriş-çıkışlar kontrolsüz.
Bir çocuğun okula giderken tek düşüncesi dersleri olmalıdır.
Ama bugün bazı aileler, çocuklarını okula gönderirken endişe duyuyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Eğitim sistemi yalnızca müfredattan ibaret değildir.
Beslenme, hijyen, güvenlik...
Bunlar eğitimin temel parçalarıdır.
Ama gelinen noktada bu alanların her birinde ciddi eksiklikler var. Ve belki de en acı gerçek şudur:
Bu sorunlar artık biliniyor, ama çözülmüyor.
Bir Ülke, çocuklarını koruyamıyorsa; geleceğini de koruyamaz.
Bir çocuk açsa, o Ülke tok değildir.
Bir çocuk güvende değilse, o Ülke huzurlu değildir.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Devlet okullarında ücretsiz ve düzenli bir öğün yemek sağlanmasına yönelik bir çalışma neden hâla hayata geçirilmemiştir?
Okullardaki tuvalet ve temizlik koşullarının yetersizliği ile ilgili denetimler ne sıklıkla yapılmaktadır? Eksikler neden giderilememektedir?
Hijyen malzemelerinin temini için okullara ayrılan bütçe yeterli midir? Değilse neden artırılmamaktadır?
Okullarda yaşanan güvenlik zafiyetlerine karşı alınan somut önlemler nelerdir?
Güvenlik personeli sayısı ve niteliği açısından okulların mevcut durumu nedir?
Velilerin çocuklarını okula gönderirken duyduğu güvenlik kaygısını ortadan kaldırmak için hangi acil adımlar atılacaktır?
Eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilirken, temel ihtiyaçları karşılanamayan çocukların varlığı nasıl açıklanmaktadır?
Bu sorular yalnızca eğitim sistemini değil, vicdanları sorgulamaktadır. Çünkü mesele sadece ders değil; çocukların hayatıdır.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 07.05.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1852133 sayılı yazınız.
c) 11.05.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1852982 sayılı yazınız.
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c)'de kayıtlı yazılarla iletilen Karabük Milletvekili Cevdet AKAY'in 7/43875 ve 7/43876, İstanbul Milletvekili Ali GÖKÇEK'in 7/43878, Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ ERTUĞRUL'un 7/43880, Bolu Milletvekili Türker ATEŞ'in 7/43884, Van Milletvekili Gülderen VARLI'nin 7/43885, İstanbul Milletvekili Elif ESEN'in 7/43887, Tekirdağ Milletvekili Selcan TAŞCI'nın 7/43888 ve 7/43889, Van Milletvekili Zülküf UÇAR'ın 7/43984, Hakkari Milletvekili Öznur BARTIN'in 7/43985 ile Denizli Milletvekili Yasin OZTURK'ün 7/44100 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
71 43875-438761 71 43884-43885 GK 152 7/ 43887-43889 71 43984-43985 Elektronik Ag: www.meb.gov.tr Faks: (0312) 418 75 39
Bakanlığımızca eğitimde fırsat eşitliği; öğrencilerin sosyal, ekonomik, bölgesel veya bireysel farklılıklarından bağımsız olarak nitelikli, güvenli ve sağlıklı eğitim ortamlarına erişebilmesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu kapsamda öğrencilerin eğitime erişimi, beslenme desteği, okul hijyeni, güvenli eğitim ortamları, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri ile okul-aile iş birliği birlikte ele alınmakta; eğitim hizmetlerinin yalnızca öğretim programlarından ibaret olmadığı, öğrencinin bütüncül gelişimini destekleyen fiziki, sosyal ve psikolojik şartların da eğitim hizmetinin asli unsurları arasında bulunduğu kabul edilmektedir.
Öğrencilerin beslenme ve eğitime erişim ihtiyaçlarının desteklenmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği kapsamında, Milli Eğitim Temel Kanunu ile tanınan eğitim hakkından yoksun kalması muhtemel ilköğretim, ortaöğretim ve özel eğitim okul/kurum/sınıflarına devam eden öğrenciler ile yaygın eğitim hizmetinden yararlanan özel eğitim kursiyerlerinin resmî okul ve kurumlara taşıma yoluyla eğitime erişimleri sağlanmaktadır. Ayrıca öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşınan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine, taşıma yoluyla eğitim kapsamında öğle yemeği verilen okullarda açılan özel eğitim sınıflarına devam eden öğrencilere ve taşıma merkezi okul müdürlüklerince Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı verileri dikkate alınarak belirlenen öğrencilere ücretsiz öğle yemeği hizmeti sunulmaktadır.
Okulların hijyen ve temizlik koşullarının geliştirilmesine yönelik olarak Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında "Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme İş Birliği Protokolü" imzalanmış; bu kapsamda "Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyon Önleme Kılavuzu" hazırlanmıştır. Söz konusu kılavuz, eğitim kurumlarının hijyen ve enfeksiyonun önlenmesi alanındaki kurumsal sorumluluklarını yerine getirmesine rehberlik etmekte; okul ve kurumlarda temizlik, hijyen ve sağlıklı ortam koşullarının güçlendirilmesine yönelik tedbirler bu çerçevede yürütülmektedir.
Okullarımızda temizlik hizmetlerinin aksamaması amacıyla mevcut personel imkânlarına ek olarak destekleyici istihdam modellerinden de yararlanılmaktadır. Bu kapsamda Bakanlığımızın kadrolu temizlik personeline ilave olarak 2025-2026 eğitim öğretim yılında temizlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla 70.000 Toplum Yararına Program katılımcısı ve 22.000 İşgücü Uyum Programı katılımcısı görevlendirilmiş; bu desteklerle birlikte okullarımızda toplam 140.000 temizlik personeli görev yapmıştır. Yardımcı hizmetler kadrolarında görev yapanların maaş ve ücretleri ise diğer personel ücretleriyle aynı bütçe kaleminden karşılanmakta olup, bu giderler okul türleri bazında ayrı bir bütçe tertibi altında değil, genel personel ödenekleri kapsamında yürütülmektedir.
Okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin koruyucu ve önleyici yaklaşımla sürekliliğinin sağlanması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği arasında "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü' ve buna ilişkin uygulama kılavuzu hazırlanmıştır. Bu kapsamda okul güvenliği yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle sınırlı görülmemekte; rehberlik hizmetleri, psikososyal destek, risk tarama çalışmaları, okul-aile iş birliği, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası koordinasyonla birlikte ele alınmaktadır.
• SAH NIT T.C.
Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığı tarafından 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarımıza görevlendirilecek Okul Kolluk Görevlisi ve Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi sayılarını belirlemek ve görevlendirme yapılacak okulları tespit etmek amacıyla Okul Durum Değerlendirme Ölçeği geliştirilmiş; bu ölçek doğrultusunda okullarımız güvenlik riskleri yönünden değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 953 okul kolluk görevlisi 1.136 okulda sabit görev yapmak üzere, 20.013 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi 24.214 okulda okul yönetimiyle sürekli iletişim hâlinde olacak şekilde ve 6.105 ekip 21.103 okulun giriş-çıkış saatlerinde görev yapmak üzere görevlendirilmiştir. Ayrıca PIKTES, okul aile birlikleri ve yerel imkânlar aracılığıyla okullarımızda 2.151 sertifikalı güvenlik görevlisi görevlendirilmiştir.
Velilerin çocuklarını okula gönderirken duyduğu güvenlik kaygısının azaltılması amacıyla Bakanlığımızca rehberlik ve psikososyal destek çalışmaları da yürütülmektedir. Okullarda zorlayıcı yaşam olayları sonrasında rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar tarafından öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik destekleyici çalışmalar yapılmakta; velilere yönelik psikoeğitim programları uygulanmakta; ailelerin sağlıklı iletişim kurma, duygu düzenleme, stresle baş etme ve çocuklarını destekleme becerilerinin geliştirilmesine yönelik sosyal-duygusal beceri programları gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalarla velilerin okul güvenliğine ilişkin kaygılarının azaltılması, öğrencilerin psikososyal iyi oluşlarının desteklenmesi, güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi ve okul-aile iş birliğinin artırılması Bakanlığımızca eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalar; ücretsiz ders kitabı ve materyal desteği, taşıma yoluyla eğitime erişim, ücretsiz öğle yemeği uygulamaları, pansiyon hizmetleri, dijital eğitim altyapısının geliştirilmesi, erken çocukluk eğitimine erişimin artırılması, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri, okul güvenliği tedbirleri ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi gibi çok sayıda bileşeni kapsamaktadır. Bu çerçevede öğrencilerin yalnızca akademik yönden değil, beslenme, sağlık, hijyen, güvenlik ve psikososyal iyi oluş bakımından da desteklenmesi; eğitimde fırsat eşitliğinin ayrılmaz bir