Varlık barışı uygulamasına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 54 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Prof. Dr. Fethi Açıkel İstanbul Milletvekili
Son dönemde çeşitli medya kuruluşlarında yer alan haberler, ekonomi yazarlarının değerlendirmeleri ve kamuoyunda yapılan tartışmalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yeni bir "Varlık Barışı" düzenlemesi üzerinde çalıştığı yönünde iddialar gündeme gelmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (15 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Özellikle yurtdışındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesine yönelik yeni teşvikler hazırlanabileceği, yurtdışında bulunan Türk sermayesinin ülkeye dönüşünü kolaylaştıracak vergi ve denetim avantajlarının planlandığı, bu kapsamda geçmiş yılarda birçok kez uygulanan "Varlık Barışı" benzeri bir düzenlemenin yeniden gündeme alınabileceği ifade edilmektedir.
Türkiye'de 2008 yılından bu yana farklı isimler ve kapsamlarla 2008, 2013, 2016, 2018, 2020 ve 2022 yıllarında çeşitli varlık barışı uygulamaları hayata geçirilmiştir. Bu düzenlemeler kamuoyuna çoğunlukla ekonomiye kaynak girişi sağlama amacıyla sunulmuş olsa da, geçmiş uygulamalar ciddi tartışmalara neden olmuştur.
Özellikle kaynağı belirsiz servetlerin sorgulanmaksızın finansal sisteme dahil edilmesi; kara para aklama, vergi kaçırma, kayıt dışı ekonomi, yasa dışı bahis gelirleri, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık faaliyetleri, altın ve kıymetli maden kaçakçılığı ile uluslararası yaptırımların ve ambargoların delinmesi bakımından Türkiye açısından önemli riskler yaratmaktadır.
Son yıllarda özellikle altın ticareti, transit ticaret, ihracat istisnaları ve finansal sistem üzerinden yaptırım delme iddiaları uluslararası düzeyde dikkat çekmiş; Türkiye uzun süre FATF gri listesinde yer almış ve kara paranın aklanmasıyla mücadelede ciddi bir itibar kaybı yaşamıştır. Gri listeden yeni çıkılmış bir dönemde, denetimi zayıf yeni af mekanizmalarının yeniden gündeme gelmesi Türkiye'nin yeniden uluslararası finansal gözetim ve yaptırım riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilecektir. Geçmiş varlık barışı uygulamalarında beklenen ölçüde kalıcı ve şeffaf sermaye girişi sağlanamadığı yönünde eleştiriler bulunmakta; buna karşılık kayıt dışı servetin meşrulaştırılması ve vergi adaletinin bozulması eleştirileri güçlenmektedir. Sürekli tekrar eden af politikaları, vergisini düzenli ödeyen vatandaşlar ile dürüst mükellefler aleyhine ciddi bir adaletsizlik yaratmakta, devletin mali disiplin ve hukuk devleti ilkesine olan güveni zedelemektedir.
Ekonomik programın şeffaflık, mali disiplin, kayıt dışılıkla mücadele ve uluslararası finansal güven temelinde yürütüldüğünün ifade edildiği bir dönemde, yeniden varlık barışı hazırlığı iddiaları kamu yararı açısından açıklığa kavuşturulması gereken ciddi bir denetim konusudur.
Bu bağlamda aşağıdaki sorularımın yanıtlanması önem arz etmektedir;
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2026 yılı içerisinde yeni bir "Varlık Barışı" düzenlemesi hazırlanmakta mıdır?
Son dönemde çeşitli medya kuruluşlarında yer alan yeni bir "Varlık Barışı" hazırlığına ilişkin haber, yorum ve değerlendirmeler Bakanlığınız bünyesinde yürütülen herhangi bir hazırlık, taslak çalışma veya politika değerlendirmesine mi dayanmaktadır?
2008 yılından bugüne kadar yürürlüğe konulan varlık barışı uygulamalarından toplam kaç kişi ve kaç şirket yararlanmıştır?
Söz konusu düzenlemeler kapsamında Türkiye'ye bildirilen toplam varlık tutarı ne kadardır? Bu tutarın ne kadarı fiilen Türkiye finansal sistemine girmiştir?
Bu uygulamalardan yararlanan varlıkların kaynağına ilişkin MASAK, vergi denetimi veya adli makamlar tarafından sonradan başlatılan inceleme ve soruşturma sayısı kaçtır?
Geçmiş varlık barışı uygulamaları kapsamında suç gelirlerinin aklanması, altın kaçakçılığı, yasa dışı bahis, ambargo delme veya uluslararası yaptırımların ihlaliyle bağlantılı işlem tespiti yapılmış mıdır?
Türkiye'nin FATF gri liste sürecinden yeni çıktığı dikkate alındığında, yeni bir varlık barışı uygulamasının yeniden gri liste riskini artırabileceğine ilişkin Bakanlığınızca bir etki analizi yapılmış mıdır?
OECD, FATF ve uluslararası finans kuruluşları nezdinde yeni bir varlık barışı düzenlemesinin yaratacağı itibar ve yaptırım risklerine ilişkin resmi bir değerlendirme mevcut mudur?
Vergi affı ve varlık barışı uygulamalarının süreklilik kazanmasının vergi adaleti ve kayıt dışı ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin Bakanlığınızın çalışması var mıdır?
SORULAR
Hükümetin ekonomik programı kapsamında kayıt dışılıkla mücadele hedeflenirken, kaynağı sorgulanmaksızın servet girişini kolaylaştıracak yeni bir düzenleme hangi gerekçeyle gündeme alınmaktadır?
ULS4S"
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Istanbul Milletvekili Sayın Prof. Dr. Fethi AÇIKEL'e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4
7/44545 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Sayın Prof. Dr. Fethi AÇIKEL, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Ülkemizde 22/11/2008-31/3/2023 tarihleri arasında bazı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına ilişkin mükelleflere geniş imkanlar getiren ve kamuoyunda varlık barışı olarak bilinen 7 adet yasal düzenleme yapılmıştır.
Bununla birlikte, 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 4/6/2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun'la, vergiye gönüllü uyumun artırılması, gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılması hedeflenmektedir.
Ayrıca, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkan sağlanmaktadır.
Varlık barışı uygulaması ile bildirime veya beyana konu edilen varlıkların kara para ile mücadeleye ilişkin mevzuat hükümleri de dahil olmak üzere mer'i mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenmesinde ve gerekli yasal işlemlerin yapılmasında herhangi bir kısıtlayıcı hüküm bulunmamaktadır. Bu süreçte, varlık barışı uygulaması kapsamında beyan edilen varlıklar, terörün finansmanı ve/veya suç gelirlerinin aklanması şüphesi söz konusu olduğunda veya beyan edilecek varlıkların yasal yollarla elde edilmediğine dair bir ihbar/adli veya idari talep gelmesi durumunda MASAK tarafından gerekli analiz ve değerlendirmeler yapılarak sonuçları ilgili birimler ile paylaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Ülkemizin gri liste sürecinin varlık barışı düzenlemeleriyle herhangi bir bağlantısı da bulunmamakta olup, bu konuda FATF tarafından düzenlenen raporlarda varlık barışı yönünden herhangi bir eleştiri getirilmemiştir.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan