2014 yılında İstanbul'da bir cemevinde düzenlenen cenaze töreninde hayatını kaybeden bir kişi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Celal Fırat (DEM Parti), 22 Mayıs 2026 tarihinde 7/44956 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “2014 yılında İstanbul'da bir cemevinde düzenlenen cenaze töreninde hayatını kaybeden bir kişi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44956, 22 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44956-2014-yilinda-istanbul-da-bir-cemevinde-duzenlenen-cenaze-toreninde-hayatini-kaybeden-bir-k (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7c0bf8ed-9ced-41db-a2cf-019e82de9dba
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 146 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
2014 yılında Okmeydanı Cemevi bahçesinde cenaze törenine katıldığı sırada polis tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Uğur Kurt'un katledilmesi, toplum vicdanında derin yaralar açan olaylardan biri olarak hafızalardaki yerini korumaktadır.
İbadethane olarak kullanılan bir cemevinin bahçesinde, cenaze erkanı sırasında bir yurttaşın yaşamını yitirmesi; yalnızca bir bireyin ölümü değil, aynı zamanda hukuk devleti, yaşam hakkı, inanç özgürlüğü ve toplumsal barış açısından da son derece ağır bir tablo ortaya çıkarmıştır. Aradan geçen yıllara rağmen kamuoyunda oluşan ortak kanaat, olayın tüm yönleriyle aydınlatılamadığı ve sorumluların etkili biçimde cezalandırılmadığı yönündedir.
Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları ve evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda devletin temel yükümlülüklerinden biri; yaşam hakkı ihlallerinde etkili soruşturma yürütmek, sorumluları ortaya çıkarmak ve cezasızlık algısını ortadan kaldırmaktır. Ancak Uğur Kurt dosyasında yaşanan süreç, kamu vicdanında "cezasızlık" eleştirilerini derinleştirmiş; özellikle Alevi toplumunda ciddi bir adaletsizlik duygusuna neden olmuştur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Uğur Kurt dosyasında bugüne kadar yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin ayrıntıları nelerdir?
Olayda sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kamu görevlileri hakkında hangi idari ve adli işlemler gerçekleştirilmiştir?
Kamuoyunda oluşan "cezasızlık" algısının giderilmesi adına Bakanlığınız tarafından yeni bir değerlendirme veya inceleme yapılması planlanmakta mıdır?
Olayın meydana geldiği Okmeydanı Cemevi çevresindeki kamera kayıtları, balistik incelemeler ve tanık beyanları doğrultusunda dosyanın yeniden ele alınması gündemde midir?
Yaşam hakkı ihlallerinde etkili soruşturma yürütülmesine ilişkin Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda Bakanlığınızın özel bir çalışması bulunmakta mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir