İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45962 CEVAPLANMADI

Bir sendika tarafından gerçekleştirilen protesto gösterisine kolluğun sert müdahalede bulunduğu iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 18 Haziran 2026 tarihinde 7/45962 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Bir sendika tarafından gerçekleştirilen protesto gösterisine kolluğun sert müdahalede bulunduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45962, 18 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45962-bir-sendika-tarafindan-gerceklestirilen-protesto-gosterisine-kollugun-sert-mudahalede-bulu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/56111e34-d513-4daa-9158-019edb85235c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 119 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasa'nın 98'inci ve içtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

2025 Sefalet Endeksi'ne göre ekonomik istikrarsızlık açısından dünya genelinde üçüncü sırada yer alan Türkiye koşullarında; ülkenin evrensel hukuk normlarından hızla uzaklaştığının, kolluk şiddetinin, kötü muamele ve keyfiyetin yapısal bir baskı aracına dönüştüğünün en son örneği; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin, siyasi iktidarın talimatıyla hareket eden emniyet güçlerinin insanlık onuruna yakışmayan sert müdahalesi, işkence ve kötü muameleye varan şiddetiyle karşı karşıya kalması olmuştur.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi eğitim emekçilerinin taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları, mülakat mağdurlarının atanması ve insanca yaşayacak bir ücret talebiyle Anayasa'nın güvence altına aldığı ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarını kullanmak ve "Açlığı seçtik hala sesimizi duymayanlar var" sözleri ile taleplerini barışçıl yollarla dile getirmek için bir araya gelen ve süresiz açlık grevinde olan eğitim emekçilerine; polis tarafından Güvenpark, Kurtuluş Parkı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde biber gazı, cop, ters kelepçe, yerde sürükleme ve fiziki şiddet kullanılarak müdahale edilmiş, bu müdahaleler neticesinde sendika yöneticileri başta olmak üzere onlarca öğretmen gözaltına alınmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Özellikle eylemlerde ön saflarda yer alan kadın öğretmenlere yönelik eril, tacizkâr ve haysiyet kırıcı kolluk müdahalelerinin bulunduğu, gözaltı araçlarında ve protesto alanlarında kadın eğitim emekçilerinin bedensel bütünlüğünün ve onurunun hedef alındığı ifadeleri basına ve kamuoyuna yansımıştır. Öte yandan, abluka altına alınan öğretmenler fiilen tutsak edilerek hak arama hürriyetleri engellenmiştir.

Haklı taleplerini demokratik yollarla dile getiren eğitim emekçilerinin darp edilerek gözaltına alınması, iktidarın hak arayan, biat etmeyen ve direnen toplumsal kesimlere yönelik tahammülsüzlüğünün ve düşmanca yaklaşımının açık bir göstergesi olup, anayasal koruma altındaki gösteri ve yürüyüş hakkının, sendikal hakların ve insan haklarının açık bir ihlalidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenler ile mülakat mağduru öğretmenlerin açlık grevi sürecinde gerçekleşen ve kamuoyuna yansıyan polis müdahalesi Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

  2. Barışçıl bir şekilde hak arayan, silahı olmayan ve en ağır direniş biçimi olan açlık grevinde olan öğretmenlerin kolluk güçlerince ablukaya alınması, eylem alanlarının kuşatılması, Meclis önünde barışçıl toplanmalarına yönelik biber gazıyla müdahale edilmesi, ters kelepçe ve yerde sürükleme gibi orantısız şiddet ile gözaltına alınmaları talimatı kim tarafından verilmiştir? Bu müdahalelerin yasal dayanağı nedir?

  3. Alanlarda hak arayan öğretmenleri darp eden, yerlerde sürükleyen, ters kelepçe uygulayan ve işkence/kötü muamele suçu işleyen kolluk görevlileri hakkında idari ve adli bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa, suç işleyen kolluk personelinin korunmasının gerekçesi nedir?

  4. Anayasa Mahkemesi'nin kolluk şiddetine ve hak ihlallerine ilişkin kararları ortadayken, Bakanlığınızın bu kararları fiilen yok sayan mülki amirler ve kolluk amirleri hakkında herhangi bir idari işlem veya yaptırım uygulama iradesi var mıdır?

  5. Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan herkesin, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına" rağmen, eğitim emekçilerinin protestolarının sistematik olarak yasaklanmasının ve suç sayılmasının gerekçesi nedir?

  6. Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları, mülakat mağdurlarının atanması ve insanca yaşayacak bir ücret talebiyle anayasal haklarını kullanarak seslerini duyurmaya çalışmaları neden suç unsuru olarak görülmekte ve devlet şiddetiyle bastırılmaktadır?

    • 7. Gözaltı ve müdahale esnasında kadın öğretmenlere yönelik hakaret, darp, tehdit ve cinsiyetçi uygulamalarda bulunan kolluk görevlileri tespit edilmiş midir? Kadın eğitim emekçilerinin onurunu ve bedensel bütünlüğünü hedef alan bu spesifik şiddet biçimine dair Bakanlığınızca bir yaptırım uygulanacak mıdır?

  7. Özel sektör öğretmenlerinin insanca ücret talebiyle gerçekleştirdiği protestolara yönelik bu tahammülsüzlük ve sert müdahale, Bakanlığınızın özel okul sahiplerinin ve eğitim sermayesinin çıkarlarını koruma refleksinin bir sonucu mudur? Kolluk kuvvetleri hangi nedenden dolayı patronların koruyucu kalkanı olarak kullanılmaktadır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir