Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ilişkin
Kaynak göster
Saliha Sera Kadıgil (TİP), 6 Mayıs 2026 tarihinde 7/44507 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Saliha Sera Kadıgil (TİP, İstanbul). “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44507, 6 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44507-aile-ve-nufus-on-yili-2026-2035-konulu-cumhurbaskanligi-genelgesi-ne-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f8a1963c-740c-4cc2-89fe-019e024f3c52
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 162 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Saliha Sera Kadıgil İstanbul Milletvekili
2026-2035 yılları Resmi Gazete'de yayımlanarak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmiştir. Genelgede, 'aile ve nüfus yapısının korunması, doğurganlığın desteklenmesi, evliliğin teşvik edilmesi' ve her yıl mayıs ayının son haftasının "Milli Aile Haftası" olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Ayrıca; kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde "aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı" yaklaşımla hareket edeceği, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi için mekanizmaların güçlendirileceği belirtilen genelgede, çok çocuklu aile yapısının destekleneceği ve çocuk sahibi olmayı özendiren uygulamaların hayata geçirileceği ifade edilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Öte yandan; LGBTİ*'ların hedef alındığı genelgede; "Cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Günümüzde demografik yapımızda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarıyla belirgin bir dönüşüm yaşanmaktadır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır" ifadelerine yer bulmaktadır.
Ancak mevcut sosyoekonomik veriler, Türkiye?de aile kurumunun karşı karşıya olduğu temel sorunların | yalnızca doğurganlık oranlarıyla sınırlı olmadığını; derinleşen yoksulluk, çocuk işçiliği, iş cinayetleri, | kadın cinayetleri, genç işsizliği ve toplumsal eşitsizliklerin aile yaşamını doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır.
Çocuk işçiliğinin yaygınlaştığı, çocuk işçilerin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği; milyonlarca hanenin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği; kadın cinayetlerinin sürdüğü; gençlerin işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya olduğu; LGBTİ* bireylerin ayrımcılık ve baskıya maruz kaldığı bir toplumsal tabloda, "Aile Yılı" politikalarının yalnızca evlilik ve doğurganlık teşvikleriyle sınırlı kalması, mevcut sorunların derinleşerek artacağının göstergesi niteliğindedir. Bu bağlamda;
Asgari ücretin 28.075 TL olduğu ve toplumun neredeyse yüzde 50?sinin asgari ücret ve altında çalıştığı, öte yandan TÜRK-İŞ Nisan ayı verilerine göre açlık sınırının 34,6 bin TLye, yoksulluk sınırı 112,7 bin TL'ye yükseldiği gerçeği "Aile ve Nüfus On Yılı" politikalarınız için Ne ifade ediyor? Yoksullukla mücadele planınız nedir?
Çocukların 9636,8'inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu bir ülkede, çocukların korunması için "Aile On Yılı" kapsamında hangi somut politikaları hayata geçireceksiniz?
Türkiye'de 2013—2026 arasında en az 852 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği dikkate alındığında, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında planınız nedir? Yine, 2024 yılında on binlerce çocuk iş kazası geçirirken çocuk işçiliğinin arttığı verileri ortadayken, çocukların eğitimden koparılmasının önüne geçmek için "Aile On Yılı" kapsamında ne yapmayı planlıyorsunuz?
2025 yılında en az 94 çocuk işçinin ve toplamda 2105 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği gerçeği karşısında, binlerce aile yaşanan kayıplarla parçalanmışken işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda "Aile Yılı" politikalarınız içerisinde herhangi bir madde yer almakta mıdır?
2025 Yılında erkekler tarafından en az 294 kadın öldürülmüş, 297 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur. Üstelik 294 kadının 104'ü evli olduğu erkek, 32'si eskiden evli olduğu erkek, 28'i akrabası, 18'i oğlu, 14'ü babası, 7'si kardeşi tarafından öldürülmüşken, söz konusu veriler "kutsal aile" yapınız için ne söylüyor? "Aile On Yılı" kapsamında, "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi" yani İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çıktığınız gibi, başka uluslararası sözleşmelerden de çıkmayı planladığınız ajandalarınız da mevcut mudur?
DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bindir. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 31,5'e yükselmiştir. Geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 40,3'ü bulmuştur. 2025 yılı itibariyle her bir çocuk yaklaşık 140 bin TL borçla dünyaya gelirken "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında daha kaç çocuğun ne kadar borçla doğmasını amaçlamaktadır.
SORULAR
LGBTİ* bireylerin sosyal, hukuki ve kamusal alanda baskı ve ayrımcılığa maruz kaldığı yönündeki yaygın olaylar, hak savunucularının hazırladığı raporlar dikkate alındığında, eşit yurttaşlık ve güvenlik haklarının sağlanması için "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında planınız nedir?
24 yıllık iktidarınız sürecinde görevini layığıyla yapmayan kamu görevlileri nedeniyle yaşanan binlerce iş cinayeti, maden faciaları, tren kazaları, depremler, seller, yangınlar, terör saldırıları, kadın cinayetleri gibi önlenebilir sebeplerle, yok olan on binlerce aile söz konusu ve tüm bu süreçte tek bir yetkili dahi istifa etmemişken "Aile ve Nüfus On Yılı"nda sorumluları bekleyen yine "cezasızlık" bizleri bekleyen ise "fıtrat" mı olacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir