Uşak ilinde borcu nedeniyle elektrik ve doğal gazı kesilen abone sayısına ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44423 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 119 gün sonra, 27 Ağustos 2026).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Uşak ilinde borcu nedeniyle elektrik ve doğal gazı kesilen abone sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44423, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44423-usak-ilinde-borcu-nedeniyle-elektrik-ve-dogal-gazi-kesilen-abone-sayisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b283520a-363c-40e7-b9d6-019df33a0df5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 119 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Dr. Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim. in ÖZTÜRK zli Milletvekili
Faturaların Gölgesinde Bir Ülke: Enerjiye Erişim mi, Hayatta Kalma Mücadelesi mi?
Bir Ülkenin gerçek fotoğrafı, resmi tabloların parlak rakamlarında değil; mutfakta yanan ocağın, kışın açılan kombinin, akşam yanan lambanın ardındaki hikâyede gizlidir. Bugün Türkiye'de milyonlarca hane için bu hikâye, giderek daha ağır bir yükün hikâyesine dönüşüyor.
Gerekçenin tamamını göster (24 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Her ay gelen faturalar artık sadece bir ödeme kalemi değil; bir tercih dayatmasıdır.
"Elektriği mi açayım, yoksa mutfak masrafını mı karşılayayım?"
"Doğalgazı mı yakayım, yoksa çocuğumun ihtiyacını mı alayım?"
Bu sorular sorulmamalıydı. Ama bugün soruluyor. Hem de her ay, her hanede, sessizce.
İktidar "refah artıyor" derken, sahadaki gerçek bunun tam tersini söylüyor. Gelirler sınırlı artarken; elektrik, doğalgaz ve su faturaları katlanarak büyüyor. Bu tablo, basit bir ekonomik dengesizlik değil; sosyal adaletin aşınmasıdır. Çünkü enerji ve su, bir tüketim kalemi değil; yaşamın en temel hakkıdır.
Ancak gelinen noktada bu hak, piyasaya terk edilmiş durumda.
Enerji politikaları, kamusal hizmet anlayışından uzaklaşıp ticari bir modele dönüşmüş; Vatandaş "müşteri" olarak tanımlanmıştır. Bu dönüşümün sonucu ise açıktır:
Fiyatlar artar, denetim zayıflar, yük Vatandaşın omzuna biner.
Özelleştirmelerle birlikte dağıtım ve fiyat mekanizmalarının büyük ölçüde özel şirketlerin belirleyiciliğine bırakılması, kamu yararını ikinci plana itmiştir. "Maliyet" denilen şeyin içine neyin dahil olduğu çoğu zaman şeffaf değildir. Vatandaş ödüyor, ama neden bu kadar ödediğini tam olarak bilmiyor.
Daha da çarpıcı olan ise gelir dağılımındaki uçurumdur.
Asgari ücretli bir ailenin geliri, temel ihtiyaçlara bile yetmez hale gelmişken; faturalar bu gelirin önemli bir kısmını tek başına yutmaktadır. Bu durum artık bir "geçim sıkıntısı" değil; doğrudan bir "yaşam krizi"dir.
Bugün bir anne, çocuğu üşümesin diye kombiyi açarken endişe duyuyorsa,
Bir emekli ışığı kısmak zorunda kalıyorsa,
Bir aile faturadan korktuğu için su tüketimini sınırlıyorsa,
Orada mesele ekonomi değil; Sosyal Devletin işlevini yitirmesidir.
Enerji ve suya erişim bir ayrıcalık değildir.
Ama bugün birçok hane için tam olarak buna dönüşmüştür.
Ve asıl tehlike, bu durumun giderek normalleşmesidir.
: hıh?)
Oysa normal olan; Vatandaşın temel ihtiyaçlarını düşünmeden karşılayabilmesidir. Normal olan; Devletin bu ihtiyaçları güvence altına almasıdır.
Bugün gelinen noktada sorulması gereken soru nettir:
Bir Ülke, Vatandaşının en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir düzende gerçekten büyüyor olabilir mi?
| Bu Bağlamda;
Uşak ilimizde,
SORULAR
Faturalarını ödeyemediği için elektrik ve/veya doğalgazı kesilen hane sayısı yıllara göre kaçtır?
Gelirinin önemli bir kısmını yalnızca faturalara ayırmak zorunda kalan Vatandaşlar için kalıcı ve yapısal bir çözüm planınız var mıdır?
Enerjiye erişimin bir "temel hak" olarak güvence altına alınması yönünde herhangi bir yasal veya yapısal düzenleme planlanmakta mıdır?
Vatandaşın yaşamını doğrudan etkileyen bu tablo karşısında, "piyasa dengeleri" mi yoksa "Sosyal Devlet ilkesi" mi önceliğinizdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Elektrik tarifesi; aktif enerji maliyeti, elektriğin üretim tesisinden son kullanıcıya kadar aktarılması için oluşan iletim ve dağıtım maliyetleri ile perakende satış hizmeti faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki maliyetlerden müteşekkildir. Perakende elektrik satış tarifesinin belirlenmesinde tarife konusu faaliyetlerle ilgili tüm maliyetlerin mevzuat gereği dikkate alınması gerekmekte olup, bu maliyetlerde gerçekleşen artışların/azalışların doğal sonucu olarak perakende satış tarifelerinde artışlar/azalışlar gerçekleşmektedir. Doğal gazda ise; doğal gaz toptan satış fiyatı oluşurken doğal gazın piyasa koşulları, piyasa fiyat istikrarı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'nın tarife ile ilgili kararları ile alım, satım ve işletme giderleri dikkate alınmakta, yanı sıra doğal gaz alım maliyetlerini doğrudan etkileyen uluslararası hub fiyatları, petrol ve petrol türevleri fiyatlarındaki değişim ile döviz kurundaki değişimler de doğal gaz satış fiyatlarının belirlenmesinde etken olmaktadır. Tüm bu bileşenlerin denkleme dahil edilmesi suretiyle yapılan değerlendirmeler çerçevesinde fiyatlar mümkün olan en makul seviyede belirlenmektedir. Ayrıca Kovid-19 salgını sonrası başlayan ve bölgemizde ki savaşlarla devam eden küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki olağan dışı artışlar sebebiyle oluşan yüksek maliyetlerden vatandaşlarımızın etkilenmemesi için başlatılan faturalardaki devlet desteği hâlihazırda devam etmekte olup, elektrikte devam eden kademeli tarife yapısı kapsamında mesken tüketimlerinde faturanın yaklaşık yarısı Devletimizce karşılanmaktadır. Yine doğal gazda da mesken, sanayi ve elektrik üretiminde kullanılan doğal gaz önemli ölçüde desteklenmeye devam edilmekte; özellikle mesken aboneleri ile ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın korunması esas alınmaktadır. Kademeli doğal gaz fiyatlandırma modeli çerçevesinde uluslararası piyasalarda oluşan maliyet değişimleri tarifelere dengeli ve kademeli şekilde yansıtılmakta, bu süreçte ihtiyaç sahibi kesimlere yönelik destek politikalarının sürdürülmesine devam edilmektedir.
Ortalama aylık yaklaşık 200 kWh mesken tüketimi dikkate alındığında, fatura tutarının asgari ücret içerisindeki payının 2000'li yıllar başındaki %10'lar seviyesinden, mevcut durumda %2 seviyesine kadar gerilediği görülmektedir. Bu düşük fiyat durumu, Avrupa Birliği resmî istatistik kurumu Eurostat tarafından en son açıklanan veriye göre de açıkça tespit edilebilmektedir. 27 AB ülkesi ve Avrupa ile ilişkili 10 ülke olmak üzere verilerde yer alan toplam 37 ülke arasında Ülkemiz elektrik mesken tarifelerinde en ucuz mesken elektrik tarifesine sahip ülke konumundadır. Yine aynı kaynakta yer alan (27 AB ülkesi ve Avrupa ile ilişkili 7 ülke) alım gücü verilerine göre de Ülkemiz elektrik fiyatları anlamında en ucuz ikinci ülkedir. Elektrik kesintilerine ilişkin olarak; dağıtım şirketlerinden alınan bilgiye göre borç nedeniyle kesinti uygulanan elektrik abonelerin üçte ikisinin elektriği aynı gün içinde, beşte dördünün elektriği bir hafta içinde yeniden bağlanmaktadır. Borç ödenmemesi nedeniyle yaşanan kesintilerin genel itibarıyla fatura ödemesinin unutulması, bankadan kaynaklı problemler gibi sebeplerle gerçekleştiği değerlendirilmekle birlikte, elektrik gurubunda bu abonelerin büyük çoğunluğunu köy/yayla evi, yazlık gibi dönemsel kullanılan meskenler ile sezonluk ticarethaneler oluşturmaktadır.
Kesme-bağlama işlemleri dinamik bir yapı arz etmekte ve oluşan veriler şu anki durumu yansıtmamakla birlikte genel duruma ilişkin bilgi vermesi bakımından; Uşak ilimiz özelinde 2023, 2024 ve 2025 yıllarında mesken abone grubunda borcundan dolayı elektriği kesik abone sayısının toplam abone sayısına oranı sırasıyla 0,0022, ~0 ve 0,0057 şeklindedir.
Enerji maliyetlerinin azaltılmasına yönelik politikalarımız ise yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının azami düzeyde değerlendirilmesi, enerji üretim portföyünün çeşitlendirilmesi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın uluslararası enerji piyasalarındaki dalgalanmalardan en düşük düzeyde etkilenmesini sağlayacak destek mekanizmalarının sürdürülmesi esasları doğrultusunda uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra, dar gelirli hanelere elektrik tüketim desteği verilmesine yönelik Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hanedeki kişi sayısına göre aylık 150 kilovatsaate kadar destekleme yapılmaktadır. 2025 yılında; 3,5 milyon haneye günümüz fiyatıyla toplamda 7,7 milyar TL elektrik tüketim desteği, 718 bin haneye günümüz fiyatıyla toplamda 1,6 milyar TL doğal gaz tüketim desteği verilmiş, yanı sıra toplam tutarı 7,5 milyar TL olan 1.028.573 ton kömür dağıtımı sağlanmıştır.