İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45980 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 25 GÜN

Öğrencilerin okul ortamındaki görüntü, ses kaydı ve kişisel verilerinin sosyal medyada paylaşılmasının engellenmesi talebine ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 22 Haziran 2026 tarihinde 7/45980 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 25 gün sonra, 17 Temmuz 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Öğrencilerin okul ortamındaki görüntü, ses kaydı ve kişisel verilerinin sosyal medyada paylaşılmasının engellenmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45980, 22 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45980-ogrencilerin-okul-ortamindaki-goruntu-ses-kaydi-ve-kisisel-verilerinin-sosyal-medyada-pay (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a8124f23-1242-4eb2-b920-019ef43d1f21

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 25 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Son dönemde çeşitli sosyal medya platformlarında öğretmenler tarafından paylaşılan mezuniyet töreni videoları, sınıf içi etkinlik görüntüleri ve öğrencilerin duygusal anlarını içeren içerikler yaygınlaşmıştır. Özellikle ilkokul çağındaki çocukların ağladıkları, öğretmenleriyle vedalaştıkları, duygusal tepkiler verdikleri ya da özel anlarının kayıt altına alınarak sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulduğu görülmektedir.

Çocukların görüntülerinin, ses kayıtlarının ve duygusal anlarının sosyal medya platformlarında paylaşılması yalnızca kişisel verilerin korunması ve mahremiyet hakkı açısından değil, çocukların ruhsal gelişimi ve psikolojik güvenliği açısından da önemli riskler doğurmaktadır. Bugün paylaşılan görüntüler çocukların yaşamları boyunca erişilebilir olmaya devam etmekte; kişisel hikâyelerinin, duygusal deneyimlerinin ve kimliklerinin kalıcı bir dijital ayak izine dönüşmesine neden olmaktadır.

Öte yandan eğitim ortamları, çocukların kendilerini güvende hissedebildikleri, duygularını özgürce ifade edebildikleri ve hata yapma kaygısı taşımadan gelişebildikleri alanlar olmalıdır. Çocukların ağlama, ayrılık kaygısı yaşama, özlem duyma veya kırılganlık gösterme gibi duygusal deneyimlerinin kayıt altına alınarak kamuya açık platformlarda paylaşılması, bu deneyimlerin sosyal medya görünürlüğü ve etkileşimi için kullanılmasına yol açabilmektedir. Bu durum çocukların duygularının araçsallaştırılması, eğitim süreçlerinin içerik üretimine dönüştürülmesi ve pedagojik ilişkinin niteliğinin zedelenmesi riskini beraberinde getirmektedir. Rıza verme kapasitesi gelişimsel olarak sınırlı olan çocukların görüntülerinin ve duygusal deneyimlerinin dijital ortamda dolaşıma sokulması; siber zorbalık, damgalanma, etiketlenme, mahremiyet ihlalleri ve dijital istismar risklerini artırabilmektedir. Çocukların üstün yararı ilkesinin esas alınması gereken eğitim ortamlarında, öğrencilerin özel yaşamlarının ve duygusal kırılganlıklarının görünürlük ekonomisinin bir parçası haline getirilmesi çocuk hakları perspektifinden ciddi kaygılar yaratmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlarda öğrencilerin görüntü, ses kaydı ve kişisel verilerinin öğretmenler veya okul yöneticileri tarafından sosyal medya platformlarında paylaşılmasına ilişkin yürürlükte bulunan mevzuat, etik kurallar ve denetim mekanizmaları nelerdir?

  2. Bakanlığınız tarafından öğrencilerin duygusal anlarının, mezuniyet törenlerinin, sınıf içi etkinliklerinin ve benzeri eğitim süreçlerinin sosyal medya içeriğine dönüştürülmesinin çocukların ruh sağlığı, psikolojik güvenliği ve gelişim süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir bilimsel çalışma veya değerlendirme yapılmış

  3. Çocukların okul ortamında kaydedilen görüntülerinin sosyal medya platformlarında paylaşılmasının; dijital mahremiyet, siber zorbalık, dijital istismar, damgalanma ve kalıcı dijital ayak izi oluşturma riskleri bakımından değerlendirilmesine yönelik Bakanlığınızın bir politika belgesi, rehberi veya eylem planı bulunmakta mıdır?

  4. Velilerden alınan izin belgeleri, çocukların görüntülerinin ve duygusal deneyimlerini yansıtan içeriklerin sosyal medya platformlarında paylaşılması açısından yeterli görülmekte midir? Bakanlığınız çocukların üstün yararı ilkesini bu konuda nasıl gözetmektedir?

  5. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal medya kullanımı konusunda çocuk hakları, çocuk psikolojisi, kişisel verilerin korunması, dijital güvenlik ve pedagojik etik alanlarında hizmet içi eğitim almaları zorunlu mudur? Son beş yılda bu kapsamda kaç eğitim gerçekleştirilmiştir?

  6. Eğitim ortamlarında çocukların duygusal deneyimlerinin ve kişisel yaşantılarının sosyal medya içeriklerine dönüştürülmesinin önlenmesi amacıyla okul rehberlik servisleri, psikolojik danışmanlar ve öğretmenlere yönelik özel bir rehber veya etik ilke seti hazırlanmış mıdır?

  7. Bakanlığınız, eğitim ortamlarında kurulan pedagojik ilişkinin sosyal medya görünürlüğü ve etkileşim amacıyla kullanılmasının önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme veya genelge hazırlamakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

b) 10.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1871834 sayılı yazınız. 7165859 64178

c) 23.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1880873 sayılı yazınız. 7145863 54178

g) 25.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1882753 sayılı yazınız. 7/ 45864 GK 178

d) 29.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1885357 sayılı yazınız. Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazılarla iletilen Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/45032, Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/45256, Şırnak Milletvekili Nevroz UYSAL ASLAN'In 7/45679 ve 7/45856, Diyarbakır Milletvekili Adalet KAYA'nın 7145689, Antalya Milletvekili Mustafa ERDEM'in 7/45859, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU'nun 7/45863, 7/45864 ve 7/45865 ile Muş Milletvekili Sümeyye BOL un 145980 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

FET MILT FET * T.C.

ЗЛІЙHOЬ ipину" Strateji Geliştirme Başkanlığı

Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda öğrencilerin kişilik haklarının, özel hayatının gizliliğinin, mahremiyetinin, psikolojik güvenliğinin ve kişisel verilerinin korunması esastır. Eğitim ortamlarında yürütülen faaliyetlerde öğrencilerin üstün yararı, gelişim özellikleri, kişisel sınırları ve pedagojik esaslar dikkate alınmakta; öğrencilerin görüntü, ses kaydı ve kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin iş ve işlemler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumların veya bu kurumlarda görevli personelin mevzuatla belirlenen ödev ve sorumluluklarını ihlal ettiği ya da kanunla belirlenen yasaklara aykırı hareket ettiği yönünde somut ihbar, şikâyet, bilgi veya belge bulunması hâlinde, Bakanlık veya valilik makamından alınacak olura istinaden müfettiş marifetiyle inceleme-soruşturma işlemi başlatılmaktadır. İddiaların doğrulanması hâlinde fiilin niteliği ve ağırlık derecesine göre ilgili mevzuatta öngörülen disiplin ve idari yaptırımlar teklif edilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Öğrencilerin korunması" başlıklı 158'inci maddesinin dördüncü fıkrasında; başta özel hayatın gizliliği olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla öğrencilere ait kişisel verilerin işlenmesine ilişkin iş ve işlemlerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Aynı düzenleme uyarınca, Kanun'da açık rıza aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesini mümkün kılan hâller dışında, öğrencilere ait kişisel veriler veli/vasi veya ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenememektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'nin "Kişisel verilerin korunması" başlıklı 5/A maddesi kapsamında da eğitim kurumlarında yürütülecek taaliyetlerde kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu kapsamda öğrenci velisinin bilgilendirilmesi, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin açık rıza süreçlerinin yürütülmesi ve verilerin belirtilen amaç dışında kullanılmaması esastır.

Bakanlığımızca yürütülen sosyal etkinlik izin süreçlerinde başvurular, Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Etkinlik İzinleri Yönergesi hükümleri doğrultusunda değerlendirilmektedir. Sosyal etkinliklerin Anayasa, Millî Eğitim Temel Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve yürürlükte bulunan diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmekte; izin kapsamındaki sosyal etkinliklerin denetimi ilgili okul/kurum ile il/ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından yürütülmektedir.

Öğrenci veya 18 yaşından küçük kursiyerlerin sosyal etkinliklere katılımında veli yazılı izni alınması zorunludur. Ayrıca izin başvuru dosyalarında kişisel verilerin işlenmesine ilişkin açık rıza belgeleri de aranmaktadır. Bununla birlikte veli izni veya açık rıza, öğrencinin üstün yararı ilkesinden bağımsız ve sınırsız bir paylaşım yetkisi olarak değerlendirilmemektedir. Öğrencilerin görüntüleri, ses kayıtları veya özel yaşantılarına ilişkin içeriklerin paylaşımında çocuğun üstün yararı, mahremiyeti, psikolojik güvenliği ve kişisel verilerinin korunması birlikte gözetilmelidir.

Bakanlığımız tarafından öğrencilerin dijital ortamlarda güvenliğinin sağlanması, dijital mahremiyetlerinin korunması ve çevrim içi risklere karşı farkındalıklarının artırılması amacıyla rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, güvenli internet kullanımı, siber zorbalıkla mücadele, teknoloji bağımlılığı ve dijital risklerden korunma başlıklarında çalışmalar yürütülmektedir. Davranışsal Bağımlılıklar ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem

Planları kapsamında da güvenli ve bilinçli internet kullanımı, kişisel verilerin korunması, dijital mahremiyet ve çevrim içi risklerden korunmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etik ilke ve standartlar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Etik Yönergesi uygulanmaktadır. Söz konusu Yönerge kapsamında öğrencilerin üstün yararının gözetilmesi, mahremiyet ve gizliliğin korunması ile mesleki sorumluluk ilkeleri esas alınmaktadır.

OGM Materyal rehberlik içerikleri ile MEBI Rehberlik Modülü'nde öğrencilerin sosyal-duygusal gelişimini, dijital okuryazarlığını, çevrim içi güvenliğini, kişisel sınırlarını, mahremiyet farkındalığını ve sağlıklı iletişim becerilerini destekleyen içeriklere yer verilmektedir. Ayrıca aileler ve öğretmenlere yönelik hazırlanan Bağımlılıkla Mücadele Psikoeğitim Programları, Akran Eğitim Modeli, Bağımlılığı Önleme Psikoeğitim Programları ve Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında teknoloji bağımlılığı, riskli internet kullanımı ve dijital ortamlarda güvenli davranış geliştirilmesine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürütülmektedir.

Öğrencilerin duygusal anlarının, mezuniyet törenlerinin, sınıf içi etkinliklerinin ve benzeri eğitim süreçlerinin sosyal medya içeriğine dönüştürülmesinin çocukların ruh sağlığı, psikolojik güvenliği ve gelişim süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin müstakil bir çalışma bilgisi bulunmamakla birlikte; bu başlıklar çocukların dijital ortamlarda korunması, güvenli internet kullanımı, mahremiyet, kişisel sınırlar ve çevrim içi risklerden korunma çalışmaları kapsamında ele alınmaktadır.

Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal medya kullanımı, çocuk hakları, çocuk psikolojisi, kişisel verilerin korunması, dijital güvenlik ve pedagojik etik alanlarında bilinçlenmelerine yönelik çalışmalar; rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, bağımlılıkla mücadele programları, güvenli internet kullanımı, siber zorbalıkla mücadele ve dijital risklerin Bakanlığımızca hâlihazırda yürürlükte bulunan mevzuat, sosyal etkinlik izin süreçleri, rehberlik hizmetleri, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler ve denetim mekanizmaları çerçevesinde öğrencilerin mahremiyetinin, kişisel verilerinin, psikolojik güvenliğinin ve üstün yararının korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Eğitim ortamlarında öğrencilerin duygusal deneyimleri ile kişisel yaşantılarının sosyal medya görünürlüğü veya etkileşim amacıyla kullanılmaması konusunda mevcut uygulamalar izlenmekte; ihtiyaç duyulması hâlinde mevzuat ve uygulama süreçleri bu doğrultuda değerlendirilmektedir.

Yusut YEKINMilli Eğitim Bakanı

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir