Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 25 Haziran 2026 tarihinde 7/46232 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Savunma Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 41 gün sonra, 5 Ağustos 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46232, 25 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46232-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0e7da66b-49eb-4ddc-ad41-019f1250210f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 41 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 33 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Kadınlara yönelik erkek şiddeti Türkiye'de uzun yıllardır münferit olaylar Toplamı olmaktan çıkmış; siyasal, toplumsal ve kurumsal boyutları bulunan yapısal bir insan hakları ihlali alanına dönüşmüştür. Özellikle güvenlik bürokrasisi içerisinde görev yapan ya da geçmişte bu kurumlarda görev almış personelin fail olduğu kadın katliamları, erkek egemen zihniyet ile militarize edilmiş şiddet pratiklerinin, kurumsal denetimsizliğin cezasızlık mekanizmalarının kesişiminde ortaya çıkan ağır tabloyu görünür kılmaktadır. Kadın örgütleri, insan hakları savunucuları ve demokratik kamuoyu uzun yıllardır; güvenlikçi politikaların yoğun biçimde uygulandığı, Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı kentler başta olmak üzere birçok yerde üniformalı personelin fail olduğu şiddet vakalarının münferit değil, yapısal bir karakter taşıdığına dikkat çekmektedir. Bu vakalarda etkili soruşturma yürütülmediği, koruyucu ve önleyici mekanizmaların işletilmediği, faillerin çeşitli idari ve yargısal süreçler yoluyla fiilen korunduğu yönündeki yaygın toplumsal kanaat ise yeni kadın katliamlarının önünü açan bir cezasızlık rejimi yaratmaktadır. Son on altı yıllık süreç incelendiğinde uzman çavuşların fail olduğu iddia edilen çok sayıda kadın katliamı, şüpheli kadın ölümü, cinsel şiddet ve ağır yaralama vakasının yaşandığı görülmektedir.
2010 yılında Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda görev yapan uzman çavuş Enes Tamur'un Müfide Tamur'u katletmesi; aynı yıl Edirne'nin İpsala ilçesinde görevli uzman çavuş Adem Sezer'in istismar ettiği 16 yaşındaki Gözde Çakır'ı katletmesi; İstanbul Beylikdüzü'nde uzman çavuş Sedat Kardaş'ın Ayşegül Bilginer'i ateşli silahla ağır yaralaması; 2012 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde uzman çavuş Mehmet Karadayı'nın boşanma aşamasında olduğu kadının ailesinin evini basarak kadının annesini katletmesi ve babasını yaralaması; aynı yıl Erzincan'da Hülya K.'nin uzman çavuş Erdal K. tarafından katledilmesi; 2013 yılında Şanlıurfa'da Hülya Ege'nin uzman çavuş İbrahim Ege tarafından katledilmesi; 2014 yılında Adana'nın Kozan ilçesinde Eda Şahin'in katledilmesi; aynı yıl Şırnak'ın Cizre ilçesi sınır hattında Saada Darwish'in sınır hattında görevli uzman çavuşun açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmesi ve fail hakkında takipsizlik kararı verilmesi; 2016 yılında Ankara'da Melike B.'nin katledilmesi; 2017 yılında uzman çavuş Alper Deveci'nin boşanma aşamasındaki kadının annesini ve kardeşini katletmesi, bir çocuğu yaralaması; aynı yıl Mardin'de Gizem C.nin katledilmesi; 2018 yılında Şırnak'ın Silopi ilçesinde Esra Köşker'in ve Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde Sevilay Aka'nın katledilmesi; 2019 yılında Sosin Küçükgüven ile Emine Yanıkoğlu'nun katledilmesi; 2020 yılında Batman'da İpek Er'in maruz bırakıldığı cinsel şiddet sonrasında yaşamını yitirmesi; Gaziantep'te Müberra Kuzdan'ın, Erzurum'da Hülya Özmen'in,
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İzmir'de Nergüzel Kocabıyık ile Melike Kocabıyık'ın katledilmesi; 2021 yılında Aysel Y., Derya Aldıç ve Rahime Ö.'nün katledilmesi ile İstanbul Şişli'de gerçekleşen ağır yaralama vakası; 2024 yılında Yeliz Yolcuoğlu, Burcu Demir, Bedriye Işık, Hatice Çelik, Havin Aşkan Tektaş ve Meryema Hasanoğlu olayları; 2025 yılında Esra Bağcı ile Gülhan Börülce'nin katledilmesi; 2026 yılında Hakkâri'nin Şedinli ilçesinde Gülşen Gezer, Habibe Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir'in katledilmesi, Ankara'da Deniz Büyükköprü ile Irmak Nehir Büyükköprü'nün katledilmesi, Muğla'da H.S.'ye yönelik katletme girişimi ve Adana'da Buse S.'nin ateşli silahla ağır yaralanması, söz konusu tablonun münferit değil, yapısal bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır.
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin kamu politikalarından giderek uzaklaştırılması, kadın örgütlerinin karar alma süreçlerinden dışlanması ve 6284 sayılı Kanun'un etkin biçimde uygulanmaması, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede kamusal kapasitenin zayıflatıldığı yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir. Kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü kamu otoritelerinin, özellikle failin silahlı kamu görevlisi olduğu vakalarda neden etkili önleyici mekanizmalar geliştiremediği, bu olayların neden önlenemediği ve kamu görevlileri bakımından neden ayrıcalıklı bir cezasızlık pratiğinin oluştuğu kamuoyu vicdanında yanıt bekleyen temel sorular olarak durmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son on altı yılda uzman çavuşların fail olduğu kadın katliamlarına ilişkin Bakanlık tarafından hazırlanmış herhangi bir kurumsal değerlendirme raporu bulunmakta mıdır?
Uzman erbaş sisteminin yapısı, çalışma koşulları ve militarize kurumsal kültürün kadınlara yönelik şiddet üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir bilimsel araştırma yürütülmüş müdür?
Hakkında şiddet, tehdit veya cinsel saldırı iddiası bulunan personelin görevden uzaklaştırılmaması hangi kurumsal gerekçelere dayanmaktadır?
Kadına yönelik şiddet nedeniyle hakkında işlem yapılan personelin silahına geçici veya kalıcı olarak el konulmasına ilişkin kaç işlem tesis edilmiştir?
Son on yılda uzman erbaşlara verilen toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin içeriği bağımsız kadın örgütleri ve akademisyenlerin katkısıyla hazırlanmış mıdır?
Bakanlık, kadın katliamı faili olan uzman çavuşların geçmiş disiplin kayıtlarını inceleyerek ortak risk faktörleri tespit etmiş midir?
Uzman erbaşların düzenli psikososyal değerlendirmeden geçirilmesine ilişkin herhangi bir zorunlu uygulama bulunmakta mıdır?
Kadına yönelik şiddet nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen personelin görev yaptığı birlik komutanları hakkında idari inceleme yapılmakta mıdır?
Bakanlık, kadın örgütleri tarafından dile getirilenimilitarizasyonun erkek şiddetini beslediğii yönündeki değerlendirmeleri nasıl ele almaktadır?
Kadınların yaşam hakkını güvence altına almak amacıyla uzman erbaş sisteminin yeniden düzenlenmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanı ·
Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/46232 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Bakanlığımızdaki tüm faaliyetler mevzuat esaslarına göre yürütülmektedir. Temel değerleri sarsacak, disiplini bozacak hiçbir kişi, olay ve duruma müsamaha gösterilmemektedir. Mevzuata aykırı tutum ve davranışı tespit edilen personel hakkında gerekli adli ve idari işlemler gecikmeksizin tesis edilmektedir.
Yazılı soru önergesine konu olaylarda adı geçen personelin büyük bir kısmı Bakanlığımız personeli değildir. Bakanlığımız mensubu olan, suç işleyen personel hakkında mevzuat kapsamında yasal/idari işlem tesis edilmiştir.
Ayrıca; Bakanlığımız personeline yönelik koruyucu/önleyici ruh sağlığı hizmetleri ve bilinçlendirme/farkındalık geliştirme çalışmaları (eğitim, seminer, vb.) ilgili mevzuat çerçevesinde ve diğer paydaş kurum/kuruluşlar ile işbirliği kapsamında yürütülmektedir.
Güvenevler Mah.Kuzgun Cad.No:51 Aşağı Ayrancı/ANKARA Şube Müdür Vekili Santral: (0312) 466 07 37 Belgegeçer No: (0312) 417 94 41 Telefon No: Dahili 2272
Yaşar GÜLERBakan