Vergi adaletinin sağlanmasına ve enflasyonla mücadeleye ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 2 Haziran 2026 tarihinde 7/45010 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 30 Temmuz 2026).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Vergi adaletinin sağlanmasına ve enflasyonla mücadeleye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45010, 2 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45010-vergi-adaletinin-saglanmasina-ve-enflasyonla-mucadeleye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1bd79632-057e-4d14-8c0d-019e8cb3c105
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 58 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 52 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Grup Başkanlığı CHPTarih 20 Mayış 2026 say. 19146 450İ0
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin "sosyal hukuk devleti" olduğu açıkça belirtilmektedir. Anayasa'nın 5'inci maddesi devlete toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlama görevi yüklemekte; 55'inci maddesi ücrette adalet ilkesini düzenlemekte: 73'üncü maddesi ise vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını maliye politikasının sosyal amacı olarak tanımlamaktadır.
Buna rağmen son yıllarda uygulanan ekonomi politikaları sonucunda; asgari ücretlilerin, emeklilerin, memurların ve sabit gelirli yurttaşların yüksek enflasyon karşısında ciddi gelir kaybına uğradığı; dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının olağanüstü seviyelere çıktığı; gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiği: ayrıca resmi enflasyon verilerine ilişkin kamuoyunda güven sorunu oluştuğu yönünde yoğun tartışmalar yaşanmaktadır. Özellikle TÜİK ile bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı enflasyon verileri arasındaki ciddi farkların, ücret artışları ve emekli aylıkları bakımından milyonlarca yurttaşın ekonomik haklarını doğrudan etkilediği ileri sürülmektedir. Bunun yanında Merkez Bankası'nın para politikası süreçlerinde siyasi müdahaleye açık hale geldiği yönündeki değerlendirmeler de kamuoyunda yaygın biçimde dile getirilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2022-2026 yılları arasında Türkiye'de Gini katsayısı yıllara göre kaç olarak gerçekleşmiştir?
Aynı dönem içerisinde en düşük gelir grubunun toplam milli gelirden aldığı pay yüzde kaçtır?
2022-2026 yılları arasında dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki oranı yıllara göre nedir?
Bakanlığınız, Anayasa'nın 73'üncü maddesinde düzenlenen "vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı" ilkesinin mevcut vergi sistemi içerisinde sağlandığını düşünmekte midir?
Son dört yılda ücretli çalışanlardan kesilen gelir vergisi toplamı ile şirketlerden tahsil edilen kurumlar vergisi toplamı ayrı ayrı ne kadardır?
Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı yönündeki değerlendirmeler hakkında Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
Emekli aylıklarının büyük bölümünün yoksulluk sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, emeklilere yönelik ilave sosyal destek programı hazırlanmakta mıdır? 8. 2022-2026 yılları arasında memur, işçi ve emekli maaş artışlarında TÜİK verileri dışında alternatif veri setleri değerlendirilmiş midir?
TÜİK ile bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı enflasyon oranları arasındaki farkın nedenlerine ilişkin Bakanlığınız tarafından yürütülen bir inceleme var mıdır? 10. TÜİK'in veri üretim süreçlerinin bağımsız uluslararası denetime açılması yönünde bir hazırlık yapılmakta mıdır?
TÜİK Başkanının görevden alınmasına ilişkin iddialar hakkında Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir değerlendirme veya rapor mevcut mudur?
Merkez Bankası başkanlarının görev süreleri boyunca siyasi müdahaleden korunmasına yönelik anayasal veya yasal güvence hazırlanması düşünülmekte midir? 13. Son beş yılda görev süresi dolmadan değiştirilen Merkez Bankası başkanlarının görevden alınma gerekçeleri nelerdir?
Uygulanan Orta Vadeli Program'ın sabit gelirli yurttaşlar üzerindeki etkilerine ilişkin etki analizi yapılmış mıdır?
Son üç yılda enflasyon nedeniyle oluşan alım gücü kaybının telafisine yönelik herhangi bir "gelir dengeleme programı" hazırlanmış mıdır?
Bakanlığınız, sosyal devlet ilkesinin yalnızca bütçe imkanlarıyla sinirli yorumlanmasının Anayasa'nın 2'nci ve 5'inci maddeleriyle çelişebileceği yönündeki değerlendirmelere katılmakta mıdır?
"Bütçede kaynak yok" gerekçesiyle ertelenen veya azaltılan sosyal yardım programlarının toplam büyüklüğü ne kadardır?
Ekonomik ve Sosyal Konsey'in daha aktif ve denetleyici bir yapıya dönüştürülmesine ilişkin bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Gelir dağılımında belirli bir bozulma eşiğinin aşılması halinde hükümetlerin TBMM'ye zorunlu ekonomik iyileştirme planı sunmasına yönelik anayasal veya yasal düzenleme değerlendirilmekte midir?
Bakanlığınız, ekonomik verilerin manipülasyonu iddialarına karşı bağımsız bir anayasal denetim mekanizması kurulmasını gerekli görmekte midir? 21. Son beş yılda enflasyon farkı nedeniyle kamu çalışanlarına veya emeklilere ek ödeme yapılmasını gerektiren herhangi bir iç değerlendirme raporu hazırlanmış mıdır? 22. TÜİK verileri nedeniyle eksik maaş veya aylık aldığı iddiasıyla açılan dava sayısı yıllara göre kaçtır?
Bakanlığınız, sosyal devlet ilkesinin etkin uygulanabilmesi için Anayasa'da ekonomik ve sosyal haklara ilişkin yeni güvence mekanizmaları oluşturulmasını desteklemekte 24. Gelir dağılımını ağır biçimde bozan ekonomik uygulamaların anayasal denetime tabi tutulmasına yönelik herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
Sabit gelirli yurttaşların alım gücündeki düşüşün toplumsal etkilerine ilişkin Bakanlığınız tarafından hazırlanmış sosyoekonomik risk analizi mevcut mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Devlet Mah. Dikmen Cad No: 12, M Blok, Kat: 3-4
7/45010 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
2023 yılı ikinci yarısından itibaren uygulanan ekonomi programı sayesinde makroekonomik dengesizlikler önemli ölçüde giderilmiş, finansal istikrar güçlendirilmiştir. 2023 sonunda yüzde 64,8 olan enflasyon 2026 Haziran ayı itibarıyla yüzde 32, l'e gerilemiştir.
Enflasyonla mücadele gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok sektöre yönelik arz yönlü politikalar ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir. Bu kapsamda, gıda arzını artırmaya yönelik sulama projeleri, arazi toplulaştırması, gıda arz zinciri ve lojistik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmekte, tarım sektörü desteklenerek verimli ve sürdürülebilir üretim teşvik edilmektedir.
Enflasyonun düşürülmesi kapsamında vatandaşımızın refahını ve alım gücünü korumaya yönelik politikalar da hayata geçirilmektedir. Sosyal amaçlı harcamaların bütçe içindeki payı 2002 yılında yüzde 1,3 iken 2026 yılında bu oran yüzde 4,8'e yükselmiştir. Mevcut sosyal yardım sistemimiz; aile odaklı, kapsayıcı ve fert başına asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanmakta ve Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) çatısı altında konsolide edilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Son 23 yılda yoksulluğun azaltılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesine yönelik önemli adımlar atılmış, refah artışından tüm kesimlerin faydalanması temel amaçlardan biri olmuştur. Sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımındaki iyileşmeyi gösteren Gini katsayısı 2006'da 0,428 iken 2025 yılında 0,410'a inmiştir. En yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun kullanılabilir gelirden aldığı payın en düşük gelire sahip yüzde 10'luk grubun aldığı paya oranı (P90/P10) 2006 yılında 17,7 iken 2025'te 12,9'a gerilemiştir.
Ayrıca, vergi politikamız, bütüncül sosyal politikalarımızın önemli bir bileşeni olarak etkin bir şekilde kullanılmakta olup, vatandaşlarımız, esnafımız, çiftçimiz, ücretli çalışanlarımız başta olmak üzere ihtiyaç duyulan bütün alanlar güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Gelir politikası uygulamalarında dezenflasyon sürecine destek vermek temel öncelikler arasında yer almakta olup, vergi düzenlemeleri ve vergi oranları belirlenirken bunların enflasyon oranlarına etkileri önemle dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede, 2026 yılının başında uygulanan bazı maktu had ve tutarlarındaki artışlar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı (YDO) ve yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yi-ÜFE) meydana gelen artışların altında tutulmuştur. Bununla birlikte, geçtiğimiz dönemde Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 vergi adaletini güçlendirmek amacıyla basit usuldeki esnafa gelir vergisi istisnası sağlanmış, genç girişimcilere kazanç istisnası sağlanmış ve tarımsal desteklemelerdeki gelir vergisi kesintileri kaldırılarak geçmişte yapılanlar iade edilmiş bulunmaktadır. Bunun yanında, temel gıda maddelerinde katma değer vergisi oranı yüzde 1, sağlık, eğitim, yeme içme, turizm, giyim sektörleri ile meskenlerde kullanılan elektrikte ise yüzde 10 olarak uygulanmaktadır. Yüksek gelir grupları ve sermaye kesiminden daha çok vergi alınması amacıyla kurumlar vergisi oranı 5 puan artırılmış, banka ve finans sektöründen, Yap Işlet Devret Modeli ve Kamu Özel İşbirliği Projeleri kapsamında elde edilen kazançlardan yüzde 30 oranında kurumlar vergisi alınması sağlanmış, çok uluslu şirketlere yüzde 15, yurt içinde faaliyette bulunan şirketlere yüzde 10 oranında asgari kurumlar vergisi getirilmiş, şirketlerin vergi matrahlarını etkileyen bazı giderlerine kısıtlama getirilmiş ve menkul kıymet kazançlarında vergi kesinti tutarları artırılmıştır.
Öte yandan, vergi adaletinin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen düzenlemeler ıle dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı 2024 yılında yüzde 65,8 iken 2025 yılında yüzde 62,4 e inmiş olup, 2026 yılı merkezi yönetim bütçe teklifinde dolaylı vergilerin vergi gelirleri içindeki payının yüzde 61,8'e ineceği öngörülmektedir.
2022-2026 yıllarında tahsil edilen vergi gelirlerine ilişkin bilgiler, "https://muhasebat.hmb.gov.tr/merkezi-yönetim-bütçe-istatistikleri" internet adresinde yayımlanmakta ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 2026 yılında en düşük memur maaşında yüzde 39,38 oranında ve asgari ücrette sene başından geçerli olmak üzere yüzde 27,01 oranında artış sağlanmıştır. Ayrıca, en - düşük emekli aylığının 23.552 TL'ye yükseltilmesine ilişkin kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş olup bu teklifin yasalaşması halinde 2026 yılında en düşük emekli aylığında da yüzde 39,52 oranında artış sağlanmış olacaktır.
2022 yılının Ocak ayından geçerli olmak üzere asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesintisi kaldırılmıştır. Asgari ücretin aylık gelir vergisi matrahı ile damga vergisi matrahı tutarı kadar kısmını ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde istisna tutarak, bu uygulamayı tüm ücret geliri elde edenlere de yaygınlaştırarak çalışanların ücretlerinde vergi istisnasına bağlı olarak ayrıca artış sağlanmıştır. Tüm bu artışlarla birlikte, 2002 yılının Aralık ayından bugüne en düşük memur maaşında reel olarak yüzde 281 oranında ve asgari ücrette reel olarak yüzde 224 oranında artış sağlanmıştır. Yapılacak yasal düzenleme sonrasında, 2002 yılının Aralık ayından bugüne en düşük emekli aylığındaki reel artış da yüzde 661'e ulaşacaktır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan