Türk vatandaşlarının vize başvurularının reddedilmesine ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44804 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Türk vatandaşlarının vize başvurularının reddedilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44804, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44804-turk-vatandaslarinin-vize-basvurularinin-reddedilmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6c65a959-9b5c-4e6b-87bd-019e2ae5149e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 154 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Dışişleri Bakanı Sayın Hakan FİDAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları dünyanın birçok ülkesine vize almak için adeta dipsiz bir kuyunun içine mahkûm edilmektedir.
Aylar sonrasına verilen randevular...
Gerekçenin tamamını göster (26 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bitmek bilmeyen evrak talepleri...
Yüksek başvuru ücretleri...
Aracı şirketlerin oluşturduğu karmaşa...
Ve en sonunda hiçbir tatmin edici gerekçe sunulmadan verilen ret kararları... Ne yazık ki artık binlerce Vatandaşımız için vize başvurusu bir seyahat prosedürü değil, ciddi bir itibar meselesi hâline gelmiştir.
Üstelik sorun yalnızca turistik seyahatlerle sınırlı değildir.
Öğrenciler eğitim programlarına katılamıyor...
İş insanları fuarlara ve ticari görüşmelere yetişemiyor...
Akademisyenler konferanslara gidemiyor...
Sanatçılar etkinliklerini kaçırıyor...
Hastalar tedavi süreçlerinde mağdur oluyor...
Aileler düğününe, cenazesine, yakınlarına ulaşamıyor...
Ve bütün bunlar yaşanırken İktidar yıllardır bu tablo karşısında etkili bir diplomatik sonuç ortaya koyamıyor.
Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun itibarı her geçen gün daha fazla tartışılır hâle geliyor. Bir zamanlar birçok ülkeye rahatlıkla seyahat edebilen Vatandaşlarımız bugün en temel vize başvurularında bile "potansiyel kaçak göçmen" muamelesi görmek zorunda bırakılıyor.
Bu tablo sadece bireysel mağduriyet değildir.
Bu tablo aynı zamanda dış politikadaki itibar kaybının da göstergesidir.
Çünkü güçlü Devletlerin Vatandaşları kapılarda bekletilmez.
Aylarca randevu bulamaz hâle getirilmez.
Hiçbir açıklama yapılmadan sistematik biçimde ret kararlarıyla karşı karşıya bırakılmaz. Bugün gençler Erasmus programlarına yetişemiyor.
İş insanları ekonomik fırsatları kaçırıyor.
Öğrenciler kabul aldıkları okullara zamanında ulaşamıyor.
Sanatçılar ve sporcular uluslararası organizasyonlarda mağdur oluyor. Ama İktidar hâlâ bu sorunun boyutunu küçümseyen açıklamalar yapıyor.
Oysa gerçek şudur: Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları bugün kendi pasaportuyla dünyanın birçok ülkesinde giderek daha fazla zorluk yaşayan bir noktaya sürüklenmiştir.
Üstelik Vatandaş yalnızca ret cevabı almıyor; başvuru ücretleri, danışmanlık giderleri, tercüme masrafları, rezervasyon ücretleri derken büyük ekonomik kayıplara da uğruyor.
Sonuç?
Hem mağduriyet...Hem zaman kaybı...Hem maddi zarar...Hem de ciddi bir itibar kırılması...
Bu Bağlamda;
SORULAR
Son 5 yılda Türk Vatandaşlarının Schengen ve diğer ülke vize başvurularındaki ret oranları ne kadar artmıştır?
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının en fazla vize reddi aldığı ülkeler hangileridir?
Vize randevu krizinin çözümü için bugüne kadar hangi somut diplomatik girişimler yapılmıştır?
Aylar sonrasına verilen randevular nedeniyle mağdur olan öğrenci, iş insanı ve hastalara yönelik herhangi bir çalışma var mıdır?
Hiçbir somut gerekçe gösterilmeden verilen ret kararlarına karşı Türkiye'nin resmî diplomatik itiraz mekanizmaları işletilmekte midir?
Türk Pasaportunun uluslararası itibarı neden son yıllarda ciddi biçimde tartışılır hâle gelmiştir?
Vatandaşlardan alınan yüksek vize başvuru ücretleri ve aracı kurum masrafları konusunda herhangi bir denetim yapılmakta mıdır?
Erasmus, akademik program ve uluslararası etkinliklere katılım hakkı vize krizleri nedeniyle engellenen gençler için hangi destek mekanizmaları oluşturulmuştur?
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının "potansiyel risk" gibi görülmesine yol açan uluslararası algının sorumluluğunu kim üstlenecektir?
Vatandaşlarımızın kendi pasaportuyla dünyada daha itibarlı, daha güçlü ve daha özgür hareket edebilmesi için hangi somut adımlar atılacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir