İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45175 CEVAPLANMADI

Faili meçhul bir olaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 138 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

11 Mart 1997'de zorla gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan İlyas EREN de zorla kaybettirilenlerdendir. İHD'nin kayıp yakınlarıyla beraber basına yaptığı açıklamasına göre; İlyas Eren evli ve 8 çocuk babasıydı. Kulp'un Yeşilköy (Delit) köyüne bağlı Rındık mezrasında oturuyor, geçimini çiftçilik yaparak sağlıyordu. 1993 yılında köyünün askerler tarafından yakılması sonucu Kulp ilçe merkezine göç eder. Ilçe merkezine geldikten sonra Korucu olması için sürekli devlet baskısına maruz kalarak tehdit edilir. İlyas Eren daha önce 1990 yılında gözaltına alınır, Diyarbakır'a götürülerek yaklaşık 20 gün boyunca gözaltında tutulur. Bu esnada ağır işkenceye maruz kalır. Yürütülen savcılık soruşturması sonucunda serbest bırakılır ve hakkında yapılan yargılama beraat ile sonuçlanır. Bu esnada gördüğü ağır işkencelerden dolayı ciddi boyutta sağlık rahatsızlığı yaşar. İlyas EREN 11 Mart 1997 tarihinde kayınının evini taşımak üzere Diyarbakır'a gelir. Ardından Kulp'a dönmek için Kulp Terminaline gider. Saat 13.00 civarında terminale gelen sivil giyimli 4 polis, burada birçok köylünün ve akrabasının gözleri önünde İlyas Eren'i siyah bir araca zorla bindirerek kaçırırlar. İlyas Eren'in kaçırıldığı aracın Kulp'ta bir korucuya ait olduğu orada bulunan herkes tarafından biliniyordu. Ailesi o tarihten beri İlyas Eren'den bir daha haber alamaz. 17 Mart 1997 tarihinde İlyas Eren'in kardeşi Hanifi Eren Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na giderek kardeşinin akıbetine ilişkin başvuruda bulunur. 6 Şubat 1998 tarihinde Insan Hakları Danışma Merkezi (Kayıp Bürosu) nezdinde görevli Savcı E. ALPER Devlet Güvenlik Mahkemesinden İlyas Eren hakkında bilgi talebinde bulunur. Devlet Güvenlik Mahkemesince iletilen 24 Şubat 1998 tarihli yazıda İlyas Eren'in tutuklanmasına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı bildirilir. Cumhuriyet Savcısı E.Alper, 4 Mayıs 1998'de, başvuranların yakınlarının kaybolması ile ilgili herhangi bir takibat yapılmamış olması nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'ndan gözaltından sorumlu polis memurları hakkında soruşturma başlatılmasını talep eder.1 Eylül 1998'de Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu görevliler hakkında soruşturma açılmasına gerek duyulmadığına karar verir. AİHM İlyas Eren'in kaybettirilmesine ilişkin 2003 yılında yaşam hakkı ihlali olduğuna karar vererek Türkiye'yi mahkûm eder ve İlyas Eren'in ailesine tazminat verilmesine hükmeder."

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Önergede bahsedilen ve zorla kaybettirilenlerin akıbeti ne olmuştur? Cenaze ve/veya mezar yerleri nerededir?

  2. Bu olaydaki failler/azmettiriciler/devletle ilişkili paramiliter odaklar açığa çıkarılmış, yargılanmış ve cezalandırılmış mıdır?

  3. Kişinin akıbeti ortaya çıkıncaya kadar hukuken kesintisiz bir biçimde işlenmeye devam eden bir suçta, hangi kanun maddesi zamanaşımından bahsederek faili korurken, geride kalanların ömür boyu sürecek adalet arayışına bir son tarih koyabilir?

  4. Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütmemek ve işkence yapmak suçlarından oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûm ettiği dosyalar, söz konusu kararların ardından neden yeniden açılmamış, faillerin/azmettiricilerin/devletle ilişkili paramiliter odakların cezalandırılması için neden somut adımlar atılmamıştır?

  5. Kamuoyunda politik faili meçhul dosyalarını da etkin biçimde soruşturması, uluslararası hukuka ve vicdanlara aykırı olarak zamanaşımı gerekçesiyle kapatılan dosyaları yeniden açması umulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yanına faili belli olan suçlar için de Gözaltında Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi kuracak mısınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir