10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde düzenlenen bir etkinliğe ilişkin
Kaynak göster
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 18 Mayıs 2026 tarihinde 7/45192 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde düzenlenen bir etkinliğe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45192, 18 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45192-10-mayis-2026-tarihinde-ankara-nin-kecioren-ilcesinde-duzenlenen-bir-etkinlige-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35052063-5e7b-49ef-9782-019e44b0dc3c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 150 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
10 Mayıs'ta Ankara Keçiören'deki Estergon Kalesi Türk Kültür Merkezi'nde, Khazurgan Production tarafından Turkomania Fest adlı bir festival düzenlenmiştir. Türk mitolojisi ve tarihi temalı kostüm yarışmasını da barındıran bu etkinlikte; Keçiören Belediyesi tentelerinin olduğu platforma Emre Cuşan isimli bir katılımcı, 1990'hı yıllardaki faili meçhul cinayetlerle anılan ЛTEM'in kurucularından Binbaşı Cem Ersever'in kostümüyle ve Kurtlar Vadisi dizisinin müziği eşliğinde sahneye çıkmıştır. Sahnede yaptığı konuşmada "Ben Emre Cuşan, Şehit Binbaşı Ahmet Cem Ersever kostümüyle katıldım. Kendisi Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadelenin kurucularından, terörün en çetin olduğu zamanlarda doğuda birçok operasyon yapmış bir şehidimiz, 4 Kasım 1993 yılında şehit edilmiştir kendisi. Beyaz Toroslarla anılıyor, bugün bir beyaz Toros getirecektim ancak kalmamış" demiştir.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun 18 Şubat 2026 tarihinde yayınladığı nihai raporunun ilk cümlesi barış ve demokratik toplum süreci için "... esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikasıdır" demektedir. Devlet politikasının, resmî güvenlik paradigmasıyla eşgüdüm halinde değişimini 22 Ocak 2025 tarihli Milli Güvenlik Toplantısında kabul edilen yeni Millî Güvenlik Siyaseti Belgesi'nden (2020 MGSB belgesi yürürlükten kaldırılmıştır) ve yanı sıra takip eden tüm MGK toplantılarında kararlılığın ifade edildiği değişmiş devlet politikasından anlamak mümkündür. Ancak anlaşılamayan nokta; 1995 tarihli TBMM Faili Meçhul Siyasal Cinayetleri Araştırma Komisyonu raporuyla da sabit olan ve İnsan Hakları Derneği'nin 24 Ocak 2000 tarihindeki verilerine göre; 1989-2000 yılları arasında 1.964 kişiyi faili meçhul siyasal cinayete kurban eden bu gayri resmi özel savaş devlet yapılanmasının (JİTEM'in); yürürlükteki devlet politikasına/resmî güvenlik paradigmasına rağmen neden bugün, Başkent'te, bir belediye amblemi altında tekrar hortlatılmaya çalışıldığıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
22 Ocak 2025 tarihli Milli Güvenlik Toplantısı'nda kabul edilen yeni Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi ile kararlılıkla ilan edilen barış ve demokratik toplum devlet politikası ve yeni güvenlik paradigması yürürlükteyken; Başkent'in göbeğinde, bir yerel yönetim amblemi altında JİTEM ve Beyaz Toros gibi geçmişin karanlık suç odaklarının açıkça
• övülmesi, bu yeni yönetim yaklaşımı ve iradesine karşı bir meydan okuma veya sabotaj girişimi midir?
1990'lı yılların faili meçhul cinayetleri ve insan hakları ihlalleriyle özdeşleşmiş simgelerin gençlik veya kültür festivalleri maskesi altında yeniden hortlatılmaya çalışılması; hükümetin ilan ettiği yeni paradigmanın altını oymak, devleti geçmişin güvenlikçi-hukuk dışı hafızasına geri çekmek isteyen yapıların bir müdahale arayışı mıdır?
Devletin en üst kademelerince yürütülen bu yeni projeden, toplumsal barış ve demokratikleşme adımlarından rahatsız olan ve bürokrasi ya da yerel yönetimler içinde yerleşik bulunan bazı gayriresmi odakların veya kesimlerin, süreci akamete uğratmak üzere kasıtlı bir provokasyon zemini hazırladığına dair elinize ulaşmış MİT tarafından hazırlanan bir istihbarat veya tespit bulunmakta mıdır?
Bu tür çıkışların, devlet içindeki değişim iradesini zayıflatmak ve yasa dışı eski yapılara alan açmak isteyen kesimlerin bir güç gösterisi veya nabız yoklaması olma ihtimaline karşı ne tür somut ve caydırıcı tedbirler alacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir