İstanbul'da bir kişi hakkında yapılan yakalama, arama ve el koyma işlemleri ile ilgili usulsüzlük iddialarına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 17 Haziran 2026 tarihinde 7/45800 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “İstanbul'da bir kişi hakkında yapılan yakalama, arama ve el koyma işlemleri ile ilgili usulsüzlük iddialarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45800, 17 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45800-istanbul-da-bir-kisi-hakkinda-yapilan-yakalama-arama-ve-el-koyma-islemleri-ile-ilgili-usu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c4749781-d572-46b2-940f-019ed9d2a900
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 120 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
19 Mart 2025 tarihli operasyon kapsamında Buğra Gökce'nin, arandığını öğrenmesi üzerine kendi iradesiyle Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olduğu; buna rağmen hakkında "yakalama görüntüsü" oluşturulmak amacıyla polis eşliğinde birden fazla kez emniyete giriş yaptırıldığı iddia edilmiştir. Gökce ayrıca, nişanlısı Filiz Kahveci Gökçe'nın evinde kendileri evde bulunmadığı halde çilingir marifetiyle arama yapıldığını, aramada ne bulunduğu, nelere el konulduğu ve hangi tutanakların düzenlendiği konusunda bilgi sahibi olmadıklarını ifade etmiştir.
Ceza muhakemesi sürecinde arama, el koyma, yakalama, gözaltı ve nezarethane işlemleri doğrudan temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliği taşımaktadır. Bu nedenle bu işlemlerin yalnızca şeklen değil, maddi gerçekliğe uygun ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin 'yakalanmış" gibi gösterilmesi, soruşturma makamlarının tarafsızlığına gölge düşürebileceği gibi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı açısından da ciddi sakıncalar doğurabilecek niteliktedir. Ayrıca bir konutta yapılan aramanın ilgililere açık, tutanağa bağlı, denetlenebilir ve savunma hakkını zedelemeyecek biçimde yürütülmesi zorunludur. Arama ve el koyma işlemlerinde
şeffaflık sağlanmaması, yargılamanın ilerleyen aşamalarında delillerin güvenilirliği ve hukuka uygunluğu konusunda ciddi tartışmalara yol açacaktır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Buğra Gökce'nin kendi iradesiyle Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olduğu iddiası soruşturma dosyasında yer almakta mıdır? Yer alıyorsa, hakkında hangi gerekçeyle "yakalama" işlemi yapılmış gibi işlem tesis edilmiştir?
Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin polis refakatinde yeniden emniyete sokularak görüntülenmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili mevzuat bakımından hukuka uygun mudur?
Buğra Gökce hakkında düzenlenen yakalama, teslim, gözaltı ve nezarethane tutanaklarında olayın gerçek oluş biçimi eksiksiz şekilde kayıt altına alınmış mıdır?
Teslim olan bir kişinin "yakalanmış" gibi gösterilmesi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
Buğra Gökce'nin beyan ettiği şekilde "yakalama görüntüsü" oluşturulmuşsa, bu görüntülerin soruşturma dosyasına hangi sıfatla ve hangi açıklamayla konulduğu araştırılmış mıdır?
Filiz Kahveci Gökçe'nin evinde yapılan arama hangi hâkimlik veya savcılık kararına dayanılarak gerçekleştirilmiştir? Arama kararının kapsamı, adresi, amacı ve sınırları açık biçimde belirtilmiş midir?
Arama sırasında evde kimsenin bulunmaması hâlinde CMK ve ilgili mevzuat uyarınca hazır bulundurulması gereken kişiler hazır bulundurulmuş mudur? Bu husus tutanaklara geçirilmiş midir?
Arama ve el koyma işlemleri sonrasında düzenlenen tutanaklar, ilgili kişilere ve müdafilerine verilmiş midir? Verilmediyse bunun gerekçesi nedir?
Söz konusu arama ve el koyma işlemleriyle ilgili olarak delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği konusunda savcılık veya mahkeme tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Teslim, yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin gerçeğe aykırı veya eksik tutanaklarla yürütülmesi ihtimaline karşı Bakanlığınızın yargı makamları ve kolluk birimleri nezdinde başlattığı herhangi bir inceleme, denetim veya disiplin süreci bulunmakta mıdır?
Yargı süreçlerinin, muhalif belediye yöneticileri ve kamu görevlileri hakkında kamuoyunda peşin suçluluk algısı oluşturacak biçimde yürütülmesi, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karnesiyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
Kendi iradesiyle teslim olan bir kişinin "yakalanmış" gibi gösterilmesi, yalnızca kolluk pratiği açısından değil, soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğü algısı bakımından da ciddi bir sorun değil midir?
Muhalif isimlere yönelik soruşturmalarda gözaltı, arama ve yakalama işlemlerinin siyasi mesaj niteliğinde kamuoyuna servis edilmesi, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına duyulan güveni zedelememekte midir?
Adalet Bakanlığı, soruşturma evresinde kişilerin toplum önünde itibarsızlaştırılmasına, lekelenmesine ve "suçlu" gibi gösterilmesine neden olan uygulamalar karşısında neden etkili bir denetim mekanizması işletmemektedir?
Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin iktidarın siyasal ihtiyaçlarına göre değil, yalnızca hukuka ve delile göre yürütüldüğünü kamuoyuna göstermek için Bakanlığınız hangi somut tedbirleri alacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir