Suriye'de yürütülen petrol ve doğal gaz arama, üretim ve offshore enerji projelerine ilişkin
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 17 Temmuz 2026 tarihinde 7/46759 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 48 gün sonra, 3 Eylül 2026).
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Suriye'de yürütülen petrol ve doğal gaz arama, üretim ve offshore enerji projelerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46759, 17 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46759-suriye-de-yurutulen-petrol-ve-dogal-gaz-arama-uretim-ve-offshore-enerji-projelerine-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/72e46a9b-2b0e-40a1-bacb-019f7ea8b372
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 48 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 41 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96 ncı maddeleri gereğince, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş, sadece bu ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını değil, enerji altyapısını da büyük ölçüde tahrip etmiştir. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 380- 385 bin varil seviyesinde olan petrol üretimi, çatışmalar nedeniyle uzun yıllar boyunca 20-40 bin varil/gün seviyelerine kadar gerilemiştir. Suriye makamları, petrol ve doğal gaz sektöründeki altyapı zararının 91,5 milyar ABD dolarını aştığını açıklamaktadır.
Türkiye ise bu süreçte en ağır yükü üstlenen ülkelerin başında gelmiştir. Milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapılmış, sınır güvenliği için çok sayıda askerî operasyon gerçekleştirilmiş, sınır ticareti ciddi ölçüde zarar görmüş, kamu kaynaklarından on milyarlarca dolarlık harcama yapılmıştır. Avrupa Birliği tarafından sağlanan mali destek ise Türkiye'nin üstlendiği toplam yükün oldukça sınırlı bir bölümünü karşılayabilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Buna karşın, Suriye'de savaş sonrası enerji sektörünün yeniden yapılandırılması sürecinde uluslararası enerji şirketlerinin hızla pozisyon aldığı görülmektedir.
2026 yılı Şubat ayında Amerikan enerji şirketi Chevron ile Katar ortaklığındaki şirketler arasında, Suriye'nin ilk offshore petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin mutabakat zaptı imzalanmıştır. İmza törenine ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın da katıldığı kamuoyuna yansımıştır.
Bunu takiben 2026 yılı Mayıs ayında Amerikan ConocoPhillips, Fransız TotalEnergies ve QatarEnergy şirketlerinin Lazkiye açıklarındaki "Block 3" sahasında petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri için Suriye yönetimiyle yeni bir mutabakat imzaladığı açıklanmıştır.
Dikkat çekici olan husus ise, Nisan 2026'da TotalEnergies ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) arasında uluslararası petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalanmış olmasına rağmen, aynı şirketin Suriye'deki enerji projelerinde TPAO ile herhangi bir ortaklığa gitmemesidir.
Türkiye, Suriye krizinin ekonomik, sosyal ve güvenlik maliyetini en fazla üstlenen ülke olmasına rağmen, savaş sonrası oluşan enerji ve yeniden yapılanma sürecinde Türk kamu şirketlerinin ve özellikle TPAO'nun etkin biçimde yer almaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden olmaktadır.
Bu bağlamda aşağıdaki sorularımın cevaplandırılması önem arz etmektedir.
SORULAR
Bakanlığınızın, Suriye'de yürütülen petrol ve doğal gaz arama, üretim ve offshore enerji projelerine ilişkin resmî bir stratejisi bulunmakta mıdır?
TPAO'nun Suriye'de petrol veya doğal gaz arama, üretim ya da işletme faaliyetlerine katılmasına yönelik herhangi bir hazırlığı veya planlaması mevcut mudur?
Suriye yönetimiyle enerji alanında bugüne kadar gerçekleştirilen resmî temaslar nelerdir? Bu görüşmeler hangi tarihlerde yapılmıştır?
TPAO ile Suriye Petroleum Company arasında doğrudan veya dolaylı herhangi bir görüşme gerçekleştirilmiş midir?
Chevron ile Katar ortaklığında imzalanan offshore anlaşması öncesinde Türkiye Cumhuriyeti veya TPAO bilgilendirilmiş midir?
Söz konusu offshore anlaşmasına Türk şirketlerinin katılımı için herhangi bir diplomatik veya teknik girişimde bulunulmuş mudur?
ConocoPhillips, TotalEnergies ve QatarEnergy'nin Lazkiye açıklarındaki enerji sahalarına ilişkin mutabakat sürecinde Bakanlığınızın herhangi bir teması olmuş mudur?
Nisan 2026'da TPAO ile TotalEnergies arasında imzalanan uluslararası iş birliği mutabakatı kapsamında Suriye'deki projeler gündeme gelmiş midir?
TotalEnergies'in Suriye projelerinde TPAO'nun yer almamasının gerekçesi Bakanlığınızca bilinmekte midir?
Bakanlığınız bu konuda TotalEnergies nezdinde herhangi bir girişimde bulunmuş mudur'?
Türkiye'nin Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde enerji sektöründen pay almasına yönelik hazırlanmış bir yol haritası var mıdır?
TPAO'nun Suriye açıklarında veya kara sahalarında ruhsat başvurusu yapması yönünde herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
Türkiye'nin Suriye'deki enerji projelerine katılımı konusunda ABD, Katar, Fransa veya Suriye makamlarıyla resmî düzeyde görüşmeler yapılmış mıdır?
Suriye'deki enerji projelerine Türk özel sektörünün katılımını teşvik etmek amacıyla Bakanlığınız tarafından yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
Türkiye'nin Suriye krizinde üstlendiği ekonomik ve güvenlik yükünün, savaş sonrası enerji projelerinde dikkate alınması amacıyla uluslararası platformlarda herhangi bir diplomatik girişimde bulunulmuş mudur?
Suriye'nin petrol ve doğal gaz rezervleri ile offshore potansiyeline ilişkin Bakanlığınızın hazırladığı güncel teknik değerlendirme raporları bulunmakta mıdır?
Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde Türk enerji şirketlerinin dışlanmasının Türkiye'nin enerji güvenliği ve Doğu Akdeniz'deki jeostratejik çıkarları bakımından oluşturabileceği risklere ilişkin Bakanlığınız tarafından hazırlanmış herhangi bir etki analizi mevcut mudur?
Bakanlığınız, Doğu Akdeniz'de İsrail-Leviathan sahasını işleten Chevron'un Suriye offshore projelerine de girmesinin bölgesel enerji dengeleri açısından doğuracağı sonuçlara ilişkin herhangi bir stratejik değerlendirme yapmış mıdır?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz enerji diplomasisinde TPAO'nun bölgesel etkinliğini artırmak amacıyla önümüzdeki dönemde atılması planlanan somut adımlar nelerdir?
Türkiye'nin Suriye'de bugüne kadar üstlendiği insani, ekonomik ve güvenlik maliyetleri dikkate alındığında, savaş sonrası enerji ve doğal kaynak projelerinde hak ettiği konumu elde edebilmesi amacıyla Bakanlığınız tarafından yürütülen somut çalışmalar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Balıkesir Milletvekili Sayın Turhan ÇÖMEZ'in tarafıma tevcih ettiği 7-46759 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99'uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
D52546 6 du: PC7975:221-450-356-22986208 Dogrulama Adrest hps/ ilgi ci ni TAsTiRBN
Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında; imkanlar, kabiliyetler ve milli menfaatler çerçevesinde tüm ülkeler için iş birliği ve yatırım hususlarını ele almakta ve belirlemektedir. Suriye'de de bu yaklaşımın bir parçası olarak karşılıklı fayda temelinde faaliyet ve iş birliği olanaklarına odaklanılmaktadır. Bu vizyon doğrultusunda; Bakanlığımız bağlı ve ilgili kuruluşları Suriye de dahil olmak üzere iş birliği zemini bulunan tüm ülkelerle planlama ve çalışmalar yapmakta, Suriye'nin rezerv ve potansiyeline yönelik veri ve raporların ilgili Bakanlıktan edinilmesinin yanı sıra ilgili kamu şirketlerimizin saha ziyaretinde ayrıntılı olarak çalışılmaktadır.
Suriye ile doğrudan temaslar her düzeyde ve sıklıkla gerçekleştirilmekte olup, Sayın Bakanımızın 22 Mayıs 2025 tarihli resmi Şam ziyaretinde Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara dahil olmak üzere üst düzey görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ülkemizde gerçekleştirilen etkinliklere Suriye Enerji Bakanı ve Bakan Yardımcısı düzeyinde katılımlar sağlanmış olup, bu ziyaretler marjında da mevcut ve potansiyel enerji ilişkilerimiz/projelerimiz ele alınmıştır. 19 Ağustos 2026 tarihinde ise kamu madencilik şirketlerimizin de katılımı ile Sayın Bakanımız tarafından Şam'a resmi bir ziyaret gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ziyaret marjında; Sayın Bakanımız muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirmiş olup, kamu madencilik şirketlerimiz ile Suriye tarafındaki muhatabı arasında madencilik alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi adına fosfat mineraline ilişkin bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştır.
Ülke olarak bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüğümüz Suriye'nin yeniden imarı sürecine katkı çalışmaları Cumhurbaşkanlığımız koordinasyonunda gerçekleşmekte olup, her kurum kendi görev alanına dair faaliyetleri sürdürmektedir. Suriye'deki yaşam şartlarının iyileştirilmesine olanak sağlayacak enerji yeterliliğine yönelik özel sektöre yönelik iş fırsatları ise ilgili firmalara Ticaret Bakanlığımız vasıtasıyla aktarılmaktadır.
Kamuya ait şirketlerimizin Suriye enerji sektörü yatırımlarında yer almasına yönelik çok uluslu şirketler dahil birçok platformda girişimler sürmekte, kamu menfaati çerçevesinde doğabilecek iş birliği konuları takip edilmektedir. Bununla birlikte, bahse konu görüşmeler ticari sır niteliğinde bilgileri de içerdiğinden kamuya açık bilgilendirme yapılamamaktadır. Türk enerji şirketlerinin Suriye yatırımlarından dışlanması veya dezavantajlı bir pozisyonda bulunması gibi bir durum söz konusu değildir. Zira Ulkemiz, Suriye'de insani vazife ve komşuluk hakları bağlamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmekte olup, bu hususları enerji sektöründe pazarlık malzemesi yapmaktan ziyade karşılıklı fayda temelli iş birlikleri hedeflenmektedir.
Ülkemizin ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nuri menfaatleri doğrultusunda, uluslararası alanda iş birliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik farklı ülkelerle ve şirketlerle görüşmeler gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, potansiyeli ve ekonomik kârlılığı bulunan kara ve deniz arama ve üretim sahalarında yer alınmasına yönelik girişimler devam etmektedir. Bu süreçte; enerji alanındaki uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel enerji projelerinde etkin rol alınması, enerji diplomasisinin desteklenmesi ve uzun vadeli stratejik ortaklıkların geliştirilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde hareket edilmektedir.