İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/4578 GEÇ CEVAPLANDI · 443 GÜN

Hatay'daki enkaz kaldırma faaliyetlerine ve asbest tehlikesine ilişkin

Kaynak göster

Tulay Hatımoğulları Oruç (DEM Parti), 25 Eylül 2023 tarihinde 7/4578 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 443 gün sonra, 11 Aralık 2024).

Tulay Hatımoğulları Oruç (DEM Parti, Adana). “Hatay'daki enkaz kaldırma faaliyetlerine ve asbest tehlikesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4578, 25 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4578-hatay-daki-enkaz-kaldirma-faaliyetlerine-ve-asbest-tehlikesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3bcd9f71-6091-4089-8ec1-018ad14566f0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 443 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Tulay Hatımoğulları Oruç Adana Milletvekili

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, "Deprem Sonrası İnşaat Ve Yıkıntı Atıklarında Asbestin İncelenmesi: Hatay Örneği Teknik İnceleme Raporu" yayınlamıştır. Hatay'da 2 ve 3 Eylül 2023 tarihlerinde asbest incelemesinde bulunan Oda, çalışmanın sonucunun endişe verici olduğunu açıklamıştır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Rapora göre; Hatay Serinyol, Antakya, Samandağ, Yeşilköy ve Defne'de depolama alanlarından, bina enkazlarından, yerleşim alanlarından, faunadan, toprak yüzeyinden ve çalışma sırasında kullanılan aracın üzerinden toplam 45 adet katı ve toz numunesi alınmıştır. Bu numunelerin 16'sında asbest lifleri tespit edilmiştir.

Bölgede 28-29-30 Ağustos günlerinde yağmur yağmış olması, özellikle fauna ve yerleşim alanlarının (çadır, konteyner vb.) yüzeyinde bulunan toz yoğunluğunu düşürmüşse de çadırların üzerinden ve bitki yüzeylerinden alınan numunelerde asbest tespit edilmesi, bölgenin asbest yayılımının olduğunun göstergesi olduğu vurgulanmıştır. Raporda; "2 gün boyunca ulaşımda kullanılan aracın yüzeyinden alınan numunelerde asbest tespit edilmiş olması ise sadece depremzedelerin, enkaz çalışmalarında çalışan işçilerin, gönüllülerin ve kamu personelinin değil, bölgede seyahat halinde olan herkesin asbest maruziyet riski taşıdığının göstergesidir." ifadeleri yer almıştır.

Depremler, seller ve benzeri olayların doğanın kaçınılmaz bir parçası olduğu ancak, bu doğa olaylarının afete dönüşmesinin altında yatan sebebin, alınmayan tedbirler olduğu raporda vurgulanmıştır. Yetkililerin asbest gerçeğine ilişkin tedbir almak yerine "havada asbest

" bulunmuyor" türünden yaptığı açıklamaların Çernobil benzeri felaketler sonrasında ekran başında çay içen yetkililerin açıklamalarını hatırlattığına dikkat çekilmiştir. Yapılan bu çalışma, Hatay'da yaşanan asbest tehdidinin boyutlarını açıkça göstermektedir. Bu tehdit görmezden gelinmek yerine, alınması gereken acil önlemler hayata geçirilmelidir. Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Belirlenmiş hafriyat depolama yerleri dışındaki tüm döküm işlemlerinin acilen durdurulması ve belirlenen alanların listesinin ve konumunun kamuoyuna açıklanması sağlanacak mıdır?

  2. Belirlenen alanların TMMOB, kent/ekoloji örgütleri ve yerel temsilciler tarafından denetlenmesi planlanacak mıdır?

  3. Çok sayıda kimyasal içeren enkaz atıklarının, tehlikeli atık depolama şartlarını karşılayan ve sızdırmazlığı sağlanmış depo alanlarında tutulması sağlanacak mıdır?

  4. Enkaz kaldırma işlemlerinin sulama yapılarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından gerekli önlemler alınarak yapılması sağlanacak mıdır?

  5. Yıkılan ve hasarlı evlerin asbest ve başkaca tehlikeli madde içerip içermediğine dair envanter kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  6. Asbest ve tehlikeli kimyasal içeren hafriyatlar bilimsel yöntemler ile ayrıştırılıp bertaraf edilecek; yaşam döngüye zarar vermeyecek biçimde depolanacak mıdır?

  7. Bakanlığınızın enkaz kaldırma ve döküm çalışmalarından sorumlu kamu kurumları ile ekoloji örgütleri, meslek odaları, kent konseyleri, sendikalar vb. yerel tüm öznelerin içinde olduğu şeffaf ortak bir koordinasyon kurulması için çalışmaları var mıdır?

  8. İlgililerin asbest içeren katı maddelerle ilgili gerekli tedbirlerin alınmasının yüklenici firmaların sorumluluğunda olduğu açıklamasına binaen bahsi geçen yüklenici firmaların denetimi yapılmakta mıdır?

  9. Bugüne kadar yüklenici firmalar asbest içeren katı maddelerle ilgili ne gibi tedbirler almıştır?

  10. Bugüne kadar bertaraf edilen asbestli malzeme miktarı deprem bölgesinde il bazlı nedir?

  11. Deprem ardından oluşan atığın yönetimini fiilen gerçekleştiren yüklenici firmaların kaçında Çevre Mühendisi istihdamı sağlanmıştır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

"Asrın felaketi" olarak nitelendirilen 7.7 ve 7.6 şiddetindeki söz konusu depremler sonucu bölgenin yeniden inşa ve ihya edilmesine ilişkin çalışmalar; ilgili mevzuatları çerçevesinde Bakanlığımız, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı işbirliği ile sürdürülmektedir.

Bu çerçevede, Bakanlığımızca (Kentsel Dönüşüm Başkanlığı) söz konusu depremlerde hasarın en yoğun olduğu Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Gaziantep İllerimiz başta olmak üzere, kent merkezlerinde hasarın yoğun şekilde yaşandığı ve ticaret akslarını da ihtiva eden kent merkezleri önceliğindeki alanların inşa ve ihyasına yönelik uygulamalar 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Rezerv Yapı Alanı olarak belirlenen uygulama alanları statüsünde alandaki taşınmaz sahiplerinin katılımları süratle devam etmektedir.

Bu suretle 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden yoğun şekilde etkilenen kent merkezlerini yeniden inşa etmek, hayatın olağan akışına dönüşünü sağlamak, kent kimliği, yöresel mimarisi, tarihi dokusu ile uyumlu, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, altyapısı ile sağlıklı kentler oluşturulmasını temin için 6306 sayılı Kanun kapsamında kentsel dönüşüm uygulamalarının hayata geçirilmesi hedeflenmiş olup, yine bu hedef doğrultusunda ortaya çıkan bağımsız bölüm ihtiyacının yerinde dönüşüm prensibiyle ivedilikle karşılanması için çalışmalara başlanmıştır.

Bakanlığımız koordinasyonunda, görevlendirilen teknik ekiplerce 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında depremin binalara verdiği hasarı belirlemek üzere hasar tespit çalışmaları yapılmıştır. Bu hasar tespit çalışmaları neticesinde ortaya çıkan veriler incelenerek ve uygulama bütünlüğünü sağlamak amacı ile deprem sonucu çöken veya acil yıkılması gerektiği tespit edilen yapıların yoğunluklu bulunduğu bölgelerde proje alanları tespit edilmiştir.

Söz konusu proje alanları, çoğunlukla depremde yıkılan yapılar ile 7269 ve 6306 sayılı Kanunlar kapsamında yıkımı kesinleşen yapıların bulunduğu konumlarda bulunmakta olup, bu alanlar, ortaya çıkan acil bağımsız birim ihtiyacının karşılanması ve depremzedeler farklı bir alana taşınmaksızın mevcut yerlerinde bağımsız birim üretiminin ivedilikle sağlanabilmesi amacı ile 6306 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlenmiştir.

Yukarıda zikredilen amaç ve hedefler doğrultusunda; söz konusu Rezerv Yapı Alanlarında, kaynaklarını etkin ve verimli kullanarak; mikro bölgeleme ve paleosismoloji çalışmaları, alan büyüklüğü, yatay mimari ve proje bütünlüğü göz önüne alınarak en doğru teknikle güvenli bağımsız birim ihtiyacına yönelik çalışmalar düzenli saha ziyaretleri ve hak sahiplerinin bilgilendirilmesi suretiyle tütizlikle yürütülmektedir.

06 Şubat 2023 tarihli depremler dolayısıyla Genel Hayata Etkililik Kararı alınan 18 İlimizde 7269 sayılı Kanun uyarınca orta ve üzeri hasarlı olarak tespit edilen yapıların maliklerince yerinde yeniden yapımına ilişkin 7452 sayılı Kanun uyarınca Bakanlığımızca konutlar için 1.55 milyon TL, işyerleri için 800 bin TL hibe ve kredi destekleri sağlanmaktadır.

Vatandaşlarımızın yaşadıkları mahalle kültürünün korunması, konut üretim maliyetlerinde tasarruf sağlanması, yerel inşaat sektörünün desteklenerek şehirlerimizin ekonomik ve sosyal hayatının canlanması maksatlarıyla hayata geçirilen Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında orta ve üzeri hasarlı yapıların maliklerince hibe ve kredi destekleri ile yerinde yeniden inşasına yönelik işlemler devam etmektedir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir