Bursa'da faaliyet gösteren bir şirketin işçilerinin sendikal haklarını kullanmalarının engellendiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 26 Haziran 2026 tarihinde 7/46183 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 39 gün sonra, 4 Ağustos 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bursa'da faaliyet gösteren bir şirketin işçilerinin sendikal haklarını kullanmalarının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46183, 26 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46183-bursa-da-faaliyet-gosteren-bir-sirketin-iscilerinin-sendikal-haklarini-kullanmalarinin-eng (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/66d82e1b-f494-47a7-a219-019f1293b0e1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 39 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 32 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bursa genelinde doğalgaz dağıtımı, şebeke kurulumu, bakımı, proje onayları ve gaz kaçaklarına acil müdahale hizmetlerini yürüten ve Kazancı Holding bünyesinde faaliyet gösteren Bursagaz' da,
bünyesinde örgütlenen işçilere yönelik sendikal baskılar, hak ihlalleri, işten çıkarmalar ve işçi sağlığı ile güvenliğini tehlikeye atan uygulamalar yaşanmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İlgili sendikanın Mart 2026 ortalarında işyerinde yasal çoğunluk olan %50 eşiğini aşarak yetki tespiti başvurusuna hazırlandığı süreçte, BURSAGAZ patronu, Bakanlığınızın veri tabanını ve yetki sistemini manipüle etmek amacıyla açıkça hileli ve muvazaalı işlemlere başvurmuştur. Kamu Uygulamaları Merkezi verilerine göre, şirkete ait iki ayrı SGK işyeri sicil numarası arasında, işçilerin bilgi ve onayı olmaksızın anlık geçişler yapılmıştır. Sendikanın başvuru yapacağı tarihte normal şartlarda bir sicil numarasında hiç çalışan yokken diğerinde 286 çalışan görünmekte; şirket yetki tespitini sabote etmek amacıyla toplam işçi sayısını yapay şekilde 310'a yükseltmiştir. Bu sahte artış, yine aynı holding organizasyonu altında olan ve sayaç okuma işlerini yapan Koni Teknik Mühendislik çalışanlarının kağıt üzerinde BURSAGAZ çalışanı olarak kaydedilmesiyle sağlanmıştır.
Bununla da kalınmamış; asıl işi BURSAGAZ (AKSA Doğalgaz) bünyesinde yürütmekte olan Müşteri Hizmetleri ve İç Tesisat birimi işçileri, Koni A.Ş.'ye geçiş yapmayı kabul ettiklerine ve BURSAGAZ üzerinde hiçbir haklarının kalmadığına" dair taahhütleri imzalamaya zorlanmıştır. Bu dayatmayı kabul etmeyen işçiler tazminatsız işten çıkarılmakla tehdit edilmiştir. İşverenin buradaki temel amacı, sendikanın kazandığı olumlu yetki tespitine rağmen, Toplu İş Sözleşmesi (TIS) aşamasında masada yetkiden faydalanacak işçi bırakmamak ve BURSAGAZ' ın içini boşaltarak sendikal örgütlenmeyi tamamen tasfiye etmektir. Bu süreçte şirket yöneticilerinden Tahakkuk Şefi Volkan Doğru, Teknik Ofis Müdürü Mustafa Anıl Çabuk, Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli ve İnsan Kaynakları Şefi Yeşim Doğru Er gibi isimler, ortak iletişim kanallarından ve Whatsapp gruplarından işçilere baskı uygulayarak e-devlet üzerinden sendika üyesi olmamalarını dayatmış, işçileri Tes-İş'e üye olmaya zorlamıştır. Bu organize baskılar neticesinde onlarca işçi istifa etmek zorunda bırakılmıştır. Anayasal haklarına, ekmeğine ve geleceğine sahip çıkarak sendikal faaliyet yürüten ve basın açıklamalarına katılan işçilerden toplamda 14'ü gerçeğe aykırı gerekçelerle işten çıkarılmıştır. Öte yandan, işyerinde 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu ayaklar altına alınmaktadır. "Eksik personel ile çalıştırma" modeli dayatılarak işçilere aşırı iş yükü yüklenmekte, 187 Acil Müdahale birimi çalışanlarına ihbar noktalarına ulaşmaları için saniyelerle yarışan süre sınırları konularak mobbing uygulanmakta, trafik kazası riski artırılmakta ve SRC belgesi olmayan personele zorla araç kullandırılmaktadır.iKirazlı Uludağ Oteller Bölgesi" istasyonunda çalışan acil müdahale işçileri, art arda 4 gün boyunca ve istasyonda tek başlarına nöbet tutmaya zorlanmaktadır. Tek başına bırakılan işçi, alanı terk edememekte, en temel insani ve fizyolojik ihtiyaçlarını dahi giderememektedir. Olası bir gaz kaçağı ya da iş kazası anında müdahale edecek veya yardım çağıracak ikinci bir personelin bulunmaması, açıkça iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktır. Günlük 11 saati, gece vardiyasında 7,5 saati aşan yasa dışı çalışma süreleri ve vardiyalar arası 11 saatlik zorunlu dinlenme hakkının gaspı rutin bir uygulama haline gelmiştir.
Son olarak, işverenin baskı ve tahakkümü o raddeye varmıştır ki; 18.05.2026 tarihinde insan kaynakları yönetimi tarafından işçi Işık Önder'e, sosyal medya hesabından "BURSAGAZ ÇALIŞANLARI MOBBING'E DUR DEMEK İÇİN TOPLANIYORUZ" görselini paylaştığı gerekçesiyle resmi "Savunma Istem Yazısı" tebliğ edilmiştir. İşçinin anayasal ifade özgürlüğü ve mobbinge karşı demokratik tepkisi, İş Kanunu'nun 25/2 maddesi (tazminatsız, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle fesih) ve TCK m.271 (Suç uydurma) ile tehdit edilerek bastırılmak istenmektedir. BURSAGAZ' da yaşananlar, tekil ve münferit işveren uygulamaları değil; sendikalaşma sürecini boğmaya dönük planlı, sistematik ve çok yönlü bir saldırıdır. İşçilerin sendika seçme özgürlüğünün baskılanmasından sendikalı işçilerin işten çıkarılmasına, şirketler arası kayıt oyunlarıyla TIS hakkının etkisizleştirilmeye çalışılmasından sistematik baskıya kadar uzanan bu süreç, çoklu bir suç zinciri niteliğindedir.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınız, BURSAGAZ bünyesinde DISK/ENERJİ-SEN sendikasının yasal çoğunluğu sağladığı dönemde, patronun SGK sicil numaraları üzerinden yetki tespitini manipüle etmek amacıyla gerçekleştirdiği muvazaalı işçi aktarımlarından haberdar mıdır? Bakanlığınızın resmi veri tabanını sabote eden bu sahtekarlık ve manipülasyon hakkında geriye dönük bir müfettiş incelemesi başlatılmış mıdır; başlatılmadıysa ne zaman başlatılacaktır?
Kazancı Holding'e bağlı BURSAGAZ ile Koni Teknik Mühendislik A.Ş. şirketleri arasında, işçilerin tazminatsız işten çıkarma tehdidiyle yürütülen zorunlu geçiş dayatmaları Bakanlığınızın denetimi altında mıdır? İşçilerin fiilen BURSAGAZ'ın asıl işini yaparken kağıt üzerinde başka bir alt şirkette gösterilmesi suretiyle yapılan bu açık danışıklı işlem karşısında Bakanlığınız Toplu İş Sözleşmesi hakkının gasp edilmesini nasıl engelleyecektir?
Şirket yöneticilerinden Volkan Doğru ve Tahakkuk Şefi Volkan Uyar'ın, işçilerin anayasal hakkı olan sendika seçme özgürlüğünü baskılayarak e-devlet üzerinden üye olmalarını engellemeye çalışması ve başka bir sendikaya yönlendirmesi hakkında idari bir soruşturma yürütülmekte midir? Mesajlar ve şahitlerle sabit olan bu anayasal suç karşısında, ilgili yöneticilere yönelik caydırıcı bir ceza ve yaptırım uygulanması yönünde bir adım atılacak mıdır?
Anayasal haklarını aradıkları, sendikalı oldukları ve demokratik haklarını kullanarak basın açıklamalarına katıldıkları gerekçesiyle haksız ve gerçeğe aykırı iddialarla işten çıkarılan 14 işçinin hak gaplarının giderilmesi ve işe iade edilmeleri amacıyla Bakanlığınız BURSAGAZ yöneticileri nezdinde bir yaptırım süreci işletecek midir?
BURSAGAZ bünyesinde uygulanan "eksik personel ile çalıştırma" politikası ve 187 Acil Müdahale ekiplerine uygulanan süre baskısı ile mobbinge dair Bakanlığınız müfettişlerine ya da Bursa İŞKUR Il Müdürlüğü'ne ulaşan şikayet sayısı kaçtır? Bu şikayetlerin kaçı karara bağlanmış, işçi sağlığı ve güvenliğini tehlikeye atan bu uygulamalar nedeniyle şirkete hangi cezai yaptırımlar uygulanmıştır?
Şirketin, SRC belgesi ve mesleki yeterliliği bulunmayan personele zorla ticari araç 6. Şikein, SRC espu, karganada, kullandırdığı tespiti karşısında, olası iş ve trafik cinayetlerini önlemek adına Bakanlığınız hangi acil tedbirleri almıştır?
"Kirazlı Uludağ Oteller Bölgesi" istasyonunda 187 Acil Müdahale işçilerinin ardı ardına 4 gün boyunca ve istasyonda tek başlarına çalıştırılması, temel insani ihtiyaçlarından mahrum bırakılması 6331 sayılı Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklere açıkça aykırı değil midir? İşçilerin hayatını doğrudan tehlikeye atan ve iş cinayetlerine kapı aralayan bu kölelik düzenine karşı ilgili istasyonda yürütülen faaliyetler en son ne zaman denetlenmiştir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi ile Fazla Çalışma Yönetmeliği'ne aykırı olarak günlük 11 saati, gece vardiyasında 7,5 saat sınırını aşan ve iki vardiya arasında 11 saatlik dinlenme süresini ihlal eden çalışma rejimine göz yuman BURSAGAZ yönetimine yönelik kapsamlı bir çalışma süresi denetimi yapılacak mıdır!
İşçi Işık Önder örneğinde olduğu gibi, işçilerin işyerindeki mobbinge karşı sosyal medya üzerinden geliştirdikleri demokratik tepkilerin, işveren tarafından İş Kanunu m. 25/2 (tazminatsız fesih) tehdidiyle bastırılmaya çalışılmasına karşı Bakanlığınız işçilerin anayasal ifade özgürlüğünü korumak adına bir müdahalede bulunacak mıdır? 10. BURSAGAZ yönetimi, işçilerin anayasal sendika hakkını baskı, işten çıkarma, şirketler arası kayıt işlemleri ve disiplin tehditleriyle fiilen kullanılamaz hale getirmeye çalışırken bu cesareti Bakanlığınızın sessizliğinden ve denetimsizliğinden mi almaktadır?
BURSAGAZ'da yaşanan sendikal baskılar, işten çıkarmalar, şirketler arası kayıt işlemleriyle TIS hakkının etkisizleştirilmesi ve güvencesiz çalışma dayatmaları, işçilerin "barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş" talebinin ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha göstermektedir. 16 Haziran 2025 tarihinde on binlerce işçinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan Barajsız Sendika, Yasaksız Grev, Güvenceli İş" kanun teklifinin yasalaşması için Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Bakanlığınız bu teklifi ne zaman gündemine alacak ve işçilerin sendikal haklarının fiilen kullanılabilir hale gelmesi için destekleyecek midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/46183 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"4857 sayılı İş Kanununun "Gece süresi ve gece çalışmaları' başlıklı 69 uncu maddesinde çalışma hayatına dair süreler belirtilmiştir. Ayrıca 4857 Sayılı İş Kanununun 'İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı' başlıklı 25'inci maddesinde sayılan sebeplere dayanarak derhal fesih hakkını kullanmak işverenin takdirinde bulunmaktadır. Ancak aynı madde ile işçinin feshin öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile Kanunun 18, 20 ve 1'inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabileceği hüküm altına alınmıştır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre, işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Bununla birlikte, sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir.
Ayrıca hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir."
Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68