Türkiye Varlık Fonuna ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 79 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 71 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet YILMAZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Türkiye'de kamu varlıklarının yönetimi söz konusu olduğunda, Türkiye Varlık Fonu (TVF) en tartışmalı yapılardan biri haline gelmiş durumda.
Kuruluş gerekçesi; stratejik yatırımları hızlandırmak, büyük projelere finansman sağlamak ve kamu varlıklarını daha etkin yönetmekti. Kağıt üzerinde kulağa güçlü gelen bu hedefler, pratikte ciddi soru işaretleriyle karşı karşıya.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
En temel problem şeffaflık. TVF, klasik kamu kurumlarının tabi olduğu denetim ve ihale süreçlerinin dışında konumlandırıldı. Bu durum "esneklik" olarak sunulsa da kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının yeterince izlenememesi anlamına geliyor. Hangi varlık hangi koşullarda değerlendiriliyor? Hangi projelere ne kadar kaynak aktarılıyor? Bu soruların net ve düzenli cevapları kamuoyuna sunulmuyor. Şeffaflık eksikliği ise güveni aşındırıyor.
Bir diğer kritik mesele denetim. Kamu adına faaliyet gösteren bu büyüklükte bir fonun, bağımsız ve güçlü bir denetim mekanizmasına tabi olması beklenir. Ancak TVF'nin denetim yapısı, "yeterince bağımsız mı?" sorusunu sürekli gündemde tutuyor. Denetim varsa bile, bunun ne kadar derinlikli ve kamuya açık olduğu tartışmalı. Denetimin varlığı kadar görünürlüğü de önemlidir; çünkü hesap verebilirlik ancak bu şekilde sağlanır.
Fonun portföy yapısı da ayrı bir tartışma konusu.
Türkiye'nin en değerli kamu varlıkları bu yapı altında toplanmış durumda. Bankalar, enerji şirketleri, iletişim altyapıları... Bu kadar kritik varlığın tek bir çatı altında, merkezi bir yönetimle idare edilmesi; risklerin de merkezileşmesi anlamına geliyor. Olası bir yönetim hatası ya da finansal risk, geniş bir etki alanı yaratabilir.
Borçlanma politikaları da dikkat çekici. TVF'nin uluslararası piyasalardan sağladığı finansman, Ülkenin genel borçluluk yapısıyla birlikte düşünülmek zorunda. Bu borçların hangi projelere yönlendirildiği, geri dönüşlerinin nasıl planlandığı ve uzun vadede kamu maliyesine nasıl bir yük getireceği yeterince şeffaf değil. "Yatırım" adı altında alınan her borç, doğru yönetilmediğinde gelecek nesillerin omzuna bırakılmış bir yük haline gelir.
Bir başka önemli konu ise piyasa dengesi. TVF'nin sahip olduğu büyüklük ve yetkiler, özel sektörle rekabet açısından da soru işaretleri doğuruyor. Devletin hem düzenleyici hem de oyuncu olduğu bir ortamda, rekabet eşitliği nasıl sağlanacak? Bu durum, uzun vadede piyasa güvenini ve yatırım ortamını
Ve belki de en önemlisi: Amaç ve sonuç arasındaki mesafe. TVF'nin kuruluş hedefleri ile bugünkü çıktıları arasında net, ölçülebilir ve kamuoyuna açık bir performans değerlendirmesi yok. Hangi stratejik yatırım gerçekleştirildi? Hangi projeler ekonomik değere dönüştü? Hangi alanlarda başarısız olundu? Bu soruların cevabı olmadan, başarıdan söz etmek mümkün değil.
Kamu varlıklarını yönetmek, sadece finansal bir mesele değil; aynı zamanda demokratik sorumluluktur. Çünkü o varlıklar, bir grubun değil, tüm toplumun ortak değeridir. Bu nedenle şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik bir tercih değil, zorunluluktur.
Bu Bağlamda;
SORULAR
TVF'nin yaptığı tüm işlemler neden uluslararası standartlarda, düzenli ve detaylı şekilde kamuoyuna açıklanmıyor?
Fonun denetimi tam olarak kim tarafından, hangi kapsamda ve ne sıklıkla yapılıyor? Bu denetim sonuçları neden şettaf biçimde yayımlanmıyor?
TVF bünyesine alınan stratejik kamu varlıklarının yönetiminde performans kriterleri nelerdir ve bu kriterler neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Fonun borçlanma politikalarının uzun vadeli maliyetleri nelerdir? Bu yükün kamu maliyesine etkisi nasıl hesaplanıyor?
TVF'nin özel sektörle rekabet ettiği alanlarda piyasa dengesi nasıl korunuyor? Bu konuda bir düzenleme ya da denetim mekanizması var mı?
Kuruluşundan bu yana TVF'nin somut olarak hangi projeleri hayata geçirdiği ve bu projelerin ekonomik getirileri nelerdir?
Ve en temel soru: Kamuya ait bu kadar büyük bir varlık gücünü yöneten bir yapının, tam şeffaf ve hesap verebilir olması için ne zaman somut ve bağlayıcı adımlar atacaksınız?
Bu soruların cevabı, sadece bir fonun değil; kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğine dair güvenin de belirleyicisi olacaktır. Çünkü güvenin olmadığı yerde, en büyük varlık bile en büyük riske dönüşür.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Türkiye Varlık Fonunun kuruluş amaçları; sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek olarak 19/8/2016 tarihli ve 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda belirtilmiştir.
Diğer taraftan, TVF denetim usul ve esasları, 6741 sayılı Kanun uyarınca üç aşamalı bir denetim yapısına tabidir. Bunlar sırasıyla; bağımsız dış denetim, bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tablolar ile faaliyetlerin Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu denetimidir.
TVF portföyünde yer alan tüm kurumların fona aktarılmadan önce tabi oldukları denetim usulleri halihazırda muhafaza edilmekte olup, Sayıştay denetimine tabi Kurumların Sayıştay tarafından denetlenmesine devam edilmektedir.
TVF'nin finansman işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerine düzenli olarak iletilmektedir. Söz konusu bilgiler Hazine ve Maliye Bakanlığının "Kamu Kuruluşlarınca Sağlanan Hazine Garantisiz Dış Krediler" raporunda yer almaktadır.
TVF, mevcut finansal yapısı, çeşitlendirilmiş enstrümanlardan oluşan kaynak havuzu, likidite ve nakit akış pozisyonları ile kendi adına ve hesabına finansman sağlayabilme ve yükümlülüklerini yerine getirebilme kabiliyetini haizdir. Bu çerçevede TVF'nin finansman işlemleri kamu maliyesi üzerinde ilave bir yük oluşturmamaktadır.
TVF'nin amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiği işlemlere ve mali performansına, portföy şirketleri ile birlikte oluşturduğu etkilere ilişkin raporlara kurumsal internet adresinden ulaşılabilmektedir.
TVF'nin mali performansına ilişkin konsolide finansal tabloları ile faaliyetlerine yönelik olarak duyurular ve yıllık faaliyet raporları, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda, kamuoyunun erişimine açık biçimde resmî internet sitesi üzerinden yayımlanmaktadır.
Telefo no (a312525 55-50 Bax : ((17 525 8 31
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı