TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 3 Haziran 2026 tarihinde 7/45275 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 27 Ağustos 2026).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45275, 3 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45275-tmo-tarafindan-aciklanan-hububat-alim-fiyatlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d0f46102-ab9a-4c4d-a4d9-019e9159577d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 85 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat alım fiyatları ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 16 bin 500 TL, arpa için ise ton başına 12 bin 750 TL olarak açıklanmıştır. Ancak açıklanan fiyatlar, başta üretici örgütleri olmak üzere çok sayıda çiftçi tarafından artan üretim maliyetleri karşısında yetersiz bulunmuştur. Son yıllarda mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, sulama ve enerji maliyetlerinde yaşanan yüksek artışlar tarımsal üretimi ciddi biçimde zorlaştırmıştır. Üretici örgütleri tarafından yapılan değerlendirmelerde, son bir yılda tohum ve gübre maliyetlerinin yaklaşık yüzde 100, zirai ilaç maliyetlerinin yüzde 100'ün üzerinde, mazot maliyetlerinin ise yüzde 70 ila 80 oranında arttığı ifade edilmektedir. Buna karşın geçen yıl ton başına 13 bin 500 TL olarak açıklanan buğday alım fiyatının bu yıl 16 bin 500 TL'ye yükseltilmesi, artış oranının yaklaşık yüzde 22 ile sınırlı kaldığını göstermektedir. Öte yandan üretici temsilcileri, bir ton buğdayın üretim maliyetinin yaklaşık 20 bin TL seviyesine ulaştığını belirtmektedir. Bu durumda açıklanan alım fiyatının üretim maliyetinin dahi altında kaldığı yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Kamuoyunda bir kilogram buğdayın satış değerinin bir bardak çayın fiyatının gerisinde kaldığı yönündeki değerlendirmeler de üreticilerin yaşadığı gelir kaybına ilişkin tartışmaları daha görünür hale getirmiştir.
Sorunun bir diğer boyutu ise kuraklıktır. Diyarbakır başta olmak üzere bölgemizde 2025-2026 üretim sezonunda yaşanan yağış yetersizliği nedeniyle birçok üretici ciddi verim kaybı yaşadığını ifade etmektedir. Bazı bölgelerde kuru tarım yapılan alanlarda ürün kayıplarının yüksek seviyelere ulaştığı belirtilirken, sulama yapabilen üreticiler ise artan enerji ve sulama maliyetleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Böylece üreticiler hem verim kaybı hem de maliyet artışı nedeniyle çift yönlü bir ekonomik baskı altında kalmaktadır. Açıklanan fiyatlara ilişkin Diyarbakır'daki ziraat odaları, üretici örgütleri ve çok sayıda çiftçi tarafından yapılan değerlendirmelerde; mevcut alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğu, çiftçilerin artan borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığı ve bu koşulların tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği belirtilmektedir. Tarımsal üretimin devamlılığı, çiftçinin üretimde kalabilmesi ve ülkenin gıda güvenliğinin korunabilmesi açısından açıklanan fiyatların ve destek politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2026 yılı buğday ve arpa alım fiyatları belirlenirken Bakanlığınız tarafından bu ürünlerin ortalama üretim maliyetleri kaç TL/ton olarak hesaplanmıştır? Bu hesaplamada hangi maliyet kalemleri dikkate alınmıştır?
Bakanlığınızın hesaplamalarına göre 2026 yılı itibarıyla bir ton buğdayın ortalama üretim maliyeti ne kadardır? Üretici örgütleri tarafından dile getirilen yaklaşık 20 bin TL'lik maliyet hesabı ile Bakanlığınızın hesaplamaları arasında fark bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa gerekçesi nedir?
Diyarbakır ilinde 2026 üretim sezonunda buğday ve arpa ekili alan miktarı ne kadardır?
Son beş yılda bu alanlarda meydana gelen değişim nedir?
Diyarbakır ve bölgemizde yaşanan kuraklığın buğday ve arpa üretiminde yol açtığı verim kaybı oranı nedir? Bu konuda Bakanlığınız tarafından hazırlanmış herhangi bir rapor veya çalışma bulunmakta mıdır?
Diyarbakır'da kuraklık, yüksek sulama maliyetleri ve enerji giderleri nedeniyle hububat üreticilerinin uğradığı gelir kaybına ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir çalışma bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa sonuçları nelerdir?
Açıklanan alım fiyatlarının üreticilere sağlayacağı gelir düzeyine ilişkin herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
Son üç yılda Diyarbakır'da buğday ve arpa üretiminden vazgeçen üretici sayısı kaçtır?
Bu üreticilerin üretimden çekilme nedenlerine ilişkin herhangi bir çalışma yapılmış
Diyarbakır ilinde Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer finans kuruluşlarına tarımsal kredi borcu bulunan üretici sayısı kaçtır? Bu üreticilerin toplam borç miktarı ne kadardır?
Diyarbakır'daki ziraat odaları, üretici örgütleri ve çiftçiler tarafından 2026 yılı hububat alım fiyatlarına yönelik dile getirilen eleştiri ve talepler Bakanlığınız tarafından değerlendirilmiş midir? Bu kapsamda üretici temsilcileriyle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmiş midir?
TMO'ya ürün teslim eden üreticilere yapılacak ödemelerin kaç gün içerisinde tamamlanması planlanmaktadır? Son beş yılda ödeme süreleri nasıl değişmiştir?
Kuraklık, yüksek girdi maliyetleri ve düşük verim nedeniyle gelir kaybına uğrayan üreticilere yönelik ilave destek, prim, borç ertelemesi veya gelir telafi programı uygulanması planlanmakta mıdır?
Türkiye'nin son üç yılda gerçekleştirdiği buğday ve arpa ithalatının miktarı ve maliyeti ne kadardır? Aynı dönemde yerli üreticilere sağlanan desteklerin toplam tutarı ne olmuştur?
Son üç yılda ithal edilen buğday için ortalama ton başına ödenen bedel ne kadardır?
Aynı dönemde yerli üreticiden alınan buğday fiyatlarıyla karşılaştırıldığında ortaya çıkan fark nedir?
Açıklanan alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi veya üreticilerin kayıplarını telafi edecek ek destek mekanizmalarının oluşturulması yönünde Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), ürün fiyatlarını açıklarken, üretimin sürdürülebilirliğini ve tüketiciye yansıyan fiyatları dengede tutacak politikalar geliştirmektedir. Bu kapsamda, TMO alım fiyatları belirlenirken üretici maliyeti, ekonomik göstergeler, üretim miktarı, önceki yıl alım fiyatları, dünya piyasa fiyatları, tarımsal sanayinin hammadde tedarik durumu, iç ve dış piyasalardaki gelişmeler, tüketici fiyatları, refah payı ile üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak kâr marjı gibi çok sayıda faktör değerlendirilmektedir.
TMO alım fiyatı piyasa fiyatlarının belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek için belirlenen referans fiyat olup üreticilerimizin bu fiyatların altında ürün satmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
2026 yılı TMO hububat alım fiyatları Bakanlığımızca 02.06.2026 tarihinde açıklanmış olup ekmeklik buğdayda 16.500 TL/ton, makarnalık buğdayda 16.500 TL/ton ve arpada 12.750 TL/ton olarak açıklanmıştır.
Ayrıca Bakanlığımızca üreticilerimize temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında dekara toplam 980 TL destek ödemesi yapılmaktadır. 2026 üretim yılı için temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında dekara verilen toplam 980 TL'nin mazot ve gübre fiyatlarındaki artışa bağlı olarak güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların üretici maliyetlerine yansımasını azaltmak amacıyla 12.08.2026 tarihli ve 11606 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile motorinde ÖTV tutarı 13-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında uygulanmayacak şekilde (0 TL/litre) düzenlenmiş olup devam eden süreçte ise kademeli bir geçiş takvimi belirlenmiştir.
TMO olarak hasat başlangıcından itibaren piyasalar yakından izlenmiş fiyatlar açıklanıncaya kadar üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak amacıyla 21.05.2026 tarihi itibarıyla taahhütname karşılığı buğday ve arpa alımlarına başlanmıştır.
TMO'nun randevu sisteminde 2024 döneminde teknolojik yenilikler yapılmış, sistem yeni baştan tasarlanmış ve daha kullanıcı dostu bir ara yüzle devreye alınmıştır. TMO, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin alım noktalarına randevu alarak getirdikleri ürünleri alım işlemine tabi tutmaktadır. Bu sistem sayesinde, çiftçiler ürünlerini randevu aldıkları tarihte beklemeden teslim edebilmektedir.
TMO randevu sistemi yenilenmiş ve alım döneminde günlük alım kapasitesi azami seviyelere getirilerek ayrıca gerektiği durumlarda özellikle hasatın yoğunlaştığı dönemlerde aynı bölgeye ikinci bir alım noktası veya ilave alım noktaları açılarak üreticilerimizin ürününü kısa sürede TMO'ya teslim etmesi sağlanmaktadır.
Diğer yandan TMO üreticiler tarafından kendisine arz edilen ürünün tamamını alabilecek alt yapı ve kapasiteye sahiptir. Nitekim 2023 yılında yapmış olduğu 11,7 milyon ton hububat alımı ile tüm zamanların en yüksek buğday ve arpa alımını gerçekleştirmiştir. 2026 yılı için de gerekli depolama ve diğer alt yapılar hazır durumdadır.
2026 yılında TMO'ya ait alım noktaları ve lisanslı depolar olmak üzere 769 noktada hububat alımı yapılmaktadır. İhtiyaç doğması durumunda alım noktası sayısı artırılabilecektir.
TMO tarafından 2026 yılında alınan hububat ürün bedeli ödemelerinde, ürün teslimatına müteakip 21'inci günden itibaren üreticilerin hesaplarına aktarılmaya başlanmış olup TMO tarafından 120 milyar TL ödeme yapılmıştır.
ÇKS kayıtlarına göre Diyarbakır ilinde 2022 yılında 532.517 dekar arpa, 1.970.744 dekar buğday ekilişi yapılmış iken 2026 yılında 1.035.263 dekar arpa ve 1.949.438 dekar buğday ekilişi bulunmakta olup ÇKS başvuruları sona ermiş olup ÇKS'ye veri girişleri halen devam etmektedir.
Bitkisel üretim ve dış ticaret istatistiklerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi internet adresi üzerinden düzenli olarak kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. TMO'ya ürünlerini teslim eden üreticilere yapılan ürün bedeli ödeme süreleri; 2021 ve 2022' de 10, 2023'te 30, 2024'te 45 ve 2025'te 30 gün içerisinde olacak şekilde belirlenmesine rağmen, 2023, 2024 ve 2025'te yaklaşık 20-25 gün içerisinde ve bu sürelerin altında gerçekleştirilmiştir. 2026 yılında ise hububat alım ödemelerinin ürün teslimatına müteakip 21. günden itibaren üreticilerin hesaplarına aktarılmaya başlanmıştır.
5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamındaki Devlet destekli bitkisel ürün sigortası teminatı dahilinde olup, tarım sigortası yaptıran üreticilerimize %50 oranında Devlet prim desteği sağlanmaktadır. Bu kapsamda sigorta yaptıran üreticilerimizin zararları TARSİM Eksperleri tarafından yapılan hasar tespitleri neticesinde TARSİM tarafından ivedilikle karşılanmaktadır.
Tarım sigortası yaptıran üreticilerimizin sigorta poliçesi bedelinin %50-70'i arasında Devlet prim desteğinin sağlanmasının yanı sıra çiftçilerimizin ödeyeceği prim tutarlarını daha makul seviyelere getirmek için; %5 oranında "Şehit Yakını ve Gazi İndirimi", %5 oranında "Peşin Ödeme İndirimi", %10 oranında "Kadın Çiftçi İndirimi", 40 yaş altı yetiştiricilerimize %5 oranında "Genç Çiftçi İndirimi" ve %5 oranında "Engelli Çiftçi İndirimi" uygulanmaktadır. Sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz için de %10 ila %15 oranlarında ve Tarımsal üretim planlamasına konu ürünlerde ise %10 oranında prim indirimleri uygulanmaktadır. 8038 sayılı "Ziraat Katılım Bankası A.Ş. Tarafından Tarımsal Üretime Dair Hazine Kâr Payı Destekli Yatırım ve İşletme Finansmanı Kullandırılmasına İlişkin Karar" ile 8039 sayılı "T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar" 30.12.2023 tarihli ve 32415 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Doğal afetlerden etkilenen üreticilerimizin 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları ve bu Kararlara dayanılarak hazırlanan 2024/15 sayılı "Tarımsal Üretime Dair Faiz/Kâr Payı Destekli Yatırım Ve İşletme Kredisi/Finansmanı Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları Tebliği' kapsamında kullandıkları sübvansiyonlu krediler/finansmanlar, ürünlerin doğal afetlerden etkilendiklerinin tespit edilmesi halinde Bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kendi, usul, esas ve mevzuatı çerçevesinde, vade tarihinden/hesap devresinden/taksit tarihinden itibaren %25 oranında faiz/kâr payı indirimli olarak 1 yıl süreyle ertelenebilmekte, azami 5 yıla kadar %20 oranında faiz/kâr payı indirimli olarak taksitlendirilebilmektedir. Ayrıca söz konusu kararlar kapsamında üreticilerimiz temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300.000 TL'ye kadar (300.000 TL dahil) sıfır faizli, 300.000 TL'nin üzerindeki kredilerde ise 10 milyon TL'ye kadar %50-%100 aralığında faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanabilmektedir. Bu kapsamdaki işletme kredi/finansmanlarının belirli bir kısmı ayni olarak tahsis edilmekte, bu tutar akaryakıt, gübre, tohum, fide, ilaç, veterinerlik hizmeti, yem, aşı ve benzeri tarımsal girdilerin alımına yönelik kullandırılmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan