2003'ten bu yana kuruyan sulak alanlara ilişkin
Kaynak göster
Rahmi Aşkın Türeli (CHP), 8 Mayıs 2026 tarihinde 7/44468 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 136 gün sonra, 21 Eylül 2026).
Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir). “2003'ten bu yana kuruyan sulak alanlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44468, 8 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44468-2003-ten-bu-yana-kuruyan-sulak-alanlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6c7f6394-282f-4091-9369-019e16d512e8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 136 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 129 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
7/42820 sayılı yazılı soru önergeme süresi içinde cevap verilmediği için önergemi yeniliyorum.
Uluslararası bilimsel araştırmalar, ülkemizde son 60-70 yılda yaklaşık 2 milyon hektar sulak alanın kuruduğunu göstermektedir. Nitekim bu alanda hazırlanan uluslararası raporlarda ülkemizde son yıllarda yok olan sulak alan miktarının hızla arttığı, kuruyan sulak alan miktarının Marmara Denizi'nden daha büyük bir alana ulaştığı vurgulanmaktadır. Bunun yanı sıra bu sulak alanlarda yaşamlarını sürdüren binlerce hayvan türünün de nesli tükenmiştir. Bu duruma sebep olarak, tarımsal amaçlarla sulak alanların kurutulması, yeraltı su rezervlerinin yok edilmesi, yanlış enerji politikaları nedeniyle barajlar ile nehirlerin önünün kesilmesi ve sayıları binleri bulan nehir tipi hidroelektrik santraller (HES) ile derelerin kurutulması gibi nedenler gösterilmektedir.
Bu bilgiler ışığında;
SORULAR
Sulak alanların yok olması neden durdurulamamaktadır?
2003-2025 döneminde yıllar itibarıyla kaç hektar sulak alan kurumuştur? 3. 2003-2025 döneminde kuruyan sulak alanların bölgeleri, yüzölçümleri ve isimleri itibarıyla dağılımı nasıldır?
2003-2025 döneminde HES veya baraj yapımı nedeniyle kuruyan sulak alan miktarı ne kadardır?
2003-2025 döneminde tarım alanı açılması için kurutulan sulak alan miktarı ne kadardır?
2003-2025 döneminde kuruyan sulak alanlarda yaşamlarını sürdüren hangi hayvan türlerinin nesli tükenmiştir?
Nesli tükenen hayvan türleri arasında endemik olanlar bulunmakta mıdır? 8. 2003-2025 döneminde kuruyan sulak alanlarda nesli tükenen bitki türleri var mıdır? 9. Nesli tükenen bitki türleri arasında endemik olanlar bulunmakta mıdır? 10. Ülkemizde bulunan sulak alanların korunmasına yönelik olarak Bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır? Çalışma varsa hangi unsurları içermekte olup, ulaşılan sonuçlar nelerdir?
Ülkemizde kuruyan sulak alanlarının rehabilite edilerek eski haline getirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar var mıdır? Varsa ulaşılan sonuçlar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan ilklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.
Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin ve farkındalığının oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve reklam panoları hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.
Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğuDeğişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır. Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla sulama randımanının 2030 yılına kadar %60, 2050 yılına kadar %65 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Kızılırmak, Marmara ve Yeşilırmak olmak üzere 7 havzada SSTP çalışmaları devam etmektedir.
SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 5 farklı kuraklık senaryosu (normal durum, hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik (1-6 yıl, 12 yıl ve 18 yıl aralıklarda) havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal
üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.
Ulusal Su Kurulu'nun 3. toplantısında alınan karar doğrultusunda kuraklık riski taşıyan öncelikli göller olarak belirlenen Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, Iznik, Seyfe ve Sapanca göllerine yönelik eylem planı çalışmaları ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde yürütülmektedir. Bu kapsamda sulama sistemlerinin modernizasyonu, ürün deseni değişikliği ve kısıntılı sulama uygulamaları, havzalar arası su transferi, içme ve kullanma suyu şebekelerinde kayıpların azaltılması, kullanılmış suların yeniden kullanımı ve su verimliliğine yönelik önlemler içeren "Göl Eylem Planları" hazırlanmaktadır. 25 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen Kuraklık Riski Altındaki Göller Çalıştayı ile söz konusu eylem planlarının uygulanabilirliğini artırmaya yönelik tematik masa başı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Ülkemizdeki sulak alanların korunmasına yönelik çalışmalar, Ramsar Sözleşmesi, ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında yürütülmektedir. Bu çerçevede 2019 yılında Ulusal Sulak Alan Envanteri çalışmaları başlatılmıştır. Yürütülen envanter çalışmaları kapsamında 1.203.107 hektar büyüklüğündeki 139 sulak alanın tescil işlemleri tamamlanmıştır. Bu alanların 14'ü Ramsar Alanı, 59'u Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ve 66'sı da Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan olarak belirlenmiştir. Ayrıca 74 sulak alan için "Yönetim Planları" hazırlanmıştır.
Ayrıca, sulak alanların restorasyon ve rehabilitasyonu için de gerekli faaliyetler yürütülmekte olup su stresi yaşayan sulak alanlarda su kullanımını daha da etkin yönetebilmek amacıyla matematiksel modelleme çalışmaları yapılmaktadır.
Söz konusu restorasyon ve rehabilitasyon çalışmaları kapsamında, Konya'da Ereğli Gölü, Antalya'da Avlan Gölü, Afyonkarahisar'da Karakuyu Sazlıkları, Kayseri'de Sultansazlığı ve Kars'ta Kuyucuk Gölü'nde gerekli çalışmalar yapılmıştır.
Önergede belirtilen 2003-2025 yılları arasında tamamen kuruyan sulak alan bulunmamakla birlikte, bu alanlarda nesli tükenen bitki ve hayvan türü de bulunmamaktadır. Ayrıca ülkemizde, üyesi olduğu ve 22.12.1996 tarihinde yürürlüğe giren "Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES)" ile bu sözleşmeye dayalı olarak hazırlanan "Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanmasına Dair Yönetmelik" hükümleri büyük bir titizlikle yürütülmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan