Boğulma vakalarının önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 8 Haziran 2026 tarihinde 7/45505 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 105 gün sonra, 21 Eylül 2026).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Boğulma vakalarının önlenmesine yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45505, 8 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45505-bogulma-vakalarinin-onlenmesine-yonelik-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a0c96704-8805-4790-b76f-019eb0893e28
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 105 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98' inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Türkiye'de son yıllarda artan boğulma vakaları, çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan vatandaşın yaşamını tehdit eden bir sorun haline gelmiş durumdadır. Boğulma vakaları her yıl belli aylarda artmaktadır. Ve özellikle deniz, göl, gölet, baraj, sulama kanalı, dere, çay ve nehirlerde meydana gelmektedir. İlkbahar aylarında kar erimeleri ve yoğun yağışlar sonucu dere ve çayların debilerinde yaşanan ani yükselişler, yaz aylarında ise serinleme amacıyla riskli alanlarda suya girilmesi nedeniyle boğulma olaylarında artışa neden olmaktadır Boğulma vakalarının önemli bir kısmı; kontrolsüz alanlarda yüzülmesi, sulama kanalları ve baraj çevrelerinde yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmaması, akarsulardaki ani debi değişimleri, güçlü akıntılar, yetersiz uyarı sistemleri ve su güvenliği konusundaki farkındalık eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca riskli dere, gölet ve sulama kanallarının tamamında fiziksel bariyer bulunmaması, bazı bölgelerde uyarı levhalarının yetersiz veya görünmez olması, çocuklara yönelik su güvenliği eğitimlerinin sınırlı kalması ve boğulma vakalarına ilişkin ulusal ölçekte güncel ve bütüncül bir veri sisteminin bulunup bulunmadığı hususu kamuoyu tarafından tartışılmaktadır.
Boğulma vakalarının yoğun yaşandığı illerden biri de Van'dır. Yaz aylarında özellikle Van Gölü kıyılarında serinlemek amacıyla suya giren çocuk ve gençlerde boğulma vakaları meydana gelmektedir. Sahil şeridinin bazı bölümlerinde cankurtaran hizmetinin bulunmaması ve kıyı yapısının ani derinleşmesi risk oluşturmaktadır. Özellikle Edremit, Tuşba, Gevaş ve Erciş ilçelerinde vakalar yoğunlaşmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Yakın dönemde yaşanan olaylar sorunun boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır. Basına yansıyan bilgilere göre; Mayıs 2026 tarihinde Van'ın Çaldıran ilçesinde göle giren iki göçmenden biri hayatını kaybetmiş, hipotermi geçiren diğer kişi ise hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. 4 Haziran 2026 tarihinde Van'ın Bahçesaray ilçesinde dengesini kaybederek Müküs Çayı'na düşen ve akıntıya kapılan Eren Tunç hayatını kaybetmiştir. Ayrıca Muş'un Cevizlidere köyünde dereye düşerek kaybolan Gülsima Yıldız'ın cansız bedenine sekiz gün süren arama çalışmalarının ardından ulaşılmıştır. Bu vakalar, göl, dere ve akarsularda yaşanan can kayıplarının önlenmesine yönelik tedbirlerin gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Van başta olmak üzere ülke genelinde belli su alanlarında güvenlik ve denetim tedbirlerinin yetersiz kaldığına ilişkin tespitler ve telkinler dikkate alınmalıdır.
Ayrıca tarımsal sulama kanallarıyla ilgili önlem ve tedbirleri almak, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Devlet Su İşleri (DSİ)'nin görev ve sorumluluğundadır. Yönetmeliklere uygun, ihtiyaca yönelik tedbirlerin alınmaması yaşanabilecek ölümler ve kazaların en önemli sebebidir.
Boğulma vakalarının azaltılabilmesi için risk haritalarının hazırlanması, güvenlik bariyerlerinin artırılması, cankurtaran hizmetlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, su güvenliği eğitimlerinin güçlendirilmesi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun artırılması büyük önem taşımaktadır. Her yıl yaşanan boğulma vakalarının tekrar etmemesi için acilen gerekli önlemler alınmalıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Boğulma vakalarına ilişkin 2026 yılı içinde alınan önlemler nelerdir? 2020 yılından bu yana Türkiye genelinde meydana gelen suda boğulma vakalarının yıllara göre sayısı kaçtır? Bu vakaların illere, yaş gruplarına ve cinsiyete göre dağılımı nedir?
Bakanlığınız tarafından suda boğulma vakalarının azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ve alınan tedbirler nelerdir?
Son beş yılda meydana gelen boğulma vakalarına ilişkin kaç idari ve adli soruşturma yürütülmüştür? Bu soruşturmalar kapsamında hakkında işlem yapılan kamu görevlisi sayısı kaçtır?
Türkiye genelinde cankurtaran hizmeti verilen alan sayısı kaçtır? Bu alanlarda görev yapan personel sayısı nedir? Illere göre dağılımı nasıldır?
Van ilinde suda boğulma vakalarının en sık meydana geldiği bölgeler hangileridir? Van Gölü kıyıları ile il sınırları içerisindeki su kaynaklarında yüzme açısından riskli alanlar belirlenmiş midir? Bu alanlarda hangi önleyici tedbirler uygulanmaktadır?
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü tarafından sulama kanalları, barajlar ve göletler çevresinde alınan güvenlik önlemleri nelerdir? Bu önlemlerin uygulanması ve denetimi nasıl sağlanmaktadır?
Son beş yılda Van ilinde su güvenliği, yüzme eğitimi ve boğulmaların önlenmesine yönelik hangi eğitim ve farkındalık faaliyetleri 5mrütülmüştür? Bu faaliyetlerden yararlanan kişi sayısı kaçtır?
Bakanlığınız tarafından Van başta olmak üzere boğulma vakalarının yoğun görüldüğü iller için özel bir eylem planı veya risk azaltma programı hazırlanmış mıdır?
Yerleşim alanlarına yakın sulama kanalları çevresinde çevre sakinlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla alınan önlemler nelerdir?
Türkiye genelinde bulunan göl, gölet, baraj, sulama kanalı ve benzeri su alanlarında uyarı levhaları ve güvenlik işaretleri bulunmakta mıdır? Bu alanların ne kadarında standartlara uygun uyarı sistemi mevcuttur?
Boğulma vakalarının yoğun yaşandığı bölgelerde kurtarma ekipmanları (cankurtaran simidi, kurtarma ipi, kurtarma botu ve benzeri araçlar) bulundurulmakta mıdır? İhtiyaç duyulan bölgelerdeki eksikliklerin giderilmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
Bakanlığınız tarafından yerel yönetimler ve ilgili kuramlarla iş birliği içerisinde çocuklar, gençler ve yetişkinlerin güvenli şekilde yararlanabileceği yüzme ve serinleme alanlarının oluşturulmasına yönelik herhangi bir proje yürütülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz (DSİ) tarafından inşa edilen su yapılarındaki risk ve tehlikeler; yapıların teknik özellikleri ve meskun mahal, yol, köprü, mentez gibi tesislere olan uzaklıkları, yörenin sosyokültürel yapısı, coğrafi konumu, jeolojik yapısı, iklim koşulları ve benzeri durumlar dikkate alınarak yapılan/yaptırılan "Risk Değerlendirmesi"ne göre yapılmakta veya yaptırılmakta olup risk değerlendirmesi neticesinde hazırlanan raporlar incelenerek alınması gereken tedbirler belirlenmektedir. Kararlaştırılan tedbirler gerçekleştirilmek üzere projelendirilerek yatırım programına teklif edilerek gerçekleştirilmektedir.
DSİ tarafından inşa edilen tesislerde yapılan korkuluklar, tel çitler, bariyerler, sesli ve ışıklı uyarı düzenekleri, işaret levhaları, ızgaralar, zincirler, merdivenler, şamandırlar vb. projeye dayalı çalışmaları içeren yapısal tedbirler 07.11.2019 tarihli ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Su Yapıları Koruyucu Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği ve Rehber" indeki standartlara uygun olarak yapılmaktadır. Yapısal tedbirler kapsamında tesislerin tamamında, tel çit, beton korkuluk veya demir bariyer yapılması taleplerinin karşılanması sürecinde tesislerin yerleşim yerlerine olan mesafelerine göre önceliklendirilerek ihtiyaç duyulan önlemlerin alınması çalışmaları sürdürülmektedir. Koruyucu güvenlik tedbirleri, her bir su yapısının kendi özel şartları ile çevresel, sosyal ve ekonomik koşullar ve diğer canlıların suya erişim hakları göz önünde bulundurularak alınmaktadır.
Diğer taraftan, 58 ilde, Mülki İdare Amirliklerince 5442 sayılı Il İdare Kanunu'nun 11/C maddesine dayanılarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32'nci maddesi gereği DSİ tesislerinde suya girmek kabahat olarak tanımlanmış, uymayanlara idari yaptırım ve yaptırımın kolluk kuvvetleri, belediye zabıta kuvvetleri ile DSİ görevlileri tarafından uygulanması hususunda karar alınmıştır.
Valiliklerce alınan kararların uygulanması neticesinde toplumun bilinçlendirilmesinde önemli aşama kaydedildiği, özellikle yaz aylarında serinlemek, yüzmek, balık tutmak, spor yapmak vb. maksatlarla suya girme eğiliminde azalma olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca, rutin olarak sulama kanallarına su verilmeden önce ve sonra ilgili kurumlar (valilikler, belediyeler, sulama birlikleri, köy veya mahalle muhtarlıkları) vasıtası ile kanallara suyun verileceği, suya girmenin tehlikeli ve yasak olduğu DSİ ve tesisleri devralan su kullanıcı teşkilatlar aracılığıyla köy muhtarlıklarından, belediyelerden, camilerden anons edilmesi vb şekillerde ilan edilmektedir.
Baraj güvenliğine yönelik olarak DSİ 17. Bölge (Van) Müdürlüğünce Van ili Baraj ve Gölet Koruyucu Güvenlik Önlemleri doğrultusunda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Su Yapıları Koruyucu Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği kapsamında, depolama tesislerinde balık avlamak, yüzmek vb. faaliyetlerin risk oluşturduğuna dair uyarı ve ikaz levhaları yapılarak depolama tesislerinde uygun görülen yerlere asılmış ya da montajı yapılmıştır. Bu uyarı ve ikaz levhalarının yanı sıra boğulmalara karşı farkındalık oluşturmak üzere afiş ve broşürler yapılarak muhtarlıklara gönderilmiştir.
DSİ bölge müdürlükleri ile mülki idareler, yerel yönetimler, muhtarlıklar ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları; bireyleri, çevre sakinlerini ve kamuoyunu; yazılı, görsel ve sosyal medya araçlarını kullanarak ilan, duyuru ve broşür vasıtasıyla, siren, anons ve kısa mesaj gibi yollarla;
işyerleri, okullar, ibadethaneler, sosyal ve kamusal alanlar gibi yerlerde düzenlenecek etkinliklerle ve benzeri usullerle su yapılarının arz edebileceği risk ve tehlikelere ilişkin dikkat edilmesi gereken konular hakkında düzenli olarak bilgilendirmekte ve uyarmaktadır. İklim, topoğrafya, işletme hidrolojisi, yerleşim yerine olan mesafe gibi faktörler göz önünde bulundurularak, öncelikle sıcak iklim bölgelerinde, özellikle alt gelir grubundaki halkın serinlemek maksadıyla faydalanabileceği havuz, suni plaj ve rekreaktif projeler gibi alternatif tesislerin Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılacak iş birliği projeleri ile gerçekleştirilmesine yönelik gerekli çalışmalar başlatılmıştır.
DSİ tesislerinde meydana gelen olaylara ilişkin olarak Bakanlığımız ilgili birimleri tarafından 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında gerekli ön incelemeler yürütülmekte ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında idari süreçler titizlikle yürütülmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan